Budizm'in kurucusu kabul edilen Buda, insan yaşamının tamamen acı ve sıkıntılarla dolu olduğunu düşünmüştür. İnsanı mutsuzlaştıran bu acı ve sıkıntıların kaynağının ise cehalet ve arzular olduğunu ifade etmiştir.
Ona göre insan, doğrusal değil, döngüsel bir zaman ve mekân içinde yaşar. Bu nedenle insanın içinde bulunduğu durumun sonu yoktur. Cehalet ve arzular, insanı sonu gelmez bir çıkmazın içine düşürür ve Samsara'ya, yani doğum-ölüm döngüsüne hapseder. Kişi, eğer Samsara'dan kurtulmak istiyorsa arzularını ve cehaletini yenmek zorundadır.