Hep göz hizamıza bakmaktan, bu içimizdeki sıkışıklık ve duvarlara çarpma duygusu… Biraz başımızı kaldırsak ne duvar göreceğiz ne de karanlık. Az yukarıda masmavi sonsuz gök ve yükselebileceğimiz sınırsız bir ufuk var. İnsanın duvarları mı gökleri mi göreceği biraz da kendi seçimleri ile ilgili.
Şimdi buradan bakınca, uzun bir boşluğa yazılmış kısa hikayeler görüyorum sizin orada. El yazısıyla, kahkahayla ve gözyaşıyla. Artık anlıyorum, insan görkemli güzelliğini ölene dek bilemiyor. Ne dünyanın ne kendisinin. Kalbin terazisi,yitirilmemiş hiçbir şeyin kıymetini hakkıyla ölçemiyor.Oysa bir bilseniz, ah bir bilseniz..