Bilim, yarattığı varsayımlarla sürekli modeller üreterek ve bunları gözlem tutanaklarıyla denetleyerek yanlışlarını hızla elemek arzusundadır. Din ise yanlışlarını gözlemle elemeye izin vermeyen bir iddiadır.
O zaman bilimin görevi mümkün olduğu kadar çok varsayım üretip, mümkün olduğu kadar çok gözlemi açıklayıp, yanlış varsayımları bir an önce eleyerek gerçeği sürekli ama asla tam değilmeyecek şekilde yaklaşmaktır.
Hiçbir toplum, ülke; bilim ve bilim adamı yetiştirme garantisine sahip değildir. Tek yapabileceği şey en iyi ortamı hazırlayarak bu ortamda bilimcilerin yetişmesini ümit etmektir. Tıpkı tarlasını eken bir çiftçi gibi.