Yanarak okudum. Setterhan ile koca bir coğrafyayı dolaştım ve bir aşk uğruna gurbeti tattım. Savaşlar gördüm. Zehra ile Ermenilerin göçüne, Balkan Harbine, muhacirliğe, kayıplara ve dönüşe tanık oldum. Sofyada karşılıksız sevmeyi ve değişen bir Rusya'nın hayalini gördüm. Büyük Hanımdan fedakarlığı, sabrı öğrendim. Nazan Bekiroğlundan ise 4 yılın sabrının selametine tanık oldum ve kendime bir söz verdim Trabzona gittiğimde kendisiyle tanışacağım ve belki bir yerlerde bir İran çayı içeriz. Yüreğine kalemine sağlık.
Her insan hata yapar da hepsi hatalarını unutabilir mi? Ya da yapılan hatanın bedelini nasıl öder bir İnsan? Bu soruların cevabı kitapta çok güzel bir dille anlatılmış. Şunu diyebilirim ki tek nefeste okunacak bir kitap.
Tek kelimeyle Stefan Zweig her kitabında beni kendine bağlıyor. Keşke biraz daha yaşayıp daha fazla kitap yazabilseydi. Duygu betimlemeleri olağanüstü.
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,7bin okunma
Yazarın okuduğum ikinci kitabıdır. İlk okuduğum kitabı Fatıma'nın Eli kadar etkilenmesem de kurgusu başarılı. Yetersiz kısmı ise ana karakterin yeterince güçlü oluşturulamaması olmuş. Bana göre çok geri planda kalıyor ancak feodal düzeni kurgu içerisinde yansıtması açısından oldukça başarılı olmuş. Zaman ayırılabilecek bir kitap bence.
Deniz KatedraliIldefonso Falcones · Pegasus Yayınları · 2009245 okunma
Kitabın bir tarafında Ayşe Kulin'in kendi kurguladığı birbiriyle bağlantılı hikayeler, diğer taraftaysa gerçek hayattan olan hikayeler yer almaktadır. Kurgulanan hikayelerin esin kaynağı gerçek hikayelerdir ve okuduğunuzda bunu görebiliyorsunuz ve öyle ki hikayelerin hangisi kurgu hangisi gerçek bir yerde ayırt edemediğinde oluyor.
Hikayelerin dili oldukça sade ve akıcı. Hikayelerin insanı içine fazlasıyla çeken bir realitesi var. O yüzden başladığınızda bırakmak istemiyorsunuz.
Okuması keyifliydi.