Burada ıstıraba ve tevekküle o kadar alıştım ki, onları bırakırsam ruhumun bir parçası kesilmiş gibi boşluk duyacağım; bırakmazsam isyansız nasıl yaşayacağım?
Alıntı
Hayatımı sana ayak uydurmaya çalışarak yaşıyordum. Bunu yaparken ne kadar mutsuz olduğumu fark etmemişim bile.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yalnızdım. İçimde büyüyen boşluğun içinde yalnızdım.
Sayfa 33·Kitabı okuyor
Alıntı
Elde edilmeye çalışılan şey ister güç, ister intikam, ister aşk olsun, bunların hepsi açlığın farklı türlerini yansıtıyordu. İnsanın içindeki boşluk ne kadar büyükse o boşluğu doldurma çabası insanı o denli umutsuzluğa sürüklüyordu.
Sayfa 271·Kitabı okuyor
İnsanoğlu, iki bin yıl boyunca Kıyamet'i günün birinde gökyüzünden inecek kaçınılmaz bir ceza olarak hayal etti ama masadaki kartlar ansızın değişmekte. Kıyamet burada, çoktan aramızda, gökyüzünden inmedi; eylemlerimizin sonucu. Kendimizin her şeye kadir olduğuna inanarak yaptığımız hareketler sonucunda birdenbire her şeyin bizim elimizde olmadığını anladık. Bizi birbirimize bağımlı kılan derin ve gizemli ilişkiyi unutarak toprağı yağmaladık. Ve şimdi toprak bize rolümüzün yağmacı değil bekçi olduğunu hatırlatıyor. Toprağı, suları, hayvanları, bitkileri korumalıydık ama bunu yapmak için içimizde kutsallık kavramı olmalıydı. Oysa biz sadece sahiplen-mek, sahiplenmek, sahiplenmek ve gene sahiplenmek istedik. İçimizde oluşan o devasa boşluğu doldurabilmek için inanılmaz biçimde sahip olmak istedik. Ve biz sahiplendikçe içimizdeki boşluk genişledi, bizi içine çekti ve bizi yeniden sahiplenmek üzere dışarı fırlattı. Bütünlüğümüzü, kusursuzluğumuzu sus payı olarak nesnelerle doldurduk; sevgiden korktuğumuz için iktidarın peşine düştük. Bu körlüğün ve bize sürekli her şeyin kontrol altında olduğunu, kontrol altında olmayanın da yakında olacağını tekrarlayan sirenlerin koruması altında sınırı aştığımızı fark etmedik. Şiddetin, kendi amacı içinde tükenen bir güç değil farklı olgunlaşma süreçleri içinde, daima daha büyük bir şiddet yaratan bir güç olduğunu fark etmedik. Toprak sadece ona yaptığımız kötülükleri iade ediyor. Önümüzde müthiş değişimlere gebe zamanlar bizi bekliyor; belirsizlik, dengesizlik, dünya sahnesine iniveren, tsunami, deprem, sel, kasırga, yanardağ patlaması gibi hazırlıklı olmadığımız olaylar bize yeryüzünün gücü karşısında bütün teknolojimize karşın minicik karıncalardan farksız olduğumuzu hatırlatıyor. Toprağın bu işaretleri -küresel ekonomik kriz,
Sayfa 114·Kitabı okuyor
Ne kadar çırpınırsa çırpınsın annesine kafi gelmiyordu ve içindeki boşluk belki bu yüzden her seferinde biraz daha büyüyordu.
Sayfa 68·Kitabı okuyor