Ayağın güç vererek basma sakın, yerden ayır,
İnce bir sevgilinin gül yüzüdür, belki acır.
Şu saraylar yaratan tuğlayı süz, dikkatle,
Bir vezirparmağı yahut da hükümdar başıdır.
Bugün senin doya doya seyrettiğin bu yeşillikler,
yarın senin toprağından bitecek.
Ne zamana kadar renk ve kokunun esiri olacaksın?
Ne zamana kadar güzel çirkin kaydında olacaksın?
İster zemzem çeşmesi ol, ister abıhayat
En sonunda toprağın içine düşüp kalacaksın.
Aldığın her nefesi firsat bil, ot değilsin yeniden bitmezsin.
Ömer Hayyam, Rubailer