Horasan dan geldik,Bir ucumuz Horasan da,bir ucumuz Kenan elinde.Bir ucumuz Harranda Hazreti İbrahim makamında. uzun koyun sürüleri,deve katarları, Arap at yılkıları. Bir ucumuz Horasanda,sıtmada ,Çukurova sıcağına, sarı ölümüne ,sıtmasına tutsak. Horasan da bir ucumuz,bir ucumuz Türkmenistan'da.bir ucumuz.kılıçlarımız kırık.Ustalar ölmüş.Kıvılcımlar kabarıp kabarıp patlıyor.Biri kırmızı,bakırdan sakallı, uzun , uzun kılıçlı Haydar usta. Uzun boyunlu.Boynu kırış kırış, Haydar Usta.Dün geceden bu yana, baş parmağın üstünde semah dönüyor. Daha da dönecek.Durmuyor.Semah dönüyor,ocakta patlayan, saçılan, pervazlanan kıvılcımlara niyazda bulunuyor. Horasan'dan geldik sırtımızda uzun şelfeler. Ya Allah,ya Muhammed, ya Ali,ya Ali,ya Ali.Uzun kargılar. Her biri bir kan potası,uzun kılıçlar.önunde niyaza durulan,can alan can veren uzun kılıçlar. 80.000 Anadolu erleri,90.000 Horasan pirleri. Ahmet Yesevi Tekkesi, bir altın posta oturan küçücük, sakallı uzun, ışık yüzlü yaşlı bir koca.ya Allah, ya Muhammed,ya Ali... kökünden koparılmış dalları dünya örten ulu bir ağaç...