Fatih Sultan Mehmet’in bir bedduası olduğu doğrudur ama bu beddua, vakıf gelirleri ve onların harcanmasıyla ilgili olup bütün malları kapsamaktadır. Yoksa Ayasofya’nın cami olmaktan çıkarılması hakkında özel bir beddua değildir. Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya’nın cami dışında bir yapıya dönüştürüleceği gibi bir endişe taşıması zaten mümkün değildir. İnternet sitelerinde ya da bazı kitaplarda dolaşan Ayasofya cami olmaktan çıkarılırsa ya da sahte evrak düzenlenirse diye belirtilen beddua sonradan kaleme alınıp siyaseten kullanılan bir metindir.
“Rab Musa’ya şöyle dedi:(...) Meskeni ve eşyalarını sana göstereceğim örneğe tıpatıp uygun yapın. Akasya ağacından bir sandık yapsınlar. Boyu iki buçuk, eni ve yüksekliği birer buçuk arşın olsun. İçini ve dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap. Dört altın halka döküp dört ayağına tak. İkisi bir yanda, ikisi öbür yanda olacak. Akasya ağacından sırıklar yapıp altınla kapla. Sandığın taşınması için sırıkları yanlarındaki halkalara geçir. Sırıklar sandığın halkalarında kalacak çıkarılmayacak. Antlaşmanın koşullarını belirten taş levhaları sana vereceğim. Onları sandığın içine koy. Saf altından bir bağışlanma kapağı yap. Boyu iki buçuk eni bir buçuk arşın olacak. Kapağın iki kenarına dövme altından birer Keruv yap.
Keruvlardan birini bir kenara diğerini öteki kenara, kapakla tek parça halinde yap. Keruvlar yukarı doğru açık kanatlarıyla kapağı örtecek. Yüzleri birbirine dönük olacak ve kapağa bakacak. Kapağı sandığın üzerine, sana vereceğim taş levhaları ise sandığın içine koy... seninle orada buluşacağım ve Levha Sandığı’nın üstündeki Keruvlar arasından söyleşeceğim ve İsrailoğulları için sana buyruklar vereceğim.”
Tapınakçılar söz konusu olduğunda işin içine her zaman Kutsal Emanetler, komplo teorileri, gizli inançlar, Ayasofya ve hatta paranın dünya üzerindeki akışı girer. Fransızcada “Templiers”, İngilizcede “Templars” olarak isimlendirilen bu şövalyelerin gizemli tarikatı hiç kuşkunuz olmasın günümüzde de varlığını koruyor.
Paganizmde insan, gökyüzü ile yeraltı arasında orta dünyada yaşayan bir canlıdır ve bir ağaç gibi dalları göğe, kökleri yeraltına uzanır. Ağaç figürü insanı sembolize eder.