Büşra

Büşra
İlâhî Ente maksûdî, Ve rıdâke matlûbî.
Şeriatı nasıl sevmeyeyim ki, o, sadece nefsin kırbacıdır...
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İyilikler karşılıksızdır, ilişkiler değil!
''Bir ilişki, ezberlenmiş romantizm, eğreti duygular, klişe temenniler, zamana bırakılmış umutlar, kaderci yaklaşımlar ve sebeplere bağlı kararlar üzerine kurulmuş ise orada deneme-yanılma söz konusudur ve siz bir denek, bir seçenek olmuşsunuz demektir. Bir kimseye defalarca yakınlık gösterdiğiniz halde ondan bir karşılık görmezseniz o kimseye teveccüh etmeyi bırakın. İnsanlar sana yüz çevirdiğinde senin de onlara yüz çevirmen gereklidir. Onlar sana kapılarını kapattığında oradan ayrıl ki Allah sana başka kapılar açsın." . . . -Aşka karşılık beklemenin ilkel bir kusur, aşka karşılık vermemenin modern bir duruş, elini tutmadan sevmenin geri kafalılık, nasibin olacağı belli olmadığı halde helalinmiş gibi her hayrını görmenin çağdaşlık sayıldığı bir anlayışa karşı savaşırken biliyorum hiç şansım yok..! Yıldırım Kerem Çambel
Aşk
Ülkenin hali...
- Annelerin gülrîz ninnisini müstehcen Rap şarkılarıyla inciten, beyni gelişmemiş olsa da kemik yaşıyla gurur duyan, şehvetin karanlık odalarında müebbet mahsur kalan, 'carpe diem' naralarıyla insanlıktan soyunan, öz kardeşinden tiksinip sofrada tabağını ayıran, doğal halinden utanıp estetikten medet uman, izm'lerin peşine takılınca modernleştiğine inanan, ahlakın üstünü çizip diplomayla aşk yaşayan, şımarıklık ile özgüveni birbirine karıştıran, kocasına bir bardak su vermeyi kölelik sanan, ulaşılmaz havalarına girip egosuna tapan, internet bağlantısı kesildiğinde cahil kalan, zina edişine aldırmayıp hemen gusül alan, fosilleşmiş cenazeler geziniyor sokaklarda... Yıldırım Kerem Çambel
Ruh hali
TEVÂFUKLARI SEVİYORUM...
Tevafukları seviyorum. Had bildiren bir yanları var çünkü. Evet. Eğer dahlin olmayan süreçlerle bir uyum yakalıyorsan kendinde, o hâlde, sen "kendilik nakışının" nakkaşı değilsin. Nakkaşın nakışında bir detaysın ancak. Seni de onları da o öyle eyliyor. O öyle eylediği için senle onlar arasında uyum var. Tevhidin mühr-ü kereminden aranızda kardeşlik görünüyor. Yaradanınız istediği gibi denk getiriyor sizi. Bir şiirin kafiyeleri gibi. Varlığa, bu yolla, dilediği şekilde âhenk katıyor. Nakışların elleri nakkaşlıktan çekiliyor. Zîra her birisinin yalnız kendisiyle ilgisi var. Peki yalnız kendisiyle ilgilenebilenlerin büyük resme oynayabilmeleri mümkün mü? Değil. Fakat, neyse, konuyu dağıtıyorum. "Tevafukların had bildirmesine memnunum" diyordum. Doğrudur. Akıllı keçi çobanın her taşından memnun olur. Çünkü belki bu sayede çok kereler hayatı kurtulmuştur. Bir uçuruma düşmekliği engellenmiştir. Bir kurdun ağzından alınmıştır. Böyledir. Had bildiren her şey aslında nimettir. Haddi olmayanın güvenliği de olmaz. -Ahmet Ay, "Allah’ı bilmek Allah’ı Bilmekten İbaret Değildir!" cemaatsiznurcu.blogspot.com, 14 Ağustos 2023-
Tesadüf Değil Cınım Tevafuk
"Güzellik ve çirkinlik bir seraptır. Eninde sonunda herkes içinizi görür.” -Başkaları ne yapmış, ne yapıyor, neden böyle, neden şöyle gibi işimize hiç yaramayan şeyleri düşünmek yerine, 'Ben nasılım? İnsanlar beni nasıl tanıyor? Acaba incittiğim insanlar var mı? Varsa nasıl telafi edebilirim? Hangi davranışlarım bir insan olarak bana yakışmıyor ve bunları nasıl hemen terk etmeliyim?' diyerek işe başlamak gerek. Ben yıllık izindeyim. Köydeki evin, ki bizim evde 9 adet oda var, han gibi mübarek, küçük odaların en sade olanlarından birini seçtim. Her akşam en geç 10 gibi yatıyorum ve her sabah alarm bile kurmadan 4 gibi kalkıyorum. Ne derler; Saat 10 yatağa kon Saat 3 yataktan uç Saat 5 yatan leş 😂 Neyse, sobamı yakıyorum, çayımı demliyorum. Sünnet üzere 8 rekat teheccüdümü kılıyorum, bir cüz kadar Kur’an okuyorum. "Gecelerini ihya edemeyen, gündüzlerini inşa edemez." Demişler… Su da buzdan daha soğuk sanki. Hava da sudan farksız. Öyle hazır sıcak su, doğalgaz bilmem ne yok. Böyle zahmetli ama sevabı da çok. Abdest alırken ellerimi sallıyorum habire donmasınlar diye😂 Sonra mütevazı bir kahvaltı yapıyorum. Günaha girecek bir ortamım yok, kendini sergilemeye çalışan karı-kız yok, dedikodu-gıybet yok, şehrin kirliliği, gürültüsü yok. Köydeki 9. günüm ve her gecem böyle oldu hamd olsun. 18 kadar kitap getirdim 14 gün için. Ki bunların 6 tanesi zaten 15 kitaba bedel uzunluktadır… Ve bitti sayılır okuma işi. Sonra ne ara bu kadar okudunuz Yıldırım Bey?😂 Caddede tur atarken kitap okunmaz ki, instagramda reelsten reelse koşarken de okunmaz. Şehirdeki hallerimiz nasıl? Sabah kalkınca başlayıp ta gece 2 ye kadar telefon elimizden düşmez. Gün biter ama günden bir şey anlamaz. Etrafında olan bitenden habersiz gafletle bir günü çöp eder, 2 de yatar 4’e kadar yatakta döner durur.
Ruh hali