Şimdi bu tek kişilik hikayemin sessiz ve yalnız erkeğisin. Yani tüm sözcükler sana ve sana susamışlığıma şahit olacaklar. Bu tarifsiz arzumu her şeyle herkesle beslediğimi itiraf edeceğim sana. Geceleri kan ter içinde kalarak uyandığım geceleri, karabasanlara soracaksın bir gün. Diğer gün, bir ırgatın yaz güneşi altında kavrulurken her seferinde sırtını doğrultan güçte arayacaksın ısrarlarımı. Bir çocuğun sabahları kalkınca yüzünü yıkamadan koşarak yeni aldığı saksı çiçeğini sulaması gibi bir heyecandan anlayacaksın heyecanımı. Harfler sen kokacak bu hikayemde, yastığıma bıraktığın kokundan izin isteyerek. Senin ise kalbinden geçip gidenler olacak, gitmeyi istemeyenler. Neden geçemezler ki senden? Onu da gözlerime soracaksın sonra.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yağmurlu bir gün, toprak kokusunu içine çekmek için aralayıp perdeyi iliştirirsin sonuna kadar açtığın pencerenin köşesine. Sokak ile aranda hiçbir engel yokken sadece bir saniyeliğine bile olsa gölgeli gözlerinle gökyüzünün fotoğrafını çekersin, hafızanın en derin köşesine atabilmek için. Radikal değişiklikler için neden güzel bir olmasın? Çekersin odanın sol köşesinde unutmuş olduğun o eski 4 ayaklı yemek masasını pencerenin önüne, bir sandalye ile birlikte.Ah, ne büyük keyif! Hem de oturarak, irdelenmeden büyülü bir tabloya karşı onu sevdiğini bağırabilirsin, utanmadan. Hem de oturarak. Sevmek de biraz böyle olmalı, dırdır etmeyen fakat konuşan bir sessizlik, yavandan uzak bir sadelik taşımalı kalbinde.
Aşk, insanın şahsiyetini pekiştirir. Çünkü hayatın manası aşk bohçasında gelen bir hediyedir. Mevcudiyetinin hakkını vermek, hiç değilse mazeretini bulmak isteyen insan yalnızca aşka müracaat edebilir.
Bir hayal gerçeğin kıyısından geçtiğinde, iki göz bir mahremde buluştuğunda, iki el birbirini bulduğunda, iki kalp birbirine dokunduğunda bu dünyada bitmemiş ümitler adına bir çiçek daha açar ve umutsuzluk bir adım geri atar. Bu coşkun yüreğin zaferidir ve insanlığın karanlıkta atabileceği yegane adımdır.