Rüya ev
8/10
·408 syf.··
2026 45. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere @tmloganauthor kaleminden #rüyaev kitabı ile geldim... Yazarın kaleminden okuduğum Anne ve Kızım kitaplarından sonra Rüya ev üçüncü kitap oldu. Yazarın kalemi oldukça akıcı kitapları kendini soluksuz okutuyor. Rüya Ev'de psikolojik gerilim ve gizem türünü sevenler için oldukça sürükleyici bir roman. Logan kitabın başından itibaren okuyucuyu merak duygusunun içine çekmeyi başarıyor. Düşünün yeni bir eve taşınıyorsunuz, herşey çok güzel olacak derken gizli bir oda ve bu odanın gizemi gün geçtikte artıyor. Sıradan bir taşınma hikâyesi giderek büyüyen bir gerilime dönüşmesini büyük bir merak uyandırıyor. Bulunan gizli bir oda ve içindeki eşyaların gizemini çözme sürecinde sayfaları acaba neler olacak diye çevirirken heyecanı sürekli canlı tutuyor. Rüya Ev, Adam ve Jess Wylie, üç çocuklarıyla birlikte bütçelerini zorlayarak Viktorya tarzı bir ev satın alıp taşınırlar. Rüya gibi bir ev, huzurlu bir yuva yeni bir başlangıç, görünüşte herşey mükemmel gidiyordur. Taki yeni taşındıkları eve yerleştikleri sırada Adam, eski bir gardırobun arkasına gizlenmiş bir kapı ve bu kapının ardında yıllardır dokunulmamış gizli bir oda bulana kadar. Adam, odanın içinde eski bir cep telefonu, pahalı bir saat, boş bir cüzdan, bir köpek tasması, bir anahtar ve birkaç kişisel eşya daha bulur. Jess bu eşyaların atılmasını ister ama Adam bu nesnelerin geçmişini araştırmaya, ve neden orada olduklarını bulmaya niyetlidir.Bu sırada Adam'ın da bir sırrı vardır ve kendi sırrı da ortaya çıkar. Adam işini kaybetmiştir ve Jess üzülmesin diye bunu ondan gizler. Yeni ev taşınma derken maddi sıkıntı nedeniyle bulduğu Rolex saati satmak zorunda kalır. Ancak Adam'ın yaptığı araştırma derinleştikçe gizli odanın geçmişten gelen bir sırrı vardır. Adam odada bulduğu eski telefonda tek
1000Kitap
Rüya EvT. M. Logan · The Kitap Yayınları · 2025164 okunma
Kusursuz Yabancı
10/10
·352 syf.··
2026 13. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 01:11
Kitap çok akıcı ve hızlı başladı. Toplamda 6-7 saat gibi bir sürede bitirdim. Hikaye, uzun zamandır yalnız yaşayan ve bundan artık rahatsızlık duymaya başlayan, ev içerisinde başka bir nefesin varlığını özleyen Eylül’ün ev arkadaşı aramasıyla başlıyor. İnci’nin gelişiyle aradığı ev arkadaşını bulan Eylül’ün hayatı, bir daha eski haline dönmeyecek şekilde değişiyor. İlk başta her şeyiyle mükemmel bir ev arkadaşı olan İnci’deki garip tavırlar ve evdeki ufak tefek değişiklikler, açıklanamayacak olaylar Eylül'ün kafasını kurcalamaya başlıyor. Bu kısımları okurken siz de o evdeymişsiniz gibi geriliyorsunuz. Eylül'ün bu durumları kendi içinde bile açıklayamayışı, aklından ve hafızasından şüphe etmeye kadar giden yolculuğu sizi de çaresiz hissettiriyor. Okurken sürekli olarak karar değiştirdiğim, duygudan duyguya atladığım bir serüven oldu. Eylül'le beraber korktum, sinirlendim, şüphelendim. Genelde böyle konularda olayın arkaplanı boş çıkabiliyor, bu kitap o açıdan da beni tatmin etti açıkçası. İnci'nin geçmişini ve yaşadıklarını öğrendiğimde içim paramparça oldu... Eylül bence vicdanı ve bundan sonraki hayatı için en doğru olanı yaptı. Son sayfa ise... ŞOK içerisinde bitirdim, ne olarak yorumlayabiliriz bilmiyorum çünkü benim kafamda her şey mantık çerçevesinde tamamlanmıştı ve kitap bitmişti derken sondaki plot twist şok etkisi yarattı. Kitabın kapağını kapattığımda bir süre dünyaya dönmekte zorlandım. Yani genel olarak akıcı ve merak uyandırdı. Zaten psikolojik gerilim konulu bir eserden tüm beklentilerimi karşıladı diyebilirim.
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 202632 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Anne Frank ; seni tanımak
10/10
·284 syf.·
2026 10. kitabı
Anne Frank öncelikle belirtmeliyim günlüğünü çok kıskandım, bazı cümlelerini defalarca kez okudum altını çizdim ve şimdi başucu kitabım. Her bir satırı çok samimi çok gerçek, 14 yaşında olmasına rağmen düşünceleri, gözlemleri ve kendini ifade ediş biçimi bir çok yetişkinden daha olgun. Kitabı okurken ufacık bir çocuğun günlüğü olduğunu yer yer unuttum. Korkularını, umutlarını, insanlara dair düşüncelerini ve yaşadığı sıkışmışlığı öyle içten anlatıyor ki… Bu yüzden kitap benim için sadece savaş yıllarını anlatan bir günlük değil; büyümeye çalışan genç bir kızın iç dünyasını anlatan çok güçlü bir kitaptır. Kitap bittiğinde beni mahveden bir detay da içerisindeki Otto Frank’a ait tüm ailesini kaybettikten sonra 2 sene yaşadığı o boş evdeki ruhsuz çekilen fotoğrafı :( Arka ev… 1944
1000Kitap
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20178,8bin okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 29. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:00
Köyünde kendi hallerinde yaşamaya çalışan insanlar, Irazca ve oğlu kara Bayramla eşi ve çocukları.Kıt kanaat geçinen,bir göz odada hep birlikte yaşayan insanlar.Evlerinin tam önüne gelip ev yapmaya kalkan aşağı köyden Haceli gelene kadar her şey normaldi. Haceli tam Irazcanın evinin önüne ev yapmaya başlayınca huzur bozuldu. Haceli de biraz varlıklı olunca muhtar da ondan yana oldu. Okurken çok sinirlendim olaylara.Irazca ananın hak arama mücadelesi, arkalarında kimselerin olmaması ve onların haklarının yok sayılması. Irazcanın evinin önüne yapılan eve kendi çabaları ile engel olması, herkesin onların karşısında durması okurken üzdü. Kim ister onca boş yer varken tam evinin önüne ev yapılsın? Büyük bir mücadele örneği verdi Irazca ana,başlarına neler geldi,oğluna,gelinine neler ettiler de davasından vazgeçmedi. Haksızlık hep kimsesize mi oluyor. Neden haksızlık yapana sırf varlıklı diye göz yumuluyor? Okumak oldukça üzücüydü
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma
10/10
·360 syf.··
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 21:07
kitapyorumu #fısıltıadam #whisperman Tom, yakın zamanda ölen eşinin anılarından kaçmak için yanında yedi yaşındaki Jake ile Featherbank'a gelir. Featherbank'te 20 yıl önce bir dizi cinayet işlenmiştir. Küçük çocuklar geceleri ortadan kaybolmuş ölü olarak bulunmuştur. Ortak noktaları ise gece onlara fısıldayan bir adamı duymuş olmaları. adama dair tek iz ise büyük çocukların küçüklere öğrettikleri tekerlemelerdir. Adam 20 sene önce komiser pete tarafından yakalanıp hapse atılır. Ancak yeni bir çocuk daha birkaç ay önce ürkütücü derecede benzer bir yöntemle kaçırılmıştır. Herkesin aklında ise tek bir düşünce vardır. fısıltı adamın geri döndüğü. Jake bu esnada hayali arkadaşı olan bir kızla ve yeraltı çocuğu dediği bir oğlanla konuşur. Bir kişi onu geceleri ikna etmek için fısıldamaktadır. Jake ve Tom arasındaki ilişki de sürekli yasta olan ve karısını unutamayan Yom yüzünden iyice gerilir. Yazarın fısıltı adam ve kurbanları arasındaki etkileşimleri anlatması gereçekten tüyler ürperticiydi. Tekinsiz ev ve korkutucu çocuk tropeları baya iyi işlenmiş. Her ne kadar bir katil içeren polisiye gibi görünen bir kitap olsa da özellikle bu içerikle biraz daha korkuya kayıyor. Çocukların hayali arkadaşları hayaletims varlıklar olduğunda herşey daha korkunç ve ortada gerçek bir katil var. Karakterlerin gerçekçi tasvir edilmesini sevdim - Tom, Jake ve Pete harika bir şekilde ayrıntılı ve dinamik karakterlerdi. Jake yaşına göre olgun bir çocuk. Biraz içine kapanık ve etrafa ilgisiz sadece resim yapmak istiyor tam bir creepy örneği. Tom dediğim gibi yas içerisinde ve çocuğuyla ne yapacağını bilmeyen korkan bir ebeveyn aynı zamanda bir yazar ama tıkanıklık yaşıyor. Pete ise katili hapse tıkmış olsa da kurtaramadığı çocuk yüzünden kabuslarıyla boğuşuyor. Alkolizm atlatmış ama sevgilisini
Fısıltı AdamAlex North · Epsilon Yayınevi · 2021199 okunma
Kendi Büyüklüğünün Altında Kalan Kitap
8/10
·1026 syf.··
2026 3. kitabı
·
107 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2026 00:03
Çok değerli hocamın tavsiyesiyle kendisi bayılıyor gerçekten uzun zaman sonra korktuğum bu kitabı elime alıp okudum. Edebiyatın tarihinin en büyüklerinden biri olmasıyla beraber aynı zamanda sinema ve genel olarak tüm eğlence ürünlerinde çok büyük ağırlığı olan bir “franchise” LOTR. Yani biraz o meşhur “ağır taştır” durumu söz konusu. Filmlere dokunmadım her zaman çünkü ben sinema değil kitap sevdalısıyım ve kitabın çok daha iyi olacağını az daha tahmin edebiliyordum. Açıkçası geçmişte bundan başım yandı tma hatırlamıyorum ama bir kitapta bay üzmüşlerdi değişikliklerle beni Harry Potter’da da aynı durumu yaşadıktan sonra ben yönetmenin değil yazarın vizyonunu görmek istiyorum deyip bu kuralı kendime koydum. Peki ne oldu? Ben fantastik seven bir insanım. Kendimi hep böyle düşündüm. Bu tuzağa düşme sebebim ise Skyrim oyunuydu. SKyrim benim favori oyunum her zaman parmakla işaret edeceğim oyundur. Öyle herkese oynayın demem ama keyifli vakit geçirmemi garanti edebilecek bir oyun olduğunu düşünürüm her zaman. Defalarca oynasam da sıkılmam bıkmam. 3-4 kere bitirdim ve hepsi 100 saate yakındır muhtemelen. Bu da açık ara onu en çok oynadığım oyun yapıyor. Skyrim’in uçsuz bucaksız topraklarını büyülerini dağlarını bayırlarını kılıç savaşlarını şövalyelerini hikayelerini her şeyini çok severim. Benim için en ev gibi hissettiren oyundur. Açıp içinde kitap okurum bıraksanız o kadar sarar beni. Peki Skyrim’de bu kadar hoşuma giden şey ne? Muhtemelen çok sandbox bir oyun olması. Oynadığım ilk lineer olmayan bir oyun ve her köşesinin de dolu olması hakkını vermesi. Her yeni bir yerde bir hikaye ile karşılaşmak ve bunları yaşamak. Ama ben her zaman fantastik dünyayı ve özellikle büyüleri çok sevdiğimi düşündüm. Büyüleri hala çok seviyorum. Gerçekliği, fiziği doğanın kurallarını
Yüzüklerin Efendisi (Tek Cilt)J. R. R. Tolkien · Metis Yayınları · 20166,3bin okunma