seneler sonra barış bıçakçı okuyorum. normalde kitaplarını tek okuyuşta bitiriyorum. kitabı başında okumakta biraz zorlandığım için “acaba artık hoşuma mı gitmiyor, belki sadece belli bir dönemimde iyi anlaştık” diye düşünüyordum, ta ki tek bir paragraf ile yine hiç hazır olmadığım bir duygudan yakalanana kadar. sahip olduğumu bile hatırlamayacak kadar eski, çok sıradan bir hatıranın ucundan öyle bir tutuyor ki barış bıçakçı, eskinin sıradanı şimdilerin özelinden bile güzel diye düşündürüyor bana. karmaşık olan genelde gözle görünür ve ilk dikkati çeker, sade olan kendi anlamını keşfetmek isteyene bırakırmış, bunu sizden öğrendim.