Burcu

Burcu
“İnsanoğlu da genellikle iki kısımdır. Onların da bir kısmı fil, bir kısmı karıncadır. Tıpkı buradaki gibi filler azınlık, karıncalar çoğunluktur. Tıpkı buradaki insanların fil kısmı yıl on iki ay ellerini ılıktan soğuğa vurmazlar, durmadan buradakiler gibi onlar da kıçlarını kaşıyıp bal özü, et özü, çiçek özü yerler. Kuş sütü bile bulur onlara onların karıncaları. Karınca insanlar açlarından da ölseler, filinsanlar, onlara bir zırnık bir şey vermezler.”
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
…yeryüzünün tekmil yaratığını buraya, bu kutlama törenine çağırdım. Bir tek, insan kavmini çağırmadım, o olumsuz yaratıkları, o yıkıcı yakıcıları, o gözleri doymazları, kıskançları, o birbirlerinin gözlerini durmadan oyanları... İnsan kavmi hem insanlığın, hem de dünyamızın bir felaketi oldu. İnsan kavmi bu alışveriş işine başladıktan sonra insanlığından çıktı. Yeryüzünde her şeyi aldı sattı. Toprak aldı sattı, toprak topraklıktan çıktı. Su su olmaktan, orman orman olmaktan, gökyüzü gökyüzü olmaktan çıktı. Yakında ayı, yıldızları da alıp satacaklar ve yıldız yıldız olmaktan, ay ay olmaktan çıkacak.
Yerli ve milli Hayvan Çiftliğimiz varmış ya bizim!
“Evet sayın kardeşlerim,” diye başladı filler sultanı. “İnsanlar tuhaftırlar. Çünkü o insanların yasaları berbattır. Biri yer, bini bakar, kıyamet de ondan kopar, derler, bir türlü o bekledikleri kıyamet kopmaz. Bini çalışır aç kalır, on bini, yüz bini çalışır aç kalır, birisi, yalnız birisi döke saça yer, tıksırıncaya kadar yer yer doymaz. Her çağda bir şey uydururlar, şimdi bütün işleri güçleri beşe alıp ona satmaktır bir şeyi. Toprağı alıp toprağı satıyorlar, ağacı suyu, insanı, ellerine ne geçerse, analarını, babalarını, çocuklarını, karılarını, gözleri şu evrende neyi görürse alıp satıyorlar. Taşı alıp taşı, yıldızı, altını, elması, çiçeği, yüreklerini, gözlerini alıp satıyorlar... İnsanlar kendilerini bir alıp satma deliliğine kaptırmışlar ki, delilik derim sana... Evrende ne bulurlarsa alıp satıyorlar. Bu alıp satma deliliği onların başına bir iş açacak ama, bu kesin ya, bunun zararı biz yaratıklara da dokunmasa... Bu her şeyi alıp satmaları, bu delilikleri şimdiye kadar yaşadıkları deliliklerin en korkuncu. Alırım beşe de satarım ona, bir iş açacak insanların, dünyamızın başına. Allah bizi, dünyamızı insanların şerrinden esirgesin.”
İnsanların birbirleriyle konuşmalarını istemediklerini de biliyordu. Düşünmenize ses etmiyorlardı, nasıl olsa sizi bütün o düşüncelerinizle birlikte gömebilirlerdi. Ancak birlikte çalışmanız, koordine olmanız ve fikir alışverişinde bulunmanız yasaktı.
8/10
·84 syf.··
2025 28. kitabı
Bu kitapla birlikte, okumayı çok sevdiğim yazarlardan biri olan Melisa Kesmez’in külliyatını tamamlamış bulunmaktayım. Yıllar önce Nohut Oda ile başlayan serüvenimiz şimdilik sona eriyor. Daha nice kitaplar yazar ve biz de okuruz umarım. Kitapları arasında en sevdiğim hangisi oldu diye düşünecek olursam da ‘Çiçeklenmeler’ açık ara önde gidiyor. Bakalım geçebilen olacak mı? Küçük Yuvarlak Taşlar, anne Nergis’in hikayesiyle başlayıp kızı Elif’le devam ediyor ve kızının babası Mehmet’in hikayesiyle son buluyor. Başlarından geçen olayları hepsinin gözünden görme şansı elde ettiğimiz kitapları okumayı çok seviyorum. Bu kitapta geçenler de tam olarak bunu yaşattı. Yazarın bazı betimlemeleri o kadar güzel ve gerçekçi ki özellikle Elif’in hikayesini okurken o tatil kasabasının sokaklarında onunla beraber dolaşmış kadar oldum. Tadı damağımda kalan bir serüven oldu. Nicelerine.
Küçük Yuvarlak TaşlarMelisa Kesmez · İletişim Yayınları · 20226,6bin okunma