book blogerr

book blogerr
@book_blogerr
"Kelimelerle sırlarımızı açığa çıkarırız, aşklarımızı anlatırız, korkularımızı yaratırız, kendimize kelimelerle ihanet ederiz... Bir ihaneti kelimelerle teşhir ederiz... Kelimeler bazen kibirli yapar kimi zaman da kederli... Başkalarını cezalandırmak veya kendi kendine zarar vermek için kullanılan maharetli kelimeler. Tüneller kazdıran, kıyametler koparttıran kelimeler. Sınırları yok eden mahrem kelimeler, eşikten getirtmeyen, sırları ifşa eden kelimeler"
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Utanıyorum; hem de çok. Hiç utanmazdım oysaki! İnsanlara yaklaştıkça, utanmak bir ağacın kökünden kesilmesi gibi devriliyor üzerime ve yanlış yerde durduğum için altında ezilecekmişim gibi geliyor. Korku, olduğum yerde bir bataklığa saplıyor beni, bulutlar toplanıyor, gökyüzü gündüz vakti griye dönüyor, sağanak yağmurun habercisi rüzgârla birlikte çiseleyen o ince yağmur damlalarının sesinde yok oluyorum... Acil bir şeyler yapmalıyım! İnsanlara yaklaştıkça sesler daha da yükseliyor. Çaresizlik sincabın sakladığı meşe palamudu gibi saklıyor beni, istesem bulamam.
"Çarşıya gidiyorum, biraz daha bir şeyler göreyim diye. Üç sokak Stede... Oradan kelime almak istiyorum, bir sürü kelime. Yaşamak için kelime alınır mı? Kırtasiyeye giriyorum: "Kelime var mı?"
"Günaydın, ne güzel bir kelime... Cevap versin istiyorum tüm dünya, tüm kâinat birleşsin, yeni bir günün başladığının kanıtı olarak bana günaydın desin istiyorum. Ses çıkmıyor o zaman ben kendi kendime günaydın diyorum"
"İnsanın doğayla kavgası; kuralsız bir dövüş, vaktinde söylenmemiş söz, zamanında sorulmamış bir soru gibi ama bunu sadece bağıran kadın bilmiyor o sadece öfkeli"