Sevdiğin birinin hayatından çıkışı bazen sessiz olur; ne bir veda vardır ne de kapanan bir kapının sesi. Ama geride bıraktığı boşluk, günlerce hatta aylarca insanın içinde yankılanır. Bir zamanlar onunla güzelleşen şeyler anlamsızlaşır, aynaya baktığında kendini tanımakta zorlanırsın. Gözlerinin altındaki yorgunluk, içinde taşıdığın yükün dışarıya vurmuş halidir.
Fiziksel olarak tükenmiş hissedersin; uyusan da dinlenemez, yemek yesen de doyamazsın. Ama asıl yorgunluk zihnindedir. Sürekli geçmişi düşünür, keşke dediğin anlarda kaybolursun. Her şey üst üste gelir ve bir süre sonra sadece iyi olmak değil, normal hissetmek bile zorlaşır.
Yine de zaman, en derin yaraların bile etrafında yavaşça kabuk oluşturur. Çünkü bazı insanlar hayatından çıkar, ama sana kendini yeniden bulmayı öğretip gider.