Şiirler sadece edebi ürün değildir..
10/10
·143 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
“Şubat” yalnızca bir ayın değil, bir ruh halinin adı. Emrah Kaplan, günlük koşuşturmada sesini duyuramayan hisleri 72 şiirde toplamış; aşk acısından varoluşsal sorgulamalara uzanan geniş bir duygu yelpazesini, herkesin anlayacağı kadar yalın ama derinleşen bir dille işliyor. “Benim adım yalnızlık” dizesinde modern insanın en büyük dramını bir karaktere dönüştürüyor; ay ışığı, rüzgar ve çiçekler aracılığıyla gündelik olanı şiirsel bir derinliğe taşıyor. Karanlıktan ışığa uzanan bu yolculukta çaresizlik umuda, isyan dirence dönüşüyor. Sadece kelimelerden değil; iyi bir insan olma çabasının, direnmenin ve hümanizmin izini taşıyan bu kitabı, güzelliği aramaktan vazgeçmeyen herkese öneririm.
Kitap Alıntısı
ŞubatEmrah Kaplan · Od Kitap · 20256 okunma
10/10
·560 syf.··
2026 19. kitabı
Merhabalar Efendim Sizlere en değerli serilerimden olan Bronz'un final kitabı ile geldim. Baştan söyleyeyim bolca duygu yüklü ve spoiler içeren bir yorum olacak. Dikkat edenlere duyrulur. Serinin final kitabı olduğu için konu kısmını atlayarak direk yoruma geçiriyorum. Bronz'un Hisarın hastalığını öğrendikten sonra onu bir onu tedavi için bir kliniğe yatırmasıyla biten son kitabımızın ardından tedavi olan Hisarı okuyarak başlıyoruz bu kitabımıza. Hisar tamamen hastalığından kurtulmuş durumda ama zorlu günler aslında onu Bronz cephesinde bekliyor. Bronz Hisara çok kızgın ve çok kırgın. Kendisini düşünmediği için, onu düşünmediği için, beraber yaşayacakları geleceklerini düşünmediği için, kendini bazı şeylere feda ettiği için. Hem kızgın hem Kırgın olan bir bronz okuyoruz. Hisar ona yaşattıkları için çok pişman ama kendi içinde de haklı sebepleri var ve bu süreçte Hisar'ın Bronz'a kendini affettirmesini ve onun peşinden bir adım olsun ayrılmamasını okuyoruz. Bronzu anlayabiliyorum o yüzden sert davranışlarını, soğukluğu gayet anlaşılabilir. Hisar'ın da yaptığı ile yüzleşmesi ve kendine ne kadar doğru gelse de sevdiği adamın bakış açısından baktığında ve bu durumla bil hassa kendisi de karşılaştığında Bronz'un ne hissettiğini, nasıl kırıldığını gayet iyi anlıyor ve bundan duyduğu pişmanlığı da her defasında dile getiriyor. Bazı şeylerin sonuna geldik final kitabımızda. Çözülen sırlarımız var, geçmişin karanlık perdesi ile yüzleşiyor karakterlerimiz. Fedakarlıklar sonucunda kaybettiğimiz karakterlerimiz var. Çok ağlayarak okudum o kısımları. Aslında Serdal'ın ölmesine üzülmemem gerektiğini biliyordum, çünkü herkes ailesiyle birlikteyken O da en güzel şekilde ailesinin yanına gitmeliydi ve onlara kavuşmalıydı. O yüzden içim bir parça buruk olsa bile onun için en güzel
Bronz 6Özge Naz · Guardian Yayınları · 202671 okunma
Reklam
Baba olmak yüreğe dokunmaktır
9/10
·56 syf.··
2026 29. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 21:03
Bazı kitaplar olaylarıyla akılda kalır, bazıları diliyle. Mösyö İbrahim ve Kur’an Çiçekleri ise insanın kalbinde eksik kalmış bir yere dokunarak hatırlanır. Bu kısa ama derin romanı okurken, aslında bir çocuğun büyüme hikâyesinden çok, sevginin ve rehberliğin insan hayatını nasıl değiştirebildiğini okuyoruz. Romanın merkezinde Momo vardır. Sevgiye aç, yalnız ve kendisini ait hissedeceği bir yer arayan bir çocuk… Karşısında ise yaşlı bakkal Mösyö İbrahim durur. İlk bakışta sıradan görünen bu adam, zamanla Momo’nun hayatındaki en önemli kişiye dönüşür. Çünkü ona para vermez, makam vermez, büyük vaatlerde bulunmaz; sadece yanında olur. Bazen bir insanın kurtuluşu da tam olarak budur. Mösyö İbrahim’in Momo’ya yaklaşımını etkileyici kılan şey, karşılıksız oluşudur. O, çocuğa sahip çıkarken herhangi bir ödül beklemez. Onu kendi inancına zorlamadan, kendi doğrularını dayatmadan, sevgi ve anlayışla yol gösterir. Müslümanlığı anlatırken bile bir üstünlük duygusuyla değil, insanı daha iyi bir insan yapabilecek değerler bütünü olarak sunar. Roman bu yönüyle dinler arası hoşgörünün ve insan sevgisinin güçlü bir örneğini ortaya koyar. Kitap boyunca hissedilen en önemli duygu ise baba özlemidir. Momo’nun eksikliğini çektiği şey yalnızca bir ebeveyn değil; kendisine inanacak, onu dinleyecek ve hayatın içinde elinden tutacak bir rehberdir. Mösyö İbrahim bu boşluğu doldururken okuyucuya önemli bir gerçeği hatırlatır: Babalık bazen kan bağıyla değil, emekle ve merhametle kurulur. Romanın dili sade olmasına rağmen duygusal etkisi oldukça güçlüdür. Eric-Emmanuel Schmitt, büyük cümleler kurmadan büyük duygular anlatmayı başarır. Bu nedenle kitap bittiğinde akılda olaylardan çok hisler kalır. İnsan, Momo’nun yolculuğunu düşünürken kendi hayatındaki eksiklikleri, karşısına çıkmış
Duygu ve Düşünce
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,4bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 33. kitabı
SİBEL DÜLGER – YOKUŞTAKİ EV Selam arkadaşlar, nasılsınız? Okumalarınız nasıl gidiyor? Bugün sizlere kitaplığıma konuk olan çok özel bir kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu mecrada tanıştığım ve hayatı kitaplarla örülü olan sevgili arkadaşım Sibel Dülger’in kaleminden Yokuştaki Ev Dokuz öyküden oluşan bu kitap, hayatın farklı yerlerinden geçen kadınların hikayelerini bir araya getiriyor. Kimi zaman görünmeyen, kimi zaman kırılan, kimi zaman yeniden ayağa kalkmaya çalışan kadınların sesi oluyor. Her öyküde başka bir duyguya, başka bir yaraya, başka bir umuda dokunuyorsunuz Yazarın dili oldukça sade ve akıcı. Cümleler doğrudan kalbe ulaşıyor. Bazı satırlarda bir annenin sessizliğini, bazı satırlarda bir kadının kırgınlığını, bazı satırlarda ise yeniden filizlenen bir umudu hissediyorsunuz. Özellikle kadınların iç dünyasını, görünmeyen yüklerini ve hayata tutunma çabalarını anlatan öyküler beni oldukça etkiledi. Birçok hikayede insan kendinden ya da hayatından bir parça bulabiliyor. Çünkü bu kitap yalnızca karakterleri anlatmıyor, çoğu zaman susulan, ertelenen duyguları ve içimizde taşıdığımız kırgınlıkları da anlatıyor. Ben her zaman kitap okurlarının ortak bir hayali olduğuna inanırım. Bir gün kendi kitabını eline almak, kendi cümlelerinin başka hayatlara dokunduğunu görmek @1kitap.1kahveee canım senin bu hayali gerçekleştirdiğini görmek beni çok duygulandırdı. Yıllarca okuduğumuz kitapların arasında artık senin kitabını görmek bir kitap dostu olarak bana ayrı bir mutluluk verdi Bir kitabın sayfalarını çevirmek başka, o sayfaların bir arkadaşının kaleminden çıktığını bilmek bambaşka bir duygu. Hayallerin cesaretle birleştiğinde ne kadar güzel sonuçlar doğurabileceğini görmek ise çok kıymetli. Senin adına çok gurur duydum. Kalemin daim, okurun bol olsun canım
Yokuştaki EvSibel Dülger · Portal Kitap Yayınları · 202642 okunma
10/10
·200 syf.··
2026 3. kitabı
SON NEFES ​" Son Nefes" Havaya Karışmadan'ı bitireli birkaç dakika oldu ve masada öylece durmakta... Hala o bana ben ona bakışıyoruz. Hadi gelin biraz detaya inelim... ​Paul Kalanithi gencecik bir beyin cerrahı; kariyeri, idealleri, geleceğe dair tüm planları tıkırındayken hayatın bir anda nasıl değişebileceğini kendi bedeninde tecrübe etmekte. Dördüncü evre kanser teşhisi konduğu an, 'doktor' kimliğinden çıkıp 'hasta' rolüne bürünmenin o sarsıcı ağırlığını o kadar dürüst anlatmış ki... Okurken insanı sürekli 'benim yerimde o olsa ne yapardım?' sorusuyla yüzleştirmekte. Ölüm kapıya dayandığında aslında hayatın ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu, bizim de boş yere neleri dert edindiğimizi o kadar net vurmakta ki yüze... ​Kitapta öyle süslü, ağdalı cümleler aramayın; sadece bir insanın son nefesine kadar kendi gerçeğini arayışının, yaşama tutunma çabasının çıplak hali var. İnsanın içine oturan, sarsan ama aynı zamanda çok şey öğreten bir veda mektubu gibi adeta. Okuma bitimi içimde garip bir his uyandı. öylece kalakaldım. Okuyan varsa dertleşelim, çünkü bu hissi tek başına taşımak zor gelmekte en azından bana ağır geldi. En sevdiklerim hayattan yok olunca bu duygu BOŞLUK.... hep içimde öylece kalıp hiçbir şey yazmadan geçmek isterdim... bu hissi yok saymak gibi... Okuyun derim... YARINLAR ÇOK ACIMASIZ ÇÜNKÜ... HOŞ BU GÜNLER DE BİR YARINDI VE SEVDİĞİM İNSANLARIN HİÇ BİRİ YOK ZAMANI VE ANI MUCİZE BİLİN SEVDİKLERİNİZE SAHİP ÇIKIN KİTAPLA VE SANATLA KALIN ​
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,645 okunma
Geri Verin Vaktimi
4/10
·192 syf.··
2026 61. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:19
Evlatlık edinilen bir kızın yıllar sonra biyolojik ailesine geri verilmesini anlatan kitap. Daha önce bu konuda bir kitap okumadığım için heyecanlanmıştım. Ama derin psikolojik yapı ile ayrıntılı işlenmiş karakterlerin duygu yüklü anlatımını beklerken hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü tekdüze ilerleyen, kimin neyi niçin yaptığı hep havada kalan bu da yetmezmiş gibi geri verilen kız ile biyolojik abisi arasındaki ensest ilişki beni kitaptan tamamen koparttı. Eski ve yeni yaşantı arasındaki çatışma yerine sıradan olayların tekrara düşerek yüzeysel ifade edilmesi hiç benim tarzım değil. Velhasıl popüler kültürün çok okunanlar listesinden pazarladığı vakit kaybı bir metin.
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,224 okunma
Reklam
Reklam