Ba-yıl-dım Her şeyden önce mekan , Beyrut Şubat 2013’te gidip aşık olduğum şehir , “şehirlerin Elizabeth Taylor ‘ı “
.
Okurken Körleşme , Kitap Evi gibi birçok kitabı anımsattı bana .
.
Doğru saydığımı sanmıyorum ama 46 edebi eserin ismini not aldım ben .Önümüzdeki yıl okuyacaklarımın çoğu bu listeden seçilecek muhtemelenBunların dışında felsefi metinler ve klasik müzik eserleri de önemli bir yer tutuyor. Okumayı sevenler için bir hazine adeta ilk defa duyduğum duyup da okumadığım onlarca kitap sıraya girdi eserleri incelerken ve not alırken Türk edebiyatı var mı diye heyecana kapıldım, sadece iki yerde Karasu geçiyor , bizim Bilge Karasu’dur diye düşündüm
.
Yazarı Rabih Alameddine ‘in kadın olduğuna o kadar emindim ki ekranda gözlüklü , sakallı bir erkek görünce şok geçirdim .Valla bravo , yalnız ve yaşlıca bir kadın bir erkek tarafından ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi
.
Aaliya; Beyrut’ta yalnız yaşayan , 72 yaşında ,yıllar önce boşanmış , ailesiyle ilişkisi yok denecek kadar az olan bir kadındır.50 yıl bir kitapçıda çalışarak hayatını idame ettiren Aaliya , kendi geçmişini anlatırken savaştan savaşa sürüklenen güzelim Lübnan’ın yakın tarihini de gözler önüne seriyor .
.
Savaş ve yalnızlıkla mücadele ederken sırtını edebiyata , kitaplara ve müziğe dayamış ; her yıl yeni bir kitabı çevirmek gibi bir işe girişmiş ve 37 kitabı Arapçaya çevirmiştir.
.
Aile daha doğrusu annesiyle ilişkisi kopuk ; 2 yaşındayken babası ölünce , annesini kayınbiraderi yani Aaliya’nın amcasıyla evlendirirler .Peş peşe doğan üvey kardeşlerinin arasında adeta kaybolur Aaliya.Bir şeyler -mesela evini- talep etmek için çıkarlar ortaya ara sıra …
.
Üç kadın komşusu romanın en tatlı kişileriydi bence .Özellikle Fadia’nın zor zamanlarında Aaliya destek olması çok güzeldi