İnsanlar malesef düşünmeyi kolay zannediyorlar. Raylı bir sistem gibi, bir kez yürümeye başladıktan sonra gideceği yere varsa da durmaz. Ya gitmek istemediğimiz yerlere doğru gitmeye devam eder, ya da yoldan çıkar devrilir.
Distopyaları geleceğe aitmiş gibi satmak sadece bir tezgahtı! İzleyene “Henüz durum o kadar kötü değil, korkmayın!” diyen bir sahtekarlık. Oysa mevcut durum tam da korkulacak kadar kötüydü! Ve o hikayelerin gelecekte geçtiğini iddia etmek, bugün herkesin herkese saldırdığı ya da baskı uyguladığı ülkelerde yaşayan insanlara yapılabilecek en büyük hakaretti! Dolayısıyla distopya, ancak geçmişi anlatan bir hikaye olabilirdi. Ne de olsa geleceğe dair kurulabilecek tek bir hayal vardı. Çünkü dünyanın distopik tarihinde henüz görülmemiş tek şey oydu: Ütopya!