7/10
·132 syf.··
2026 11. kitabı
Baca Temizleyici Annem öldüğünde ben çok küçüktüm, Ve babam beni sattığında daha dilim Dönmüyordu bile bacacı sözüne. Şimdi işte Bacanızı temizler ve uyurum iş içinde. Küçük Tom Dacre var ya, ağlamıştı kuzu sırtı gibi Kıvır kıvır saçları kesilirken, ben de dedim ki, Şşşt Tom boşver, çünkü kafan çıplak kaldığında Bilirsin kurum zarar veremez beyaz saçına. Ve böylece sakinleşti, ve tam o gece, Tom uyurken öyle bir hayal görmüş ki, Dick, Joe, Ned ve Jack, binlerce temizleyici, Kapkara tabutlara konmuş hepsi, Bir Melek gelmiş elinde parlak bir anahtarla, Ve tabutları açıp hepsini serbest bırakmış. Sonra Yeşil bir düzlükten aşağı güle oynaya koşmuşlar, Bir ırmakta yıkanmış ve Güneşte parlamışlar. Sonra çıplak ve beyaz, bırakıp bütün çantaları arkada, Bulutların üstüne yükselmiş, eğlenmişler rüzgârda. Ve Melek Tom’a iyi bir çocuk olursa, Tanrı’nın ona Baba olacağını söylemiş, ve üzülmeyeceğini bir daha. Ve sonra Tom uyandı, biz de karanlıkta kalkıp İşe gittik çantalarımızı fırçalarımızı alıp. Sabah soğuktu ama Tom mutlu ve sıcaktı, gerek yok demek ki Sıkıntıdan korkmasına kimsenin, yaparsa görevini. & Baca Temizleyici
Masumiyet ve Tecrübe ŞarkılarıWilliam Blake · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20201,804 okunma
Âcizâne bir inceleme
Puan vermedi·256 syf.··
2026 11. kitabı
·
70 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 19:00
Nerden başlayayım bilmiyorum ama şunu biliyorum ki bu kitap bambaşka, okurken sizi kendinizle baş başa bırakan ve bazi yerlerde ağlatan türden,kitapta yazar nefsin konuşmasıyla anlatıyor tüm olanları yani sanki nefsinizle sizi Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri vesilesiyle baş başa bırakıyor. Vakit buldukça özellikle de sabah erken saatlerde okudum ve okurken şunu hissettim. Biz yaşıyoruz ama bizimle birlikte nefsimizde yaşıyor ve daima bize şerri telkin ediyor. Hani muhtaç birini görüyorsun ve içinden yardim etmek geliyor işte o esnada" boşver belki de muhtaç değil kendini acındırmak için böyle yapıyor" diye bi ses geliyor, işte o nefsin, namaza durunca aklına bin türlü şeyi getiren de nefsin, hangisini sayayım, saymakla bitmez. Ama ne diyor nefs" Mahmud benimle olan cengini kazandı, o benimleyken bensiz oldu" sahi nefs her daim bizimle mi? Hiç mi hayra sürüklemez bizleri? Ama şunu biliyorum ki nefsine boyun eğdiren Rabbine daha da yaklaşıyor tıpkı Hüdayi Hazretleri gibi. O vakit selam olsun nefsiyle olan cengi kazanana. Selam olsun nefsine boyun eğdirene. Selam olsun nefsi bilipte en azindan onunla mücadele edene. Vesselam...
Tasavvuf
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
Kitap Adı: Dört Duvar Beş Pencere Yazar Adı: Cemil Kavukçu Sayfa Sayısı: 120 Kitap Türü: Öykü / Hikaye Buradaki yerel kütüphaneye yolum düşünce, daha önce okumadığım kitaplara göz gezdirmeye karar verdim. Derken iki kitaba takıldı gözüm: Biri bu kitap, diğeri ise bir sonraki sefere kalsın. Daha önce hiçbir kitabını okumadığım Cemil Kavukçu'nun kalemiyle böylece ilk kez tanıştım. Yazıları bana oldukça yalın, içten ve samimi geldi. Okurken insanı hiç yormuyor, hikayeler akıp gidiyor. Sanki biri yanıma oturmuş da, o öyküleri bana anlatıyormuş gibi hissettim. Hikâyelerde abartıya yer yok, yaşanmış gibi, doğal ve sıcak. Kitapta toplam 12 hikâye yer alıyor. İçlerinden en çok Dört Duvar Beş Pencere, Çizgi İçi ve Avludaki Tren dikkatimi çekti. Her biri kendine has bir atmosfer taşıyor. Özellikle karakterlerin duyguları, iç dünyaları öyle güzel yansıtılmış ki, kimi yerde durup düşündüğümü fark ettim. Bu kadar spoiler yeter. Kitaptan beni etkileyen bazı alıntılar ise şöyle: -Biraz düşünün, biraz yorgundur ve kırgındır. -Avlumuzdan bir tren geçmişti ama sen küçüktün. -Yazmaya başladığım nereye gideceğini bilmediğim ve bir noktada tıkanan bir öykünün, beni tedirgin eden havasından kurtulmak için dolmuştaydım. -Bütün umutlarını yitirmiş biri gibi oturuyordu; omuzları, dudakları, kasları, yüzündeki çizgiler… hepsi sarkmıştı. -Kimseye etmem ben şikayet, ağlarım kendi halime. -Hepimiz gülerken o başlıyordu ağlamaya. ‘Boşver’ dedikçe biz, o daha da çok ağlıyordu. -Bu umutsuz yolu daha önce denemiştim. -Ne yazık ki başka yollarda yürüyoruz, demiştim. -Çünkü ikisinin de rengi siyah, dedim. Bazen farklı yazarların kitaplarına şans vermek gerek. Bu da benden olsun: "Herkes kendi hikâyesinde ya var olur ya da yok olur. Var etmek zor gelince, yok olmak kaçınılmazdır." Aylin Özgür
1000Kitap
Dört Duvar Beş PencereCemil Kavukçu · Can Yayınları · 2024130 okunma
Eh işte.
5/10
·376 syf.··
2026 94. kitabı
Başlarda oldukça yavaş aktığını düşünsem de sade bir dil ve akıllıca olmaya birkaç adımı kalmış bir cinayet romanı, vakit geçirmek için ideal türden. Ha, okumasanız ölmezsiniz ama keyifli vakit geçirtir diyebilirim. -----SPOILERS----- Kitaba "Son" isimli bir bölümle başlayıp "Başlangıç" isimli bir bölümle bitirmek güzel bir dokunuştu. Detaylar yer yer çok boğucu gelse de akıcılıktan fazla bir şey kaybettirmedi, merak unsuru ilk 100 sayfa için zayıftı diyebilirim. Vanessa ve Haruto çifti ile ilgili gerçeklerin açıklandığı andan itibaren ise sonunu hemen hemen tahmin edebildiğim için beni çok fazla etkilemedi ama bu açıklama bölümü takdire şayandı. Bir onaylanma ve sosyal medya bağımlısı kadın ile özgüvensizlikleri ve sadakatsizliğiyle saç baş yoldurtan bir adamın sinir bozucu evliliği, ne matah. Temizlik şirketi North ailesiyle hiç görüşmeden, konuşmadan, teyit almadan evlerine bir hizmetçi yolluyor, bu kısım biraz vasattı. Daisy'nin kendi hizmetçisi ile ısrarla karşılaşmamak istemesi de maalesef sadece konu uzasın diye seçilmiş bir senaryo, insan evine temizliğe gelen kişiyi en azından bir kez görmez mi? Yani komik... Jon hem Katarina hem Charley'e birebir benzer şeyler yaşatıyor, haberlere konu çıkıyor ama ne hikmetse bir bağlantı bulamıyor medya, ancak suçu ispatlanma aşamasındayken "ooo 2 vakası varmış" diye okuyucu aklıyla dalga geçer gibi birkaç paragraf yazıldığından dolayı çok fazla sevemedim. Açıl Susam Açıl, Alaaddin'in değil Ali Baba'nın hikayesinden bir alıntı, umarım bu detay çeviride kaybolma olarak nitelendirebileceğim bir detaydır aksi takdirde böyle bilgisizlikler beni soğutuyor. Dikkatli okuyucular bence böyle detayları fark ediyor ve maalesef fark ettikten sonra okumak eziyet geliyor. Ayrıca, Kit polisin bildiği kontrol ettiği sosyal medya
Hizmetçinin GünlüğüLoreth Anne White · Juno Kitap Yayınları · 2024371 okunma
KalpKalpKalp
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:40
__"Kendin yaşa kendin gör boşver sana anlatılanları. Biz ne anlatsak yalan, biz ne anlatsak dolan" __ kitabın yazım dili konusu herşeyi aşırı güzeldi sonda rüyaya bağlama işi aşırı saçma olsada 10/10 olmasını değiştirmiyo biraz daha uzun olsaymış keşke tüm karakterler (özellikle az ve değerli karakterler olduğu için) çok iyi anlatılmış kapak tasarımı dikkatimi çekmişti ama bu kadar çok alıntı olduğunu bilmiyordum iyikialmisimkalpkalpkalp ama depresyon garanti
Başkalarının TanrısıMine Söğüt · Can Yayınları · 20225,1bin okunma
1/10
·157 syf.··
2026 54. kitabı
Necip Fazıl hayran olduğum bir şahsiyet. Fakat bu kitap beni hiç ama hiç sarmadı. Kitabın yarısına kadar ben ne okuyorum diye düşünerek geçti. Diğer yarısı da boşver konuyu anlayamasamda başlamışken bitireyim diye geçti. Kitap bana ne kattı diye soracak olursanız maalesef hiçbirşey. Belki de ben anlayamadım gerçekten güzel bir kitaptır bilemiyorum.
Alıntı
Bir Adam YaratmakNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202011,6bin okunma