büşra kara

büşra kara
@braula4
Sonra anlarsın, çok sonra. Geçip gidince, bitip ölünce
10/10
·200 syf.·
2020 13. kitabı
Gün gelecek herkes kendi adaletini sağlamanın yollarını arayacak.Adaletin görmezden geldikleri değil ölmemek için öldürmek zorunda kalan kadınlar ömürlerini cezaevlerinde geçirecek.Ölmek mi daha kolay yoksa hapishane köşelerinde çürütmek mi?
KelepçeCanan Tan · Doğan Kitap Yayınları · 20164,265 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yalnızlık güzel de,sen yine de arada bir uğra
9/10
·240 syf.·
2020 11. kitabı
Bazen gittiğinde değil, verdiğin değeri hak etmediğine şahit olduğun için ağlarsın.Bazen gittiğinde değil,yaraların hayalini onsuz kuramazken,onun bir başkasına "hiçbir şey yaşanmamış"gibi dokunacak kadar ucuz olduğuna ağlarsın.Bazen yarım kaldığına değil,doğru sandığın koca bir yanlıştan ibaret olduğuna ağlarsın!
1000Kitap
Yalnızca YalnızımMehmet Ali Kılınç · Destek Yayınları · 2014521 okunma
5/10
·430 syf.·
2020 10. kitabı
Yazarın betimlemeleri çok hoşuma gitti her satırında sanki bir film izliyormuşum gibi hissettirmeyi başardı. Çoğu yerde gözyaşlarına hakim olamayacağınız gerçekten beklenen bir roman herkese tavsiye ederim.
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,6bin okunma
10/10
·304 syf.·
2017 1. kitabı
Kahraman Tazeoğlu tüm romanlarında olduğu gibi Bukre kitabında da mükemmel bir edebi dil kullanılıyor. Şiir gibi cümlelerden oluşan sevgiliye yazılar okurları oldukça etkiliyor. Romanda sitem, tutku, arzu, aşk, sevki, hayalkırıklığı vs gibi ilişkilerin içinde olan her türlü duyguyu bulmak mümkün. ********** Bazı aşklar aşka ihanettir. Gizli aldatmalar, sevdiğin insanın üzerine basmadan çiğnemektir. Kaç kez çiğnendiğini hiç bilmiyordu Bukre. Sevgilisinin onu aldattığını öğrendiğinde dünyası kararmıştı. İstanbul’un dar sokaklarında dolaşıp durdu. Sonunda yorgun ve bitkin halde Selim’in yanına koştu. Selim, Bukre’nin okuldan arkadaşıydı, hatta mevcut en iyi arkadaşıydı. Öyle ki Selim, Bukre’yi Yavu Kuş olarak, Bukre de Selim’i Kuzu diye çağırırdı ve ne zaman bir dertleri olsa birbirlerine koşarlardı. Her zaman olduğu gibi Bukre, Selim’e terk edilmenin ve aldatılmanın acılarını anlatırdı. Selim de Bukre’ye platonik aşkını anlatırdı fakat platonik aşkının kim olduğunu hiç söylemezdi. Selim, Bukre’yi bunalımdan kurtulmak için onu bir kampa götürür. Bukre kampta Cem ile tanışır. Cem kamp ateşinin yanında gitar çalarak Bukre’nin kalbini çalar. Sonunda birlikte olurlar ve Bukre yine mutlu hayatına geri döner. Cem’in en büyük hayali albüm çıkartmaktır fakat bunun için yeterli parası yoktur. İmdadına Bukre yetişir ve bir şekilde gerekli parayı bulur. Fakat bu kez de albümü yapacak firma bulamaz. Bukre yine varını yoğunu vererek albüm çıkartıcak bir firma bulur. Cem Bukre sayesinde ünlü olur ve şöhrete kavuşur. Şöhret ile birlikte içki de gelir ve bir gün içkili iken Bukre’yi döverek hastanelik eder. Bunun üzerine Bukre İzmir’e giderek Cem’den uzaklaşır. Cem ayrılığın acısı ile Bukre’yi onun en iyi arkadaşı ile aldatır. Bunun üzerine Bukre yeniden bunalıma girer ve imdadına
BukreKahraman Tazeoğlu · Destek Yayınları · 201323,5bin okunma
6/10
·148 syf.·
2020 9. kitabı
Santiago, sandalıyla balıkçılık yapan Kübalı ihtiyar bir adamdır. Denize açılırken kendisine eşlik eden Manolin adında küçük bir yardımcısı vardır. Manolin, hem denize bulundukları süre içinde hem de akşam eve döndüklerinde yaşlı adama yardımcı oluyor, sandaldaki malzemeleri eve taşıyor, yaşlı adamın yemeğini ve gazetesini getiriyor, sonra da evine gidiyordu. Ancak yaşlı adam 84 gündür bir tane bile balık yakalayamamıştı. Küçük çocuk, yaşlı adamı çok sevmesine ve bırakmak istememesine rağmen ailesinin baskısıyla başka bir balıkçının yanında çalışmaya başlar. Buna rağmen fırsat buldukça yaşlı balıkçıyı ziyaret edip elinden geldiğinde kendisine yardımcı olmaya devam eder. Diğer tüm balıkçılar, bol bol balık tutabilirken yaşlı balıkçı bir tane bile tutamıyordu. Bu nedenle hepsi onunla dalga geçiyordu. O ise umutluydu ve hava açıldığı zaman herkese iyi bir balıkçı olduğunu kanıtlamaya kararlıydı. 85. gün yaşlı adam balık tutmaya çok kararlıydı. Tek başına denize açılır ve herkesten daha ileri gider. Kıyının gözükmediği ve suların koyu renge döndüğü yerlere kadar kürek çeker. İpleri suya bıraktıktan sonra beklemeye başlar. Derken iplerden bir tanesinin hareket ettiğini fark eder. Yaşlı adam ipi çekmeye çalışsa da başaramaz, çünkü yakaladığı şey çok ağırdır. Büyük bir balığa denk geldiğini anlayan ihtiyar balıkçı onunla mücadele etmeye başlar. Yaşlı adam, balığı yakalayabilmek için önce yorulması gerektiğini düşünerek sandalı sürüklemesine izin verir. Balık, gece olana kadar saatlerce tekneyi sürükler. Balığın ona çok para getireceğini ve itibarını artıracağını düşünen yaşlı adamın balığı bırakmaya niyeti yoktur. Balıkçı yorulmaya başlar ancak balık bir türlü yorulmaz ve sabahın erken saatlerine kadar sandalı sürüklemeye devam eder. Balıkçı, güneşin ilk ışıklarıyla
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541,1bin okunma