Mihri

Mihri
@buenasuertee
Kalbim bu asrın dengi değil...
Puan vermedi
Geçen yıllarda uygun fiyatı sebebiyle kitaplığıma eklediğim bir kitap. Raftaki uzun bekleyişinden sonra spontane olarak elime alıp okuduğum bu eseri keşke bunca zaman ihmal etmeseymişim. 2 günde okumuş olmam (2 kez elime aldım) sürükleyicilik ve gizem konusundaki başarısını kanıtlamıştır benim için. Spoiler vermemek adına uzun uzun bahsetmek istemiyorum lakin iletişim eksikliğinin ne kadar ciddi bir boyuta ulaşabileceğini ve yalnızlığın insan zihnini içinden çıkılmaz bir karanlığa gömebileceğini o kadar yalın ve güzel anlatmış ki okurken bir çok satırı ikinci hatta üçüncü kez okuyup üzerine düşünmek için duraksadım. Finalde içimdeki tuhaf burukluğu ve şaşkınlığı atmam kolay olmadı ve hâlâ da kitap üzerine düşünüp kaçırmış olduğum detayları farkedince kalemin gücüne bi nevi hayranlık duyuyorum. Tahmin edilmesi çok zor bir sonu yoktu ama tahmin edilmesi de kolay değildi. Kurduğum onlarca senaryonun tahminlerin boşa çıkmasını saymıyorum. Okunması gereken "dikkatli olunması gereken" bir kitaptı. E tabi bunca güzelliğin içinde bazı noktalar havada kalmış tabi ama yine de bu hikayenin ışığına gölge düşüreceği anlamına gelmiyor.
Her Şeyi Bitirmeyi DüşünüyorumIain Reid · Hep Kitap · 20161,456 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·378 syf.··
2024 31. kitabı
Yazının yabanında ele güne rezil olmak vardı, ne derlerdi tanıdık bildik. Hele o doktorun anası yok mu anası. Amma zehir olsa yutulacaktı, kütlüden toplanan parayla ısmarıççılığa başlayacaklardı. Hâlli mâllilerden sayılacaklardı. Kocaman bir konağa taşınmak hayali için çekilmez miydi yabanın sıcağı sineği. Aaah güm güm gümleyen konak. Orhan Kemal, Anadolu insanının yoklukla imtihanını, yoksulluğun yozlaştırdığı toplumdaki aile bağlarının ne denli kopacak noktaya geldiğini gayet güzel anlatmış bu eserinde. Gerek mahalle yapısı gerek esnaf-komşuluk ilişkileri gerek dönemin sosyo kültürel, ekonomik durumu net olarak okuyucuya aktarılmış ve tarihsel boyutta Anadolu kültürüne merakı olan benim gibi okuyucular için mükemmel bir ayna olmuş. Okumaktan yorulduğum veyahut okumaya vakit bulamadığım zamanlarda sesli kitap olarak devam etmemi sağlayacak şekilde merakımı sürekli kıldı. Yalnız absürt bulduğum ya da hoşuma gitmeyen şey dini değerlere küfür boyutunun, haddi fazlasıyla aşmış isyan ve inkâr cümlelerin sıklığı idi. Evet, yokluk ve imtihan her türlü değerleri zedeleyecek boyutta olduğunda insan nazlanmaya sızlanmaya hakkı olduğunu düşünüyor lakin son kısımlara doğru fazlaca şirk içeren cümleler bana gereksiz geldi. Bunun dışında kitap harikaydı, hikaye içimizden biriydi, yazımı olması gerektiği gibiydi. Ayrıca kitabı okuduktan sonra filmini de izledim ona başka bir gönderide değineceğim. Okunmaya değer hele ki Orhan Kemal'le yeni taşıcaksanız gönül rahatlığıyla bu eserinden başlayabilirsiniz.
Eskici ve OğullarıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20218,5bin okunma
9/10
·330 syf.··
2022 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2022 15:43
Açıkçası, insanlar niye, adına aşk dedikleri bilmeceyi çözemiyorlardı. Bunca acıya, bunca cinayete, bunca intihara değer miydi bu ruh hali? #SPOİLER İÇEREBİLİR ! Livaneli'nin kalemine alışıyor gibiyim. İlk başta Arzu cinayetine zerre üzüntü duymayan Ahmet'e antipati duyduğumu itiraf etmeliyim. Sayfalar ilerledikçe kahramanın akıllı mı, deli mi, delirmiş bir akıllı mı olduğuna karar veremedim. Gazeteci kız hikayeye dahil olduğundan bu yana, her gece uyumadan kahramanların adını ve olayları zihnimden geçirirken "gazeteci kızın adı neydi ya ?" diye hafızamı kontrol edip durdum. Acaba bir bellek yitimi mi yaşıyordum? Olur ya, kendini tuhaf emekli mühendise takdim ederken adını söylemiştir de o an dikkat etmemişimdir, uyanık bir zihin durumunda okumamışımdır... Neyse ki son sayfaya kadar adı hiç geçmemiş. Finalde ters köşe oldum evet lakin Ahmet ve Mehmet konusunda değil ( Az çok bunun sinyalini veriyordu zaten Ahmet; mor tavşanlar, Mehmet'in hikayesini anlatırken kendi ağzından olayları anlatması, Mehmet'in hastanede mor tavşanlar diye sayıklaması... Tahmin etmek çok zor değil hatta hiç zor değil). Ben asıl Arzu'nun katiline şaşırdım. Hatta intihar mektubunu okurken, Arzu cinayetini itiraf edecek diye bekledim. Hiç olmayan biriyle onlarca şeyi yaşanmış gibi saymak ve bunu şu an hayatta olan kendisine, kardeşinin gözünden anlatmak nasıl bi nörolojik psikolojik bi rahatsızlıktır ve bunu 50 yıl boyunca sürdürmek nasıl kolay olur? Bu tür psikolojik rahatsızlıkları bilirim lakin anlamak imkansız (bilmek kolaydır, anlamak için yaşamak gerekir). Her bölümü aynı akıcılıktaydı diyemem ama güzel bi kitaptı.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
9/10
·144 syf.··
2022 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 02:03
Bugüne kadar bir çok dini kitap okumuşumdur ama bana katkısı büyük ölçüde olan ender kitaplardan biri de bu oldu. E-kitap olarak okuduğum bu kitabı ailemin de istifade etmesi için kitaplığımda bulunduracağım kesin. Çocukluğumdan itibaren kıldığım namazın mahiyetini her okuduğum eserle daha iyi anlıyorum bunun için de şükrediyorum. Fakat bu kitap öyle güzel ve sade bir dille yazılmış ki; ruhsal bunalım ve yorgunluk yaşadığım şu dönemde ruhuma ilaç gibi geldi. Her insan gibi nefsimize yenik düşüp ibadetten manevi anlamda uzaklaştığımız, ibadetleri monotonlaştırdığımız, sıradanlaştırdığımız, üzerimize çöken tembellik ve dünya meşgaleleriyle gelen huzursuzluğa kapılıp sürüklendiğimiz anlar olur. Tam da öyle anlarda hakikatler tokat gibi yüzümüze çarpar, silkelenip kendimize geliriz. İşte bu kitabın katkılarından biri öyle bir zamanda karşıma çıkması ve farkındalığımı arttırması... Okuyup da olumsuz eleştirenler var mı hiç bilmiyorum; incelemeri okumadım araştırmadım. Tamamen tesadüfi bir şekilde okuduğum bu kitap için olumsuz bir yön göremedim kanımca... Okuyun pişman olmazsınız.
Namazı Dosdoğru KılmakFaruk Beşer · Paradoks Yayınları · 2014511 okunma
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?
Puan vermedi·288 syf.··
2022 7. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2022 18:08
İlber Hoca'nın sohbetlerini seven değer veren biri olarak okuduğum dolu dolu kitaplardan biriydi. Genel olarak Türkiye'nin ve dünyanın kaybolmuş mimarisi ve kültürel değerlerinden yakınmış. Milletçe nerede geri kaldığımızı, ne yapmamız gerektiğini hayıflanarak anlatmış; gel gör ki dinleyen bir muhatap yok. Başta İstanbul olmak üzere; kütüphane, müze, sinama, tiyatro, kaliteli eğitim binaları, atölyeler gibi bir çok eksiğimiz var. Bu kadar eksikliğin içinde imkan verilmeyen biz gençlerin elite olmamız, gelişmemiz pek mümkün kalmıyor. Kah övüldüğümüz kah gömüldüğümüz bir söyleşiydi. Okumaya ara versem de 10 gün içinde dönüp dolaşıp okuyarak bitirdim kitabı. İlber Hoca'ma sağlıklı ömürler dilerim. Kendisi çok kıymetli bir şahsiyet.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma