İstemsiz keşiflerimiz hayatımızı ne ölçüde etkiler? Örneğin eşiniz size hayatınız boyunca farketmediğiniz ya da umursamadığınız bir şey söylese, mesela burnun birazcık yamukmuş dese bu sizi ne kadar etkiler? Varoluşunuzu sorgular ya da kendinizi yeniden yaratmayı düşünür müsünüz? Hayatınız altüst olur mu?Kendinize yabancılaşmayı bekler sonrasında tekrar kendinizle tanışmayı ister miydiniz? Siz kimsiniz ya da? Eşinizin gördüğü ve beyninde sizinle ilgili yargıları olan birisiniz ama eşinizin beynindeki gerçek siz misiniz? Ya da arkadaşlarınızın ya da ailenizin? Hiç kendinizi dışarıdan gördünüz mü ki bilesiniz? Ya da x bir kişinin beynine girip sizi nasıl gördüğünü hiç bilebildiniz mi? Siz var mısınız gerçekten? Sizin bir birey olmanız ne ifade ediyor ki kimsenin sizi nasıl gördüğünü bilmediğiniz bir dünyada? Siz burnunuzun yamuk olduğunu düşünmeseniz ne olur başkaları düşünüyorken? Özgür müsünüz aslında? Kendinize karşı dürüst müsünüz? Peki ya başkalarına karşı? Sizin için ne ifade ediyor tüm bunlar?
Sorduğum sorulara cevap verebildiniz mi? Peki cevapları merak ediyor musunuz? Buyrun sizi şöyle Biri, Hiçbiri, Binlercesi okumaya davet edeyim öyleyse. Tüm sorularıma cevap bulabilirsiniz umarım
Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar olsun.Yanılsamalarla dolu anlatıları sevenlere ısrarla tavsiyedir
Felsefeyi hep sevmişimdir, farklı bakış açıları, düşünmek, hiç olmayanı bile düşünmek, sorgulamak ilgimi çekmiştir hep. Yıllardır kitap okurum, gelin görün ki o kadar felsefi kitabın içinde ben bunun
Öncelikle şu herkesin söylediği şey kesinlikle doğruymuş, kitap okuyucunun düşünce yapısına göre ütopya da olabilir distopya da. Benim için kesinlikle distopyaydı.
1984 benim için çok özel olduğu