Bir köşede durup insan yüzlerine baktım. Bunca sene sonra tanıyabilecek miydim acaba? Gözlerimi kapadım, Yasemin karşımdaydı. Sevgi budur, gözlerini kapadığında oradadır ve bir milyon sene sonra bir milyon insan arasında da görsen, ha işte o dersin.
Platon'a göre, yaratılışın başında, erkeklerle kadınlar bugünküne hiç benzemezlerdi; sadece bir gövdesi, bir boynu ve her biri ayrı yönlere bakan çift yüzlü kafaları olan androjen varlıklar mevcuttu. Sanki iki yaratık sırt sırta yapıştırılmış gibi, iki cinsel organı, dört bacağı, dört kolu vardı bunların. Ama kıskanç yunan tanrıları, dört kollu bir yaratığın çok fazla çalışabildiğini fark ettiler; ters tarafa bakan iki yüz sürekli tetikteydi; dolayısıyla bu varlıklara kalleşçe saldırmak mümkün değildi; dört bacak sayesinde fazla yorulmadan uzun süre ayakta durabiliyor ya da yürüyebiliyorlardı. Ve en tehlikelisi: çift cinsiyet organlı bu yaratığın üremek için kimseye ihtiyacı yoktu. Bunun üzerine, Olympos'un mutlak hakimi Zeus dedi ki: "Şu ölümlülerin gücünü elinden almak için bir planım var." Şimşeğini fırlattığı gibi androjenleri ikiye bölerek erkekle kadını yarattı. Dünyanın nüfusu bir anda artıverdi; aynı zamanda da üzerinde yaşayanlar güçten düştüler ve yollarını şaşırdılar; artık kayıp yarılarını aramak, yeniden onunla kucaklaşmak zorundaydılar. İki bedenin tek beden olmak üzere kaynaştığı bu kucaklaşmaya seks diyoruz.
Ademoğulları bölünmüştür ve o günden beri onları bir araya getirecek kucaklaşmayı ararlar. Bu bizim içgüdümüzdür, arayış sırasında karşımıza çıkan bütün zorluklara katlanmamızın nedenidir.
Hissetme yeteneğine sahip olanlar, ötekine dokunmadan bile zevk alınabileceğini bilirler. Sözcükler, bakışlar, bütün bunlar dansın sırrını taşır kendinde. Her zaman hayalini kurduğu insanı gözleyen ve keşfeden kişi, cinsel enerjinin cinsel ilişkiden önce geldiğini bilir. En büyük haz sekste değil, tutkunun dozundadır. Tutku sağlamsa seks de dansı tamamlar; ama işin özü kesinlikle o değildir. Aşıklar, sevişmezken bile sevişirler. Bedenlerin buluşması yalnızca bardağın taşmasıdır.