Kitapta farklı bir bakış açısı, inanç ve dünya görüşü var okumanızı öneririm. Akıcı olduğu yerler de var, bilgi verirken durgun olduğu yerler de var. Fakat engelleyici değil. Kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmadan önce şunu söylemek isterim Stefan Zweig' ın daha iyi kitaplarını okumuştum fakat bu kitabın vermek istediği mesajlar da en az diğerleri kadar etkiliydi.
Yahudilere göre; yedi, sayılar arasında özel ve yüce bir sayıdır, Tanrı dünyayı ve insanı yedi günde yaratmıştır ve duyulara bakmayı, hissetmeyi, sevmeyi Tanrı ışığın gücüyle öğretmiştir. Bu yüzden şamdan yedi koluyla ışığa övgüler yağdırmıştır. Yahudilerin bitmek bilmeyen göçleri boyunca en kutsal işareti , geriye kalan tek şeyi Kitap ve şamdan (kitap Tevrat, kitapta şamdanın ismi Menora olarak geçiyor.) olmuş. Okuduğunuz kitapta da bu şamdanın göçler, savaşlar sonunda hep maddi değeri, dünya malı olduğundan hükümdarların, yağmacıların, kölelerin eline geçmiş; manevi, kutsal olan değeri unutulmuştur. Benjamin ise çocukken gördüğü bu şamdanı geri kazanılması, imanla korunup saklanılması için yaşlı haliyle elinden geleni yapmaya çalışır...
Kitapta bence en güzel mesaj ; insan yüreği her zaman önce yüceltilip, sonra düş kırıklığıyla kendi sıkıntısının içine fırlattığı insanlara cephe aldığı için karanlık hırslarını olduğu gibi insanlara yöneltirler. Ve maalesef bu doğruydu.