BB

BB
@bsrabr7
8 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Puan vermedi·110 syf.··
2021 3. kitabı
Roman ikinci dünya savaşı sırasındaki Türkiye’nin sosyoekonomik durumunu bir hapishanedeki 72.koğuş üzerinden anlatıyor. Romanda koğuştaki “adembabalar”ın sefaletini ve bu kronik sefaletin sebep olduğu gurursuz,kişiliksiz,sadece bir gün daha yaşayabilmek için çırpınan insanları ve bu çırpınıştaki insanlığı görüyoruz.Görüyoruz diyorum çünkü hikaye müthis bir gerçekçilikle yazılmış. Romandaki sefalet kadar aşk gibi tutkularımızın da bizi bambaşka birine dönüştürebileceği vurgusu hoşuma gitti. Sade ve akıcı bir üslupla yazılmış,keyifli okumalar diliyorum...
72'nci KoğuşOrhan Kemal · Can Yayınları · 20007,5bin okunma
Reklam
Puan vermedi·140 syf.··
2021 2. kitabı
Roman Tolstoy’un kadın erkek ilişkileri,evlilik,cinsel hayat,çocuk sahibi olma gibi konularda İsa’nın gerçek öğretisini örnek alarak ortaya koyduğu ahlak anlayışını başarısız bir evlilik yapmiş orta yaşlı adamın hayatı üzerinden anlatıyor. Romanın ilk sayfalarından itibaren olayların neyle sonuçlanacağını bilmemizin olayların “nasıl” bu hale geldiğine daha iyi odaklanmamızı sağladığını düşünüyorum. Romanın başlarında birbirinden farklı görüşlerle tartışma ortamı yaratılsa da sonrasında hikaye tek bir görüş üzerinden devam ediyor.Hikayenin bitimindeyse çarpıcı gercekliğiyle Tolstoy’un asıl anlatmak istediklerini yazdığı son sözü yer alıyor. Genel olarak Tolstoy’un çoğu görüşüne katılmasam da İsa’nın ideal öğretisinin ulaşılamaz olarak görülüp vazgeçilmesinin eleştirilmesi ve “ellerim ne kadar zayıfsa o kadar mükemmel bir örnek gerekir bana” düşüncesi hoşuma gitti.
Kreutzer SonatLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,6bin okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2021 1. kitabı
Roman Rus proletaryasının Çarlık Rusya’sına karşı verdiği mücadeleyi fabrika işçisi olan Pavel’in annesi üzerinden anlatıyor.Romandaki toplumcu gerçekçilik her cümlede hissediliyor.Romanın fabrika işçisi olup özgürlükçü fikirler taşıyan bir genç üzerinden değil de o gencin düşüncelerinden etkilenen annenin üzerinden anlatılması; devrimin sadece fabrikada zor koşullarda çalışan gençlerin bir heyecanı olmadığını ve toplumun her kesiminden insanın devrime ihtiyacı ve katkısı olduğunu vurgulamada çok etkili bir seçim olmuş. İncelememi romanda beni çok etkileyen cümlelerden biriyle bitirmek istiyorum “Bence bir insanın öldüğünü söylerken çok acele ediyoruz.Ölen onun ağzı,dudaklarıdır.Söyledikleri insanların yüreklerinde sonsuza dek yaşayacaktır.”
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2020 18. kitabı
Roman 18.yüzyıl Rusyası’nda rejimin çalkantılı ve belirsiz olduğu bir dönemde ülkedeki genel karmaşayı orduya yeni katılan asilzade bir genç üzerinden gencin gözüyle anlatıyor.Romanda anlatılanların gerçekçi olmasının yanında romanda net bir şekilde verilen “iyilik eden iyilik bulur “ mesajı bence romana masalsı bir yön kazandırmış.Kolay okunabilen bir klasik ben çevirisini Sabahattin Ali ve Erol Güney’in yaptıgı eseri okudum(yky) . Kitapta beni en cok etkileyen cümlelerden biri ise “Sanılıyordu ki,suçluyu tam manısıyla itham edebilmek için,herhalde onun kendi agzından bir itiraf lazımdır.Bu fikir yalnız esassız degil,aynı zamanda sıhhatli bir hukuk anlayısına da tamamen aykırıdır:Çünkü suçlunun inkarı kabahatsiz olduğuna bir delil sayılmazsa,itirafı da onun suçlu olduguna hicbir zaman delil sayılamaz.” oldu.
Edebiyat
Yüzbaşının KızıAleksandr Puşkin · Yapı Kredi Yayınları · 202536,8bin okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2020 17. kitabı
Roman uzun yıllar savaş görmemiş dört yüzyıldan beridir kendi kendini yöneten bir kasabanın isgalini isgalciler ve halk gözünden anlatıyor.Romanda isgalcilerin de ic dünyasından bahsedilmesi bana farklı bir bakıs acısı kattıgı icin hosuma gitti.Ayrıca kitabın sonunun bir sonucla bitmemesi özgürlük mücadelesinin mücadele kısmına daha cok odaklanmamızı saglamıs.İncelememi kitaptan bir alıntı yaparak bitirmek istiyorum.Saglıkla kalın... “Özgürlüge tutkun insanlar savas cıkaramazlar ama bir kez onlara saldırıldıgında bozguna ugratsanız bile artık durmazlar.Bir sefin pesinden sürü gibi giden “sürü-halk”lar özgürlük savası veremezler.İste bu nedenle saldırı savaslarını sürü halkların özgürlük savaşlarını da özgür halkların her zaman kazandıgını görüyorsunuz albayım.”
Ay BattıJohn Steinbeck · Kibele Yayınevi · 19952,338 okunma