*Demek, insan bu âleme ilim ve dua vasıtasıyla tekemmül(mükemmel) etmek için gelmiştir.. Mahiyet ve istidat itibarıyla her şey ilme bağlıdır ve bütün ulûm-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu marifetullahtır ve onun üssü'l-esasıda iman-ı billâhtır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
... , İnsana nuru imanla gösterir ki mevt, idam değil tebdil-i mekandır. Kabir ise zulümatlı bir kuyu ağzı değil, nuraniyetli alemlerin kapısıdır. Dünya ise bütün şaşaasıyla ahirete nisbeten bir zindan hükmündedir.. Elbette zindanı dünyadan bostanı cinâna çıkmak ve müziç dağdağa-i hayatın sıkıntılı gürültüsünden sıyrılıp huzuru Rahmana gitmek bin can ile arzu edilir bir seyahattir, belki bir saadettir*
Ey nefsim! Deme "Zaman değişmiş asır başkalaşmış herkes dünyaya dalmış hayata perestiş eder derdi maişetle sarhoştur." Çünkü ölüm değişmiyor. Firak bekaya kalb olup başkalaşmıyor. Aczi beşeri, fakrı insani değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peyda ediyor..
Hem deme" Ben de herkes gibiyim." Çünkü herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musibette beraber olmak demek olan teselli ise kabrin öbür tarafında pek esassızdır..
Hem kendini başıboş zannetme. Zira şu misafirhane-i dünyada nazarı hikmetle baksan hiçbir şeyi nizamsız gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız gayesiz kalabilirsin..