“Güzelliğe karşı duyulan salt fiziksel hayranlık değildi bu. Böyle bir hayranlık duyulardan doğar ve duyular yorulduğu zaman da ölür. Yok, bu Michelangelo’nun tatmış olduğu türden bir aşktı, Montaigne’in, Winckelmann’ın, bizzat Shakespeare’in tatmış olduğu türden.”