O güne dair şunu söyleyebilirim: Daha evvel hiç bu kadar insanı beraberce ağlarken görmemiştim.
Öyle olunca dayanamadım, parçalanmış bir bulut olup ben de ağladım.
Keyfi yerindeyken ışıklı bir tabela gibi gözler önünde yanıp sönmeyi pek seven genç adam, tadı tuzu yokken insan içine çıkmayı istemez, ortalıkta görünmezdi. Kim bilir, belki neşe diye takındığı, aslında derisini kalınlaştıran bir tür zırhtı ve o olmadan çıktığı cenkleri kaybetmekten korkardı.