10/10
·348 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:37
Bu kitap beni perişan etti. Kahroldum okurken. Hele son bölümler... Sanırım bu kadar çok etkilenmemin en büyük sebebi benim de bir kız kardeşimin olması. Okurken kendi anılarım gözümde canlandı. Kardeşimle saçma sebeplerle küsmelerimiz, bazen sinirlenip kalbini kırdığım zamanlar... Her biri o an gözümün önündeydi ve ben onunla geçirdiğim kötü olan her andan pişmanlık duydum... Gerçekten içerisinde bolca ders çıkarabileceğimiz yerler vardı. Daha romantik, sevgi ve aşkın olduğu bir kitap beklerken bu kitap beni yerden yere vurdu. O sonun geldiğini fark ettiğim an durup sindirmek için bir gün ara vermek zorunda kaldım. O kadar güzel ve hüzünlü bir kitaptı ki... June, bir gün aldığı mektupla çok sevdiği teyzesi Ruby'nin vefat ettiğini ve çocukluğunu geçirdiği Mavi Kuş Kitabevini kendisine bıraktığını öğrenir. Orayı satma amacıyla giden ve anıları içinde kaybolan June, çocukken elinden düşürmediği ve en sevdiği kitap olan İyi Geceler Aydede kitabının yazarıyla teyzesinin çok yakın arkadaş olduğunu öğrenir. Teyzesi onun için mektuplardan oluşan bir gizem bırakmış ve bu gizemle birlikte kitabevini kurtarmasını ümit etmiştir. Bu esnada aşkı bulan ve çocukluğuyla yüzleşen June, ne yapacağına karar vermeye çalışırken yıllardır küs olduğu kardeşi, onunla iletişime geçmeye çalışır. Her şey üst üste gelmişken June nasıl bir yol izleyecek? Mutsuz olduğu bir işe mi dönecek, yoksa tüm kalbiyle işleteceği kitabevini mi işletecek? Peki kardeşiyle arasını düzeltmeye hazır mı?.. Keyifli okumalar dilerim...
Edebiyat
Elveda HaziranSarah Jio · Arkadya Yayınları · 201911bin okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 77. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:11
Jojo Moyes’in Senden Önce Ben romanını okurken, bunun yalnızca bir aşk hikâyesi olmadığını düşündüm. Benim için kitap, birbirinin hayatına dokunan iki insanın, birbirlerini değiştirme çabasından çok, birbirlerine farklı bir yaşam penceresi açmalarını anlatıyordu. Roman boyunca en çok Louisa Clark karakterinin değişimini takip etmekten etkilendim. Hikâyenin başındaki Lou ile son sayfalardaki Lou aynı insan değil. Başlangıçta güvenli sınırlarının dışına çıkmaktan çekinen, hayatını küçük bir çevrede sürdüren biri iken, Will Traynor ile tanıştıktan sonra kendi hayatını da sorgulamaya başlıyor. Bence romanın asıl yolculuğu da Lou’nun bu dönüşümüydü. Will karakteri ise beni tek bir duyguya yönlendirmedi. Bazı bölümlerde ona hak verdim, bazı bölümlerde ise kararlarını kabullenmekte zorlandım. Geçirdiği kazadan sonra yaşadığı fiziksel ve psikolojik mücadele, onu sadece “yardıma muhtaç” bir karakter olmaktan çıkarıyor. Hayata, özgürlüğe ve kendi kararlarını verebilme hakkına bakışı, roman boyunca üzerinde en çok düşündüğüm konulardan biri oldu. Lou ile Will arasındaki ilişkiyi sevme nedenim, bunun klasik bir aşk hikâyesi gibi ilerlememesiydi. Birbirlerini değiştirmeye çalışsalar da, aslında birbirlerine kendilerini yeniden keşfetme fırsatı veriyorlar. Lou’nun Will’e yeniden yaşama isteği kazandırmaya çalışması kadar, Will’in de Lou’yu korkularının dışına çıkmaya teşvik etmesi bana oldukça gerçek geldi. Kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, yazarın zor bir konuyu kesin doğrular üzerinden anlatmamasıydı. Özellikle Will’in aldığı karar etrafında şekillenen tartışmalar boyunca, karakterlerin bakış açılarını anlamaya çalıştım. Roman bana tek bir cevap vermedi; tam tersine, her okurun kendi vicdanıyla değerlendireceği sorular bıraktı. Jojo Moyes’in anlatımı oldukça akıcı.
1000Kitap
Senden Önce BenJojo Moyes · Pegasus Yayınları · 201333,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Selam :)
10/10
·496 syf.··
2026 30. kitabı
Yine bir loresima kitabı. Ve yine benim bayılarak okuduğum , okurken de keyif aldığım bir kitaptı. Okurken hem üzüldüğüm hem de gülmekten kendimi alamadığım bir seri. Kitapta en sevdiğim karakter tabi ki Melike aşırı eğlenceli bir tip . Yer yer tekrara düşse de okurken o kadar keyif aldım ki onları bile gözüm görmedi diyebilirim. Sürükleyici ve akıcı olduğu için çabuk okutturuyor. Ben dinlene dinlene okuduğum için bu kadar elimde kaldı. Yoksa hemen bitirirdim...
1000Kitap
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026227 okunma
Çok sevdim.
9/10
·256 syf.··
2026 12. kitabı
Bazı romanların bazı karakterleri unutulmaz ya bu romanda hiç bir karakteri unutabileceğimi sanmıyorum. Birbirleri ile bu kadar uğraşıp ama bu kadar seven, aile olmayı başarmış insanlar, komiklikleri, aşırılıkları... Tek bir sayfasından bile sıkılmadım. Mutlaka okuyun.
Ben Ninem, İliko ve İlarionNodar Dumbadze · Dedalus Yayınları · 2019217 okunma
Kavgaz Çantacı-Alper Sezgintüredi & Mesut Demirbilek
8/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 21:09
Olay yeri kitap kulübümüzde Haziran ayının üçüncü kitabı olarak Kavgaz serisinin ilk kitabı olan Çantacı'yı okuduk. Kitap yirmi iki yaşındaki yeni akademi mezunu Komiser Yardımcısı Mutlu Kavgaz'ın İstanbul Cinayet Büroda göreve gelmesiyle başlıyor. Bir gün görev esnasında ortaya kesik bir el çıkıyor. Ama 1987'li yıllara olduğumuz için DNA analizi yok,bilgisayar,cep telefonu ve internet yok. Kısacası teknoloji olmadan cinayetin nasıl çözüldüğünü okuyoruz. Benim Türk polisiyesi olarak okuduğum ilk kitap oldu Kavgaz. İlk başlarda yavaş başlayan ama sayfa 130'dan sonra daha akıcı ilerleyen bir kitap oldu. Ben yazarın kalemini ve Mutlu karakterini sevdim. Mutlu'nun yıllarca hayalini kurduğu mesleğe kavuşması ve İstanbul'a ilk defa gelmenin getirdiği acemiliği okurken bana geçti. İçerisinde fazla betimleme var ama beni rahatsız etmedi. Mutlu Kavgaz'ın bu kitapta acemiliği olmasına rağmen adım adım cinayeti çözmesi güzeldi. Benim şüphelendigim olaylar oldu ama katilin kim olduğunu bulamadım. Kitabın son sahneleri de çok hoşuma gitti. Bazı yerleri okurken İstanbul'da o bölgelerde olmak istediğim yerler oldu.Diğer kitaplarda Mutlu neler yapacak çok merak ediyorum. İkinci kitap olan Pilot'u Temmuz ayında okuyacağım. Kitaba puanım:8/10
1000Kitap
Kavgaz - ÇantacıAlgan Sezgintüredi · April Yayıncılık · 2024267 okunma
7/10
·496 syf.·
2026 17. kitabı
Sema Soykan'dan okuduğum üçüncü roman ve ben yine hayran kaldım. Öncelikle Sema Soykan okuyanlar bilir ki bu kitaplarda kurgu biraz geri planda ve bahsedilen döneme ait tüm tarihi belgeler, olaylar, kişiler detaylı olarak anlatılıyor ve kitabın sonunda kurguyla bütünleşiyor. Bu romanda benim çok merak ettiğim ve pek bilgi sahibi olmadığım Kıbrıs olaylarını kaleme almış yazar ve bu konularda çok eksik kaldığımı gördüm. Roman ilk etapta Sevgi, Yiğit ve Sarah etrafında şekillenirken romanla ilgili çok detaylı araştırma yapıldığını, tarihte yaşanan acıları, işkenceleri bazen umutları size derinlemesine yaşatıyor. Romana hareket katan aşklar ise bize sadakat'in, koşulsuz sevginin, emeğin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Sema Soykan romanlarında kurgu zayıf kalıyor ve âdeta bir tarih kitabı okuyorsunuz, yani tarihe merak duymuyor veya sadece kurgu seviyorsanız bu kitap size zor gelebilir. Ben özellikle bu tarihi olayları merak ettiğim için rahat okusam da ara ara tarihi olayların ağır bilgi içeriği ile biraz yoruldum. Son olarak kitabın son satırlarını buraya ekleyerek, kalbimde tarihte yaşanan ayrılıkların acısı, Atamıza olan sonsuz sevginin gücü ve kefareti ödenmemiş acıların sorumluluğu ile kitap incelememi bitiriyorum; " Ey Türk istikbalinin evladı ! İşte bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk İstiklâl ve Cumhuriyet'ini kurtarmaktır ! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. "
BelkiSema Soykan · Doğan Kitap · 2025595 okunma