Gördüğünüz Her Şeye Güvenmeyin…
9/10
·416 syf.··
2022 15. kitabı
⸻ “Gecenin İçinden” ile kendinizi akıcı bir polisiye romanın içinde buluyorsunuz. Gizemli bir şekilde işlenen iki farklı cinayet vardır. İlk kurban sessiz, yaşlı bir adam; diğeri ise oldukça ünlü bir film yıldızıdır. Birbirinden çok farklı görünen bu iki cinayet, Yardımcı Komiserler Gemma Woodstock ve Nick Fleet’i aynı soruşturmada bir araya getirir. Dedektiflerimiz, katilin ya da katillerin kim olduğunu ortaya çıkarmak için titizlikle çalışırlar. Öncelikleri ise Hollywood yıldızı Sterling Wade’in ölümüdür. Çünkü basın bu cinayeti yakından takip etmekte ve yoğun bir baskı oluşturmaktadır. Sterling Wade’in ölümü, diğer cinayete göre çok daha açık görünmektedir. Sonuçta kurban, bir film setinde, kameraların ve onlarca kişinin gözleri önünde öldürülmüştür. Ancak siz de dedektiflerimiz gibi katilin kolayca bulunacağını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz demektir. Çünkü katil ne kameralara yakalanmış ne de çevredeki insanlar tarafından fark edilmiştir. Oldukça titiz ve detaylı bir soruşturmanın ardından olay yavaş yavaş aydınlanmaya başlar. Sarah Bailey’nin kalemini okumaktan büyük keyif aldım. Polisiye romanlarda her yazarın kendine özgü bir anlatım dili olduğunu düşünüyorum. Her yazarın tarzı ve detaylara yaklaşımı farklılık gösterebiliyor. Ben bu kitabı severek okudum. Umarım sizler de beğenirsiniz. Sarah Bailey Gecenin İçinden
Alıntı
Gecenin İçindenSarah Bailey · The Roman · 2019214 okunma
10/10
Bu kitabı ilk 2017 yılında duymuştum hatta bir sınıf arkadaşım bana okumam için vermişti ama ben bitirmeden birkaç sayfa okuyup geri vermiştim. Okumam için doğru zaman bugünmüş demekki. Anne 14 yaşında, şuan ondan büyüğüm ama aynı zamanda da yazdıklarını okurken çoğu yerde kendi zihnime bakıyormuş gibi hissettim. Çok etkileyiciydi. Kalemi de çok güçlüymüş yaşasa eminim yine adını yazdığı romanlar sayesinde duyacaktık. Ölümümden sonra da yaşamaya devam etmek istiyorum demesi ve dünyanın onu o öldükten sonra tanıması ve ölümünden yaklaşık 82-83 yıl geçmesine rağmen yaşamaya devam etmesive yüzyıllar sonra da yaşamaya devam edecek olması..
Anne Frank'ın Hatıra DefteriAnne Frank · Epsilon Yayınevi · 20238,9bin okunma
Reklam
Sonra Gözler Görür
8/10
·504 syf.··
2026 36. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 15:30
Hikmet Hükümenoğlu'nun okuduğum ilk kitabı oldu açıkçası yazarla tanışmakta geç kaldığımı düşündüm çünkü bu kitap akıp gidiyor. Yazarın okuduğum ilk kitabı olmasına rağmen dilinin akıcılığı ve okuyanı yormayan bir anlatım tarzını beğendim. Bu kitap polisiye türünde yazılmış. Aşk, ihtiras, hırs, sadakat ve birçok duyguyu içinde barındıran bir hikayesi var. Çok derinlikli bir kitap değil ama hızla okuyup bitirme isteği uyandırdı. Bence yazar kitapta bize şunu düşündürüyor tüm çocukluğumuzu, gençliğimizi birlikte geçirdiğimiz, ben onu tanırım dediğimiz insanları aslında ne kadar tanıyabiliriz bizi şaşırtamazlar mı ya da bir insan aslında her zaman  dışarıya gösterdiği kişilikte midir yoksa dışarıya görünmek zorunda olduğu kimliğinin yanında bir de içinde bambaşka bir kişiliği taşıyabilir mi? Eleştireceğim tek nokta ve rahatsız olduğum konu kitabın anlatım bozuklukları, yazım hataları, sözcüklerdeki ek hataları, karakterin adının bir anda yanlış kullanılması gibi hatalarla dolu olması.
Sonra Gözler GörürHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20241,330 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 33. kitabı
SİBEL DÜLGER – YOKUŞTAKİ EV Selam arkadaşlar, nasılsınız? Okumalarınız nasıl gidiyor? Bugün sizlere kitaplığıma konuk olan çok özel bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu mecrada tanıştığım ve hayatı kitaplarla örülü olan sevgili arkadaşım Sibel Dülger’in kaleminden Yokuştaki Ev Dokuz öyküden oluşan bu kitap, hayatın farklı yerlerinden geçen kadınların hikayelerini bir araya getiriyor. Kimi zaman görünmeyen, kimi zaman kırılan, kimi zaman yeniden ayağa kalkmaya çalışan kadınların sesi oluyor. Her öyküde başka bir duyguya, başka bir yaraya, başka bir umuda dokunuyorsunuz Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Cümleler doğrudan kalbe ulaşıyor. Bazı satırlarda bir annenin sessizliğini, bazı satırlarda bir kadının kırgınlığını, bazı satırlarda ise yeniden filizlenen bir umudu hissediyorsunuz. Özellikle kadınların iç dünyasını, görünmeyen yüklerini ve hayata tutunma çabalarını anlatan öyküler beni oldukça etkiledi. Birçok hikayede insan kendinden ya da hayatından bir parça bulabiliyor. Çünkü bu kitap yalnızca karakterleri anlatmıyor, çoğu zaman susulan, ertelenen duyguları ve içimizde taşıdığımız kırgınlıkları da anlatıyor. Ben her zaman kitap okurlarının ortak bir hayali olduğuna inanırım. Bir gün kendi kitabını eline almak, kendi cümlelerinin başka hayatlara dokunduğunu görmek @1kitap.1kahveee canım senin bu hayali gerçekleştirdiğini görmek beni çok duygulandırdı. Yıllarca okuduğumuz kitapların arasında artık senin kitabını görmek bir kitap dostu olarak bana ayrı bir mutluluk verdi Bir kitabın sayfalarını çevirmek başka, o sayfaların bir arkadaşının kaleminden çıktığını bilmek bambaşka bir duygu. Hayallerin cesaretle birleştiğinde ne kadar güzel sonuçlar doğurabileceğini görmek ise çok kıymetli. Senin adına çok gurur duydum. Kalemin daim, okurun bol olsun canım
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202642 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2026 20. kitabı
Doğu’nun mistik öğretileriyle Batı’nın bireycilik felsefesinin ustaca sentezlendiği , sade ama derin anlamlar taşıyan ve şiirsel bir meditasyonla okuyucuyu içsel yolculuğa çıkaran Siddhartha romanıyla vedalaşma zamanı … İnsan kendine içine dönerek evrenle bir bütün olabilir mi? Gerçek bilgelik öğretilerden değil de yaşamın deneyimlenmesinden mi doğar ? Ne kadar şanslı bir evde dahi doğsan kaderin seni zorlar mı ? Sorular sorular aslında herşeyin cevabı sorduğun sorularla başlar değil mi ? Siddhartha genç ,akıllı ,disiplinli , erdemli bir Brahman oğludur herkes tarafından sevilen yolu belli bir Brahman .. Ancak O herkesin tekrarladığı inançları arınmaları görür yaşar ama yanlış giden birşeyler vardır . Bu durum birçoklarının yaşadığı ruhsal temizliğin arınmaların doğru görünse dahi Siddhartha için kalp ikna olmaz . Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar der Tolstoy “Ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.“ Kahramnımızda yolculuğu tercih ederek hikayesini böylelikle başlatır . Sevgiden çok saygıyla harmanlanmış olan Siddhartha babasının annesin ve dostu Govinda’nın sevgisine rağmen hoşnutsuzdu ve açlığını gideremiyordu . Siddhartha testisinin bir türlü dolmadığını ruhunu dinginliğe kavuşturmak istiyordu . Önce Samanalara katıldı , onun inkar ve çilekeş dönemide denilebilir aslında bedenini terbiye ettiği nefesini bile idareli kullanmayı öğrendiği bir dönem . O kadar etkilenmiştim ki bundan insan nefesini tutumlu nasıl kullanır? Aşırı çilecilikte bir benlik yanılgısı değilmiydi aslında ya da Siddhartha zaten iyi şartlarda doğduğu için bu şekildeki öğretilerle yeni tanışıyor belki böyle yaparsa daha mı huzurlu olacaktı buda elbet olabilir . Ne de olsa Siddhartha için gerçek bilgelik kelimelerle anlatılmaz o yaşanır. Ne kadar Samanaların yanında
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
Puan vermedi·360 syf.·
2026 242. kitabı
İşte karşınızda edebiyat dünyamızın en orjinal, en şahsına münhasır, en eğlenceli, en kafası kırık karakterlerinden bir tanesi görev aşkıyla yanıp tutuşan, görevinin arslanı Murtaza! Çok eğlenceli, çok güzel bir kitap okudum ve bunu sizlerle paylaşmazsam olmazdı. Murtaza, mübadele döneminde Yunanistan'dan ailesiyle birlikte Çukurova'ya göç eden muhacirlerden bir tanesidir. Görev ve vatan aşkıyla yanıp tutuşan Murtaza'nın tek emeli dayısı Kolağası Hasan Bey gibi şehit olmak, vatanına hizmet etmektir. Subay olmayı başaramayan Murtaza en sonunda bekçi olarak üniformasına kavuşmuştur. Kim tutar artık onu, Allah onun bekçilik yapacağı mahalle sakinlerinin yardımcısı olsun:) Mahelle de geç saatlerde bir evin ışığının yandığını görürse hemen kapıya dayanır, ışığı kapatıp uyumalarını ister yoksa sabah dinlenmeden uyanacaklarını, dolayısıyla işlerini layıkıyla yapamayacaklarını tembihler. Ona itiraz edenlere ise Yukarda Allah, Ankara'da Devlet hem da Hükümet, burda da ben! diyerek gerekli cevabı verir:) Murtaza görev aşkıyla yanıp tutuşur, bu uğurda karısını, anasını, evlatlarını bile tanımaz. Erkek evlatlarını büyüdüklerinde şehit dayısı gibi olacakları için el üstünde tutar, kız evlatlarını ise evlattan saymaz. Görevini aksatan birini gördüğü an hemen "Görse idin kurs, alsa idin sıkı terbiye hem da disiplin amirlerinden, dolaşsa idi damarlarında şehit kolağası Hasan Bey'in kanı görevini böyle yapar mıydın?" gibilerinden uyarırır, kimseye söz hakkı vermez. Murtaza'nın bu eğlenceli hikayesini her okurun keyifle okuyacağına inanıyorum. Hele o Trakya ağzıyla konuşması okura ayrı bir lezzet sunuyor. Böyle görevine tutkun, kuralları bağlı, kendine hiçbir esneklik payı tanımayan bir adamın hayattan istediğini alamaması da hikayenin ayrı hazin konusu. Ben çok severek, eğlenerek
İnceleme
MurtazaOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20184,589 okunma
Reklam
Reklam