1.231 gün’dür acımız her gün taze.(6Şubat)
3 yıl,4 ay ve 15 gün geçti. Hala adalet arayışındayız.. Bugün Babalar Günü… Ancak 6 Şubat depreminde babalarını kaybeden binlerce çocuk için bugün, buruk ve eksik geçen bir gün.Hayatını kaybeden tüm babaların mekânı cennet olsun.Nice çocuk babasız kaldı,nice yuva eksildi.Bir babanın yokluğu sadece bir insanın değil,bir güvenin,bir desteğin ve bir ömrün eksilmesidir. Ben de depremde ailesinden abisini kaybeden birisi olarak,geride kalanların yaşadığı acıyı ve özlemi yürekten hissediyorum.Bazı kayıpların tarifi yoktur;zaman geçse de bıraktığı boşluk hep aynı kalır. 6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçti. Binlerce insanımızı kaybettik,on binlerce hayat yarım kaldı.Ancak yıkılan binaların sorumlularından bazı müteahhitlerin hâlâ yakalanamamış olması vicdanları yaralamaya devam ediyor.Adaletin gecikmesi,acıyı daha da büyütüyor,sorumluların en kısa sürede hesap vermesini bekliyoruz. Bu Babalar Günü’nde aramızda olmayan tüm babaları rahmetle anıyor,geride kalan evlatlarına ve ailelerine sabır diliyorum.Depremde hayatını kaybeden tüm canları,özellikle de sevdiklerini toprağa veren aileleri dualarla yad ediyorum. Ruhları şad,mekânları cennet olsun. 🌹🕊️
1000Kitap
"Yaşadıklarından daha mı ağır gelir yaşayamadıkların?"
Yaşayamamak
Reklam
Anneler günü, babalar günü, dünya kız çocukları günü vs. vs. böyle günleri sosyal medyadan paylaşan, dolu dolu sevgi içerikli sözler yazan, iyililerle, canımlarla, cicimlerle paylaşan hiçkimseyi asla anlayamayacağım. Arkadaşlar sizin anneniz, babanız, evladınız sağ ve yaşıyorsa yanıbaşınızdaysa hayat size tabiki çok güzeldir. Peki ya hiç olmayan, hasretini çeken onca insan, onca yetim, öksüz çocuk varken nasıl bu kadar hissizce empatiden yoksun bir şekilde, duyarsızca paylaşabiliyorsunuz Sevginiz size kalsın, düşüncesizce insanların gözüne gözüne sokmak ne kadar doğru Allah aşkına?
"Bazı insanlar hayatımıza bir mevsim gibi girer; geçip gittiklerini sanırız ama içimizde bıraktıkları koku uzun süre kalır."
Babalar Günü
Sevgili Deniz Şahin.... "Baba olamayacağım, toprak olmak ne garip duygu..." demiş Ahmet Kaya. Bir diğer yazıda Cemal Süreya; "Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum. Yıkadılar aldılar götürdüler. Babamdan ummazdım bunu, kör oldum." diye anlatmış içindeki o tarifsiz boşluğu. Başka bir yazıda Can Yücel şöyle dile getirmiş baba sevgisini: "Hayatta ben en çok babamı sevdim. Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk. Çarpık bacaklarıyla ha düştü ha düşecek. Nasıl koşarsa ardından bir devin, O çapkın babamı ben öyle sevdim..." Ne garip değil mi? Koskoca şairler, koca koca adamlar, kelimelerle dünyalar kuran insanlar bile söz konusu baba olunca eksik kalmışlar. Çünkü bazı acılar vardır, anlatılmaz. Bazı yokluklar vardır, tarif edilmez. Ve bazı insanlar vardır ki öldükten sonra bile hayatımızdaki yerleri hiç değişmez. Bugün Babalar Günü... Kimi insanlar babasının elini öpecek bugün. Kimi telefon açıp sesini duyacak. Kimi uzun uzun sohbet edecek, kimi sadece sarılacak. Ama bazı insanlar için bugün sıradan bir gün değil. Çünkü bazı insanların babası sadece mezar taşlarında yazılı bir isimdir artık. Bazılarının ise hiç hatırlayamadığı bir yüz... İnsan büyüyor aslında. Yıllar geçiyor. Saçlarına aklar düşüyor. Çocukluğu geride kalıyor. Ama babasını kaybeden bir evlat, kaç yaşına gelirse gelsin içinde hep biraz çocuk kalıyor. Çünkü baba sadece bir insan değildir. Bir güven duygusudur. Sırtını yaslayabileceğin bir dağdır. Düştüğünde seni kaldıracak bir eldir. Başardığında gururla gülümseyen bir çift göz, yorulduğunda sığınabileceğin bir limandır. Ve o liman kaybolunca insan kendini okyanusun ortasında kalmış gibi hisseder. Bugün belki herkes kutlama yapacak. Fotoğraflar paylaşacak. Gülümseyecek. Ama bazı insanlar sessizce gökyüzüne bakacak. Belki bir dua
Babalar Günü Edebiyatı...
Sosyal medyada geceden beri herkes hayatta olan ya da olmayan babasının fotoğrafını paylaşarak babalar günü kutlaması yapıyor. Ben bunu doğru bulmuyorum. Babası hayatta olmayanlar var. Babası hayatta olup görüşemeyen, görüşmeyenler var. Babası çok küçükken ya da doğmadan önce ölenler var. Hatta babası kim onu dahi bilmeyen, hiç ağzından baba kelimesi çıkmayanlar var. O yüzden ben babalar günü, anneler günü gibi günleri insanların gözüne sokarcasına annemin ya da babamın fotoğrafını paylaşarak ya da sosyal medyada yazılı bir şekilde paylaşım yaparak kutlamıyorum. Anne ve babanın günü birilerinin sırf çıkar uğruna tarih belirleyip yılda bir kez kutlamaya dayatması ile olamaz. Olacaksa da bu hayatta olan anne ve babalarımıza karşı yanında olarak ellerini öperek, helallik olarak olur. Hayatta olmayanların kabrini ziyaret ederek, dua ederek olur. Sosyal medyada yazı ve fotoğraf paylaşarak olmaz. Gösterişten uzak sevgi en samimi sevgidir. Babası olmayanların, babasını hiç görmeyenlerin ve babası kim onu dahi bilmeyenlerin hakkına girmemek için sosyal medyada babalar günü kutlamasına karşı olduğumu ve herkesin de fikrine saygı gösterdiğimi bildirmek istiyorum. [Zarif Bir Adam]
1000Kitap
Reklam
Reklam