8/10
·208 syf.··
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 12:37
"Bir ölümü anlatmak, onu yaşamaktan daha kolay değil." "Babam öldü. Ne yapacağımı bilmiyorum." Nerden bilebilir ki insan, bir kaybın ardından ne yapması gerektiğini? Özellikle bu kayıp anne-baba ise. Çaresiz, kökünden sökülmüş ağaç gibi kalır. Georgi Gospodinov kansere yakalanan babasının son günlerini anlatırken en çok onun acı çekmemesi için dua eder. Çünkü bu acılar bizim tahmin edemeyeceğimiz kadar zorlu acılardır. Fakat babası her zamanki gibi onları rahatlatmak için "Korkacak bir şey yok" diyor. Babasının bu zorlu günlerini, ölümünü, geçmişte yaşadıklarını, ölümünden sonraki günleri anılara yolculuk halinde anlatıyor. Bir kitap için çok ağır bir konu ölümü anlatmak. Ölüme giden yolda yaşananları anlatmak. İyisiyle kötüsüyle, acısıyla kahkahasıyla geçen bir yaşamı yad ederken sona yaklaşan birini anlatmak... Bahçesine bağlı bir bahçıvanken artık onun da bahçenin bir parçası haline gelmesi, toprak olması... Topraktan gelen insanın nihayet gideceği yer de topraktır elbet. Yazar babasını anlatırken belki de birçok kişinin yarasına basmış, belki kabuk bağlayan yarasını kanatmış oluyor. Bu acıları yaşamamış birisi olarak ben de geleceği düşünüp bazı sayfaları yutkunarak okudum. Bu acıyı yaşayanlar kim bilir ne kadar zorlanmıştır. Bu yüzden sadece buna dayanabileceğine emin olan insanların okuması gerek kitabı bence. Yazar kendi babasını anlatmış belki ama aslında hepimizin ebeveynlerimizin de başına gelebileceklerden, bizim de başımıza gelebilecek şeylerde bahsediyor. Ama insan ne kadar ölüm ile ilgili şeyler okusa da asla hazır olamaz o günlerin geleceğine.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Yere Göğe Sığdırılamayan Bir Hayal Kırıklığı
5/10
·224 syf.··
2026 35. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 08:34
O kadar öfkeliyim ki dayanamayıp ilk defa beğenmediğim bir kitaba inceleme yazdım! Sabahattin Ali’nin kalemine, insan ruhunu işleme becerisine başka eserlerinde hayran kalmış ve gözü kapalı tam puan vermiş bir okur olarak, Kuyucaklı Yusuf’la kurduğum ilişki benim için tam bir öfke patlaması oldu. Belki hayatımın her şeye öfkelendiğim, kötü bir dönemine denk geldi bu kitap; belki de bitiremedikçe içimde büyüyen o gerginlik kitaba yansıdı. Ama emin olduğum bir şey var: Ben bu kitaptan ve özellikle Yusuf karakterinden nefret ettim. Edebiyat dünyasının bu romanı neden bu kadar büyüttüğünü, neden bu kadar beğendiğini asla anlamıyorum. Sabahattin Ali gibi bir yazar nasıl böyle bir karakter yaratmış, hayretler içerisindeyim. ​Kitabın sonunda Ahmet Oktay’ın bir yorumu var. Onun yazdıklarından anladığım kadarıyla, Yusuf’un bu halleri "yetim olmasına, üzerinde hissettiği baskıya ve özgür olamayışına" bağlanıyor. Evet, yetim olmasının onda bıraktığı hasarı anlayabiliyorum, buna bir sözüm yok. Ama bana göre Yusuf’un kitapta hiçbir derinliği yok. Karakter bana asla geçmedi; karşımda son derece tuhaf ve içi boş bir figür buldum. ​Beni asıl çileden çıkaran ve "Bu kadarı da olmaz" dediğim şey ise Yusuf ile Muazzez arasındaki ilişki oldu. Kitabın başlarında, küçücük hallerini okurken aralarındaki o tatlı abi-kız ilişkisini çok sevmiştim. Hatta okurken içten içe "Umarım bunların arasında bir şey yaşanmaz" diye dua ediyordum. Tamam, öz kardeş değiller ama sen onu kız kardeşin olarak büyütmüşsün. Küçücük bir kızın abisinden hoşlanmasını çocukça bir hayranlık diyerek bir tık anlayabilirim belki. Ama kocaman Yusuf’un, kendi ellerinde büyüyen küçücük bir çocuğa karşı bir anda bir şeyler hissetmeye başlamasını asla aklım almıyor. ​Üstelik bu hissetme durumu da tam bir fiyasko. Yusuf,
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,8bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
7/10
·416 syf.·
2026 48. kitabı
Kitabımızın konusu anlaşmalı evlilikten çok zorunlu evlilik gibi. Yani bu m@fyaların arasında ittifak bağlamak için yapılan geleneksel düğünlerden biri. Bu tarz kitapları okumağı seviyorum o yüzden bu kitabı da okumağa hemen başladım. Fakat beni o kadar da tatmin etmedi bu kitap. Erkek ana karakterin yani Matteo'nun davranışları öncesinde umursamaz, ne istediğini bilmeyen, aralarındakı yaş farkından( 17 yaş) dolayı kadın karakteri küçümseyen, kötü hissetdiren biri gibi anlatıldığı için çok sevemedim. Ama kadın karakteri yani Sofiya'nı çok beğendim, engelli olmasına rağmen bir çok işte başarılı, öğrenmeye açık biri olduğunu okuyoruz kitapta. Birde ben yaş farkı çok olan bu tarz kitapları okumuşum tabii ki, ama yaş farkı çok olmasına rağmen bu okura çok hissetdirilmemeli bence, yani aralarındakı aşkı okurken biz yaş farkını tamamen unutmalıyız, fakat bu kitapta ben çok arada kalıyordum, onların aşkı tam bana geçmiyordu. Serinin ikinci kitabı Matteo'nun koruması ve en yakın arkadaşı olan Romeo'nun aşkını anlatıyor, türkce çevrildiği an okuyacaklarım listesinde yerini alıcak. Çünkü çok merak ediyorum, Romeo biraz rahat, umursamaz, komik, neşeli,arkadaşcanlısı, Matteo'nu çıldırtmağı seven bir karakter olduğu için onun hikayesi daha ilgi çekici benim için. İncelemem bu kadar. Hoşçakalın.
1000Kitap
Benim HazinemEmilia Rossi · Pukka Yayınları · 202688 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 39. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 08:43
Bazen bir kitap okudum hayatım değişti deriz ya işte öyle bir şey bu kitap. Ama tabi kitabın kendisi değil hayatı değiştiren bu çok iddialı bir cümle oldu kabulKitabın içerisinde 5 farklı karakterin hayatlarına dahil oluyoruz. Hepsi de bir şekilde arayışta boşlukta. Yolları kütüphaneye düşüyor. Kütüphaneci onlara "Ne arıyorsun" diye soruyor ve istedikleri kitapların yanına ihtiyacı olan kitabı da ekliyor. Her seferinde okuyucular bunu yanlışlıkla mı verdi acaba dese de okudukça kendilerinden birşeyler buluyor ve yollarını çizmeye destek oluyor. Yani anlayacağınız her eve lazım bu türünde bir kütüphaneci tamam tamam her eve olmasın da her kütüphaneye diyeyim. En azından mümkünse ben de bizim kütüphaneye böyle bir görevli istiyorum ama çok özendim kitabı okurken Bize ışık olacak, iyi gelecek kitaplarla daha çok karşılaşmak umuduyla, okumak isteyenlere tavsiyemdir
1000Kitap
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,718 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 505. kitabı
Attilâ İlhan’ın Ben Sana Mecburum adlı eseri, Türk şiirinin modernleşmesinde ve bireysel duyguların edebi bir dille dışavurumunda önemli bir dönüm noktasıdır. Şair, aşkı sadece bir duygu olarak değil; yalnızlık, toplumsal arayışlar, İstanbul’un hüzünlü atmosferi ve kaybedilen zamanın bir yansıması olarak işler. İmgelerle yüklü, akıcı ve tutkulu bir anlatıma sahip olan bu şiirler, okuru hem bireysel bir iç yolculuğa hem de dönemin ruhunu yansıtan entelektüel bir sorgulamaya davet eder. Attilâ İlhan, kendine has üslubuyla aşkın sancısını ve o tutkulu zorunluluğu evrensel bir dille şiirleştirerek Türk edebiyatının en ikonik metinlerinden birini ortaya koyar.
Ben Sana MecburumAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,3bin okunma
Gurur Ve Önyargı
10/10
·424 syf.··
2026 7. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 06:57
Jane Austen’in kendi hayatından izler taşıyan muhteşem bir kitap.Kendiside soylu birine aşık olur ancak aradaki statüden ötürü onlar hiç bir zaman kavuşamaz. Ancak ilk aşkı evlendiğinde doğan kız çocuğuna Jane ismini koyar. Zaten Jane Austen aşkı böyle derin yaşamasaydı bu kitabı bu kadar muhteşem yazamazdı. Kitaptaki en belirgin nokta kitap aşk kitabı olmasına rağmen full odak elizabeth ve Darcy etrafında dönmüyor. Tüm kız kardeşler kuzenler dayı yenge vs aktif olarak kitapta mevcut.Ayrıca mektuplaşma kısımlarını okumak bana apayrı tat verdi :) Okurken Lydia,Collinsler, Lady Catherine ve Wickhem’a nefret duyacaksınız.Şahsen ben o duyguyu birebir yaşadım.Ayrıca Elizabeth ile Darcy’nin başbaşa yaptığı o aşk dolu yürüyüşleri sanki kendim yaşıyormuş okudum ve içim kıpır kıpır oldu.Bir kitap ne kadar güzel olabilirse o kadar muhteşem. Ayrıca filmide en iyi uyarlama arasında. Aşkı tekrardan hissetmek istiyorsanız bu kitabı mutlaka okuyun :)
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202598bin okunma