İçimde her şeyi susturup, nihayet kendi sessizliğime alıştığım bir anda, hayat sanki özellikle seçilmiş gibi bir an getiriyor önüme.. Tek bir bakış, tek bir cümle… Ve ben, unuttuğumu sandığım her şeyin aslında sadece beklediğini anlıyorum...
İnsan ve Duygular
Bu kez anladım masum insanları ezen şerefsizler görüyorum boşluklardan boşluk beğendim kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim son nefesime kadar hep mazlum ve masumlar dan yana olucam ne gele gele gele diye bir laf varya aynen öyle işte
Reklam
İçim, kocaman bir endişe çöplüğü..
Sevdiğin birinin hayatından çıkışı bazen sessiz olur; ne bir veda vardır ne de kapanan bir kapının sesi. Ama geride bıraktığı boşluk, günlerce hatta aylarca insanın içinde yankılanır. Bir zamanlar onunla güzelleşen şeyler anlamsızlaşır, aynaya baktığında kendini tanımakta zorlanırsın. Gözlerinin altındaki yorgunluk, içinde taşıdığın yükün dışarıya vurmuş halidir. Fiziksel olarak tükenmiş hissedersin; uyusan da dinlenemez, yemek yesen de doyamazsın. Ama asıl yorgunluk zihnindedir. Sürekli geçmişi düşünür, keşke dediğin anlarda kaybolursun. Her şey üst üste gelir ve bir süre sonra sadece iyi olmak değil, normal hissetmek bile zorlaşır. Yine de zaman, en derin yaraların bile etrafında yavaşça kabuk oluşturur. Çünkü bazı insanlar hayatından çıkar, ama sana kendini yeniden bulmayı öğretip gider.
Yarım kaldık, belki de yarınlara kaldık Kararsız bir kumsaldık, biraz yalnız, biraz kalabalık Sormadan cevapladık Sabırsız, çocuklar gibi Ezbere sevmiştik Hatalıydık...
Müzik
Her biri bir birbirinden habersiz akvaryumlar, Akvaryum akvaryum içinde, ak ve kara yavrular, Zehirlerim kendimi; ondan tutup yakalayamazlar beni ... Sen algılama hep yaşayanı yargıla, Düşeni kaldırsan gücenir tanrın da ... Nefesini aldı bak, sözüm ona kandıran, Bencilliği alkışla; karnı tok ve gözü aç olanları da alçaklıktan ... O_o
Reklam
Reklam