Keşke Akıcı bir dille yazılsaydın.
Puan vermedi·262 syf.··
2026 16. kitabı
O kadar sıkıcı bir dille yazılmış ki okurken çok zorlandım. Ancak konusunu beğendim hatta akıcı bir dile sahip olsaydı en sevdiğim kitaplardan olabileceğini düşünüyorum. Konusuna gelecek olursak; 4 grup İngiliz erkek çocuğunun ıssız bir adada mahsur kalmasını ve bu adada hayatta kalmaya çalışırken vahşileşmelerini konu alıyor. Başlangıçta Ralph isimli çocuk diğer çocuklar tarafından lider seçilir. Ralph adada medeniyeti devam ettirmek ve kurtarılmak için bir düzen kural koyar. En önemli şeyin ise bir sinyal ateşi yakmak olduğuna karar verir. Böylece ateşin sürekli yanmasını sağlarlar. Ralph adada düzeni sağlamaya çalışırken Piggy ona yardım eder. Piggy aralarında en akıllı ve en mantıklı davranan kişidir. Ancak Piggy’nin kilolu ve gözlüklü oluşu nedeniyle onunla sürekli alay ederler. Bir süre düzenli bir toplum oluşturmaya çalışsalar da olaylar zamanla kötüleşir. Jack denen şahıs ise zamanla Ralph’e karşı çıkmaya başlar. Bir grup çocuğu kendi safhasına çekerek bir avcı grubu oluşturur. Bu grup zamanla vahşileşir ve gruptan koparlar. Jack’in liderliğindeki çocuklar adanın güneyine yerleşir. Orada avcılık ve vahşilikle meşgul olmaya başlarlar. Sürekli yanmasına karar verilen ateşi önemsemeyi bırakırlar. Adada zaman ilerledikçe çocuklar bir canavarın adada dolaştığını düşünmeye başlarlar. Bu korku onların davranışlarını etkiler ve ilkel güdüleri yüzeye çıkar. Bu canavar dedikleri şey aslında kendi içlerindeki korku ve barbarlıktır. Bu sembolik unsur çocukların kontrollü davranışlarında daha acımasız hale gelmesine neden olur. Simon dışarıda ölü paraşütçünün gerçek bir canavar olmadığını, sadece bir insan cesedi olduğunu keşfeder ve bu gerçeği çocuklara söylemek için kampa gelir. Ancak bu sırada çocuklar vahşi bir tören içerisindedir. Simon’un birden gelmesiyle onu
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma
Puan vermedi·303 syf.··
2026 40. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 00:27
Benim için Siyah Süt, annelik, kadınlık, üretkenlik ve bireysellik arasında sıkışıp kalan bir kadının iç dünyasına yapılmış samimi bir yolculuk gibiydi. Elif Şafak, kendi deneyimlerinden yola çıkarak doğum sonrası yaşadığı duygusal karmaşayı ve yazarlık kimliğiyle annelik rolü arasındaki çatışmayı oldukça içten bir dille anlatıyor. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, insanın içindeki farklı sesleri ve karakterleri görünür kılması oldu; çünkü bu yönüyle hepimizin zaman zaman yaşadığı kararsızlıkları, korkuları ve beklentileri sembolik ama anlaşılır bir şekilde yansıtıyor. Bana göre kitap sadece annelik üzerine değil, aynı zamanda kişinin kendini kabul etme ve hayatındaki farklı kimlikleri uzlaştırma mücadelesi üzerine de güçlü bir anlatı sunuyor. Yer yer deneme, yer yer anı niteliği taşıyan bu eser, akıcı dili sayesinde kolay okunuyor; ancak asıl etkisini, okuru kendi iç dünyasını sorgulamaya itmesinden alıyor. Bu yüzden ben Siyah Süt’ü, özellikle kimlik arayışı, üretkenlik kaygısı ve hayatın dönüştürücü süreçleri üzerine düşünmek isteyenler için samimi ve düşündürücü bir kitap olarak değerlendiriyorum. Kitapta ayrıca tarihte iz bırakmış birçok kadın yazardan söz edilmesi, anlatımı daha zengin ve etkileyici hâle getiriyor. Elif Şafak, özellikle annelik ve yazarlık arasında denge kurmaya çalışan kadınların yaşadığı zorlukları göstermek için farklı dönemlerden kadın yazarların hayatlarına değiniyor. Bu örnekler sayesinde, kadınların sanat üretirken toplumsal beklentilerle nasıl mücadele ettiklerini ve buna rağmen edebiyat dünyasında kalıcı eserler bıraktıklarını görüyoruz. Böylece kitap, yalnızca yazarın kişisel deneyimlerini değil, aynı zamanda kadınların tarih boyunca verdiği var olma ve üretme mücadelesini de gözler önüne seriyor. Bu yönüyle Siyah Süt,
İnceleme
Siyah SütElif Şafak · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·464 syf.··
2026 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:33
Gabriel Gabriel García Márquez'in Yüz Yıllık Yalnızlık adlı romanı, hayali Macondo kasabasının kuruluşundan çöküşüne kadar uzanan yaklaşık bir yüzyıllık destansı hikâyeyi anlatır. Roman, girişindeki çarpıcı cümleyle okuru hemen içine çeker: Albay Aureliano Buendía, kurşuna dizilmeyi beklerken çocukluğunda babasının onu buzla tanıştırdığı günü hatırlar. Bu anı, geçmiş ile geleceğin iç içe geçtiği anlatının habercisidir. Macondo, José Arcadio Buendía ile eşi Úrsula Iguarán tarafından kurulur. Bilime, keşfe ve hayallere tutkuyla bağlı José Arcadio, gezgin çingenelerin getirdiği icatların büyüsüne kapılır. Zamanla takıntıları onu gerçeklikten koparırken, ailenin yükünü güçlü iradesiyle Úrsula taşır. Buendía ailesinin nesilleri boyunca aynı isimlerin tekrar edilmesi, karakterlerin kaderlerini de birbirine benzetir. José Arcadio adını taşıyanlar çoğunlukla tutkularının peşinden giderken, Aureliano adını taşıyanlar yalnızlığa, düşüncelere ve içe kapanıklığa sürüklenir. Romanın merkezinde, sayısız savaşa katılan Albay Aureliano Buendía'nın yükselişi ve hayal kırıklıkları yer alır. Devrim uğruna başlayan mücadelesi zamanla anlamını yitirir; zaferler ve yenilgiler birbirine karışırken geriye derin bir yalnızlık kalır. Aynı dönemde aile fertleri yasak aşklar, saplantılar, gizemli ölümler ve beklenmedik mucizelerle yüzleşir. Güzelliği dillere destan Remedios'un göğe yükselmesi, yıllarca süren yağmur, uykusuzluk salgını ve hayaletlerin yaşayanlarla konuşması, romandaki büyülü gerçekçilik atmosferini güçlendirir. Olağanüstü olaylar, karakterler tarafından sıradan karşılanır ve bu durum romanın benzersiz anlatımını oluşturur. Macondo'nun dış dünyayla ilişkisi geliştikçe kasaba refahın ardından sömürü, şiddet ve unutuluşla karşılaşır. Muz şirketinin gelişi, ekonomik canlılık sağlasa
1000Kitap
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,6bin okunma
Enuma Eliş’in (Babil Yaratılış Destanı)
Puan vermedi·104 syf.··
2026 35. kitabı
Enuma Eliş’in (Babil Yaratılış Destanı)sadece dini bir yaratılış hikayesi değil; Babil'in Mezopotamya’da yükselişini kanıtlayan bir metindir. Babil MÖ 2000 önceleri Mezopotamya'da adı sanı pek duyulmamış, önemsiz bir kasabaydı. O dönemde bölgenin kültürel ve dini liderleri yahmin edileceği üzere Sümer kökenli Nippur şehri ve onun baş tanrısı Enlil’di. Enuma Eliş, Sümerlerden miras kalan eski mitolojik unsurların (ejderha savaşı, su kaosu) Babil milliyetçiliği potasında eritilerek, Babil'i dünyanın merkezi, Marduk'u ise evrenin mutlak hakimi ilan etmek için yazılmış tarihin en başarılı "kültürel revizyonizm" ve siyasi propaganda metinlerinden biridir.( yapay zela derlemesi) Zamanla Babil (özellikle Kral Hammurabi ve sonraki dönemlerde) askeri ve ekonomik olarak bölgenin süper gücü haline geldi. metnin MÖ 14. ila 11. yüzyıllar arasında kaleme alındığı tahmin edilmektedir Konusu; evrenin kaostan nasıl var olduğu, tanrılar arasındaki büyük egemenlik savaşı, Babil'in kuruluşu ve insanın yaratılışıdır. Evrenin en başında sadece uçsuz bucaksız bir su kütlesinden oluşmaktaydı yani kaostan . Bu kütle iki ilksel güçten oluşur: Apsu: Tatlı su (eril güç) Tiamat: Tuzlu su/Deniz (dişil güç) tiamat apsunun karısıdır. Bu ikisinin sularının karışmasından ilk tanrı kuşakları doğar. Ancak yeni ve genç tanrılar çok hareketli ve gürültülüdür. Onların yarattığı bu bitmek bilmeyen şamata, yaşlı Apsu’nun uykusunu kaçırır ve huzurunu bozar. Gürültüye tahammül edemeyen apsu çılgına döner karısı Tiamat’ın karşı çıkmasına rağmen genç tanrıları yok etmeye karar verir Bilgelik tanrısı Ea (Enki) bunu öğrenir ve Apsû’yu öldürür ve Tiamat intikam almaya karar verir.Korkunç canavarlar yaratır ve yeni eşi Kingu’yu ordusunun başına geçirir. Kingu’ya tanrıların kaderini belirleyen Kader
Babil Yaratılış DestanıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20191,909 okunma
S. T. Abby den Mindfuck incelemesi
8/10
·872 syf.··
2026 67. kitabı
Yeni bir inceleme ile geldim Mindf*ck (Tek Cilt Koleksiyon Baskısı) Biliyorsunuz bu kitap normalde yurt dışında çıktığında seri halinde 5 kitap olarak çıkmıştı. Bizde de çevrilirken aynı şekilde 5 kitap halinde çıktı. Sonra bir farklılık yapıp yayınevi serinin 5 kitabını bir kitap da birleştirip tek kitap halinde de okunabilir yaptı. Çoğu okurlar gibi ben de serinin çıkan kitaplarını yavaş yavaş aldığım için bir daha sonrasında tek kitap halini almak bana saçma geldi. O yüzden serinin son kitabı 5 de alime ulaştığında hemen okumaya başladım. Serinin her kitabına ayrı ayrı inceleme yapamazdım çünkü her kitabın sonu dehset bir yerde bittiği için hiç beklemeden bir sonra ki kitabına başladım. Böylece ben de seriyi tamamen okuyup bitirdikten sonra full hepsine inceleme yazarım dedim. Yani siz farzedin ki ben seriyi tek kitap halinde okumuşum djdjsj. Arka Kapağı: Lana Myers, ondan çalınan hayatın intikamını almak için yıllarca beklemiş, hazırlanmış ve sabretmiştir. Planları yolunda giderken ve intikam listesinde sırayla ilerlerken hiç beklemediği anda bir engelle karşılaşmıştır: BİR FBI AJANINA ÂŞIK OLMUŞTUR. Logan Bennett, işine fazlasıyla değer veren başarılı bir profilcidir ve Lana'nınki de dâhil olmak üzere, birçok seri katilin dosyasına bakmaktadır. Lana, ne intikamından vazgeçebilmektedir ne de Logan'dan. Hayatı siyah ve beyazdan ibaret olan, gri çizgilerle işi olmayan Logan, tüm doğrularını sorgulatacak gerçeklerle karşılaştığında, hangi tarafta kalmayı seçecektir? Peki Lana, yeniden bir hayatı olabileceğine dair onu umutlandıran bu adama rağmen, ondan tüm hayatını çalan insanların peşinden gidip İNTIKAMINI tamamlayabilecek midir? İncelemeye gelirsek: (Seriye genel bir yorum yapacağım için SPOİLER OLACAKIR!!) İlk kitap da Lana ve Logan'ın çok hızlı gelişen birlikteliği bana çok saçma
Mindf*ck (Tek Cilt Koleksiyon Baskısı)S. T. Abby · Artemis Yayınları · 202664 okunma
10/10
·210 syf.··
2026 5. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 17:44
• • • 10/10 “Herkese Merhaba. Çok popüler olan bir kitapla karşınızdayım. Aslında böyle çok fazla dillerde dolanan sosyal medya hesaplarını işgal eden kitapları çok uzun zaman sonra okuyorum. O an herkesin odağı olduğu için içimden okumak gelmiyor açıkçası. Yalnız kaldığımızda ilgimi ve merağımı daha kolay kitaba verebiliyorum böylece. Kitaba gelecek olursak, acıklı ve insanı derinden etkileyen bir hikaye okuyoruz. Kitap karakterimizin bir yabancıyla karşılaşıp o kişinin hayat hikayesini anlatmaya başlamasıyla kitabımız şekilleniyor. Zenginlikten fakirliğe nasıl düştüğünü, babasının ve gelecekteki ailesinin hayatını nasıl karartıp kötüye götüreceğini bilmeyendir adamın hayat hikayesini okuyoruz. Okumakla kalmayıp zaman zaman içimizi burkan, üzülmekten kendimizi alamadığımız, yeri geldiğinde o kişinin yaptıklarından kendimize ders çıkardığımız ve hatta kitabın içine girip o karakteri evire çevire dövmek istediğimiz anları bize sık sık yaşatıyor bu kitap. Ama bir diğer yandan bakacak olursak,tüm bu yaptığı hatalara ve zorluklara rağmen ailesine iyi bir eş,iyi bir baba ve iyi bir birey olmayı tercih eder. Tüm bu zorlukların üstünden gelmek için çaba gösterir. Aslında bu yönden bakacak olursak bir çok kişiye, yaptığı davranışın hatasından dolayı ne durumlara düştüğünü görüp o sıkıntılı günleri aşmak ve kendini affettirmek ve özellikle de kendini affetmek için verdiği çabayı, gayreti okurlara göstermiş oluyor. Gerçekten okunması gereken kitaplardan birisi, anlattığım bu kadarla sınırlı kalsada emin olun k,tabın içerisine girdiğinizde daha fazlası olduğunu anlayacak ve hissedeceksiniz. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum.” Keyifli Okumalar
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,8bin okunma