Ya ejderhalar sandığımız kadar korkunç değilse?
Puan vermedi·32 syf.··
2026 4. kitabı
Çocuklara yıllarca "korkma" dedik. Ama belki de asıl öğrenmeleri gereken şey... Önce anlamaya çalışmak. Bay Kabuk ve Ejder, ilk bakışta bir macera kitabı gibi görünse de satır aralarında çok daha büyük bir mesaj taşıyor. Bazen en çok korktuğumuz kişi, sadece anlaşılmayı bekliyordur. Bu hikâye çocuklara; Dış görünüşe göre karar vermemeyi, Empati kurmayı, Cesaretin korkusuz olmak değil, korkuna rağmen adım atmak olduğunu anlatıyor. Ebeveynler için ise ince ama güçlü bir hatırlatma bırakıyor: Çocuklara sadece "iyi insan ol" demek yetmez. Onlara, farklı olanı tanımayı ve anlamayı da öğretmeliyiz. Bazı kitaplar okunur ve biter. Bazıları ise çocuğun kalbine sessizce yerleşir. Bay Kabuk ve Ejder işte tam da o kitaplardan biri. Puanım: 9/10 Sence çocuklara öğretilmesi gereken en önemli değer hangisi? Yorumlarda konuşalım.
1000Kitap
Bay Ka Buk ve EjderZeynep Sevde · Taze Kitap · 2016120 okunma
Marco Polo’nun Gözünden Kubilay Kağan ve Moğol Sarayları
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Kubilay Kağan'ın Topraklarında “Marco Polo – Kubilay Kağan’ın Topraklarında”, tarih ve keşif tutkunları için eşsiz bir okuma deneyimi sunuyor. 13. yüzyılın en büyük gezginlerinden biri olan Marco Polo, İpek Yolu boyunca yaptığı yolculukları ve Moğol İmparatoru Kubilay Kağan’ın sarayında geçirdiği yılları benzersiz bir anlatımla gözler önüne seriyor. Bu eser, yalnızca bir seyahatname değil, aynı zamanda Moğol İmparatorluğu’nun toplumsal yapısını, savaş taktiklerini, dini ritüellerini ve ekonomik sistemini de detaylı bir şekilde ele alan bir tarih belgesidir. Günümüz tarihçileri için önemli bir kaynak niteliği taşıyan bu kitap, BUK.ist Yayınları tarafından titizlikle çevrilerek okuyucularla buluşturuldu. Kubilay Kağan’ın Sarayında 24 Yıl: Marco Polo’nun Anlatımları Moğol İmparatorluğu’na Yolculuk: Marco Polo’nun 24 Yıllık Serüveni Marco Polo, 1271’de babası ve amcasıyla birlikte Venedik’ten ayrıldı. İpek Yolu boyunca İran, Orta Asya ve Çin’i geçerek 1275 yılında Moğol başkenti Hanbalık’a ulaştı. Zorlu çöller, yüksek dağlar ve bilinmeyen coğrafyalarla dolu bu yolculuk, yaklaşık 4 yıl sürdü. Bu seyahatte Marco Polo, yalnızca fiziksel olarak yol almakla kalmadı; farklı kültürleri, dinleri ve yaşam biçimlerini gözlemleyerek, Batı dünyasının henüz tanımadığı bir uygarlığın kapılarını araladı. Büyük Kağan Kubilay’ın Sarayına İlk Adım Marco Polo, Moğol İmparatorluğu’nun başkenti Hanbalık’a (bugünkü Pekin) ulaştığında, Kubilay Kağan tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı. Tüccar bir ailenin oğlu olması ve farklı dilleri bilmesi nedeniyle, Polo’ya Kağan’ın hizmetinde özel görevler verildi. Ona Çin’in farklı bölgelerini incelemesi ve raporlaması için resmi yetki verildi. Bu sayede Marco Polo, sıradan bir gezginden öteye geçerek, Moğol İmparatorluğu’nun yönetim sistemini ve Kağan’ın hüküm sürdüğü
Kubilay Kağan'ın TopraklarındaMarco Polo · BUK.İST Yayınları · 20255 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·424 syf.··
2024 9. kitabı
·
69 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2024 23:54
303 - Bir klasiği okumaya başlarken genelde kitap ve yazar hakkında daha önceden bir şeyler duymuş olurum, bir fikir sahibi olarak başlarım. Bunda ise kitabı, anlattıklarını, yazarı falan geçtim; kitabın adının bile “zorba” bir adamı ima ettiğini zannediyordum. Sabahattin Ali’nin yazdığı Madonna biyografisi gibi adeta. Eheh. Kitap, kendisinden önce “Kazancakis hakkında ilginç bilgiler” eşliğinde başladı. Mezar taşında “özgürüm” yazıyormuş falan. İlginç bir adammış. Özgürmüş. Kitabında da bir başka ilginç adamı anlatmış: Aleksi Zorba’yı. Yunan milletine dair bende son birkaç yılda genel bir hissiyat oluştu o topraklara yaptığım birkaç ziyaret sonrasında: Aynı bizim gibiler, ama eğlenmeyi daha iyi biliyorlar. Tam olarak böyle. Kitaptan ve orada bahsedilen gündelik köy yaşantısından da bu izlenimi edinmek hiç zor değil. Dahası, bize benzemeleri tarafında da durum böyle. Bir bölümde mesela adeta durduk yerde köylüler bir kadının dedikodusunu çıkarıyorlar, konu linç etmeye kadar gidiyor hatta daha beteri... Tanıdık geldi mi? Gelir. Zorba’nın kendisi için “aa aynı bize benziyor” demem zor. Ona dair edindiğim izlenim farklıydı. Kitap Zorba’nın değil de patronun gözünden ilerliyor. Zaten Zorba’nın aklı ermez öyle kitapmış, gözmüş, anlatımmış. O, yaşar. Yaşamaya bakar. Yaşarken de birkaç şeyden anlar, fazlasından değil. Bukowski’ye benzettim ben bu adamı. Sayfalar ilerledikçe gözümde canlanan figür Zorba the Greek filminde oynayan Anthony Quinn ile yaşlı kurt Buk arasında gidip gidip geldi. Aynı bohemlik, aynı boş vermişlik, aynı içki ve kadın merakı, aynı yaşlı, karizmatik ve yaralı adam aurası... Kitabı okurken aklıma birkaç şey daha geldi. Mesela patronun hikayesi, arayışları, Buddha okumaları, kendi iç hesaplaşmaları bana Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı’nı anımsattı.
ZorbaNikos Kazancakis · Can Yayınları · 202320,6bin okunma
Puan vermedi·32 syf.··
2024 215. kitabı
“Ben çok güzel hayaller kurarım Bayılır hayallerime akrabalarım Hayal, bir turşu çeşididir. Biraz acı, biraz da ekşidir. Ama sen uzak durmalısın hayalden. Seni hasta yapar, mahvolur miden” insan bu satırları okuduğunda “Hadi canım hayallerden kim uzak durabilir?” diyor, doğru da diyor.Harika bir çocuk kitabı daha “Bay Kabuk ve Ejder” Ejder’ciğimiz kendi hâlinde, dışarıdaki dünyadan tamamen habersiz Bay Kabuk’un denetiminde yetiştirilmekte. O ne söylese ona inanmakta, inandırılmakta; hayatı, hayalleri hiçbir şeyi sorgulamasına izin verilmemektedir️ Bugün öğrencilerimle eleştirel okuma yaptık, kitabın vermek istediği mesajları tartıştık. En üzücü olanı da onlara Bay Kabuk’u kime benzettiklerini sorduğumda aldığım cevaptı; “Anne ve babamıza benziyor, öğretmenim.” dediler. Bazen çocuklar için iyi sandığımız şeyler aslında tam olarak da iyi sayılmıyor, ne dersiniz?.. Oysaki çocukları biraz daha özgür bıraksak düşe kalka hata yaparak kendi doğrularını bulmalarını sağlasak daha özgüvenli, kendi ayakları üzerinde durmayı bilen bireyler yetişecektir. Renkli hayaller kurduran, bakış açınıza yeni açılar ekleyecek kitaplarla kalın. Bay Ka Buk ve Ejder Zeynep Sevde
Edebiyat
Bay Ka Buk ve EjderZeynep Sevde · Taze Kitap · 2016120 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2024 12. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2024 21:30
Hafıza kaydı/Yağız Gönüler -Hayat, İnsanlar, Kitaplar Üzerine Denemeler Kitabın giriş bölümünde nadide ve bir o kadar ilginç bir anlatı ile selam ediyor Yağız Gönüller, esselam dedim ve başladım hafıza kaydını okumaya, Deneme yazılarını seven bir okur olarak konuşmayı ve okumayı en çok sevdiğim başlıklardan oluşuyor kitap. Her bir yazının alt metinlerine fikirlerine yeni bir yazı yazılır; verdiği mesajlar ve duygular uzun uzun anlatılabilir. Fakat ben beni en çok etkileyenden bahsetmek istiyorum "Kendini Hep Yeniden Aramaya Övgü" başlıklı yazıdan. Yaşı 30'a yaklaşmış biri olarak; hayat telaşım, kendimi geliştirmeyi gayretim, Yaradanın benden muradı nedir arayışım var hep. Son yıllarda her dönem "ben şu... olacağım" diye sayıklayıp Kendimi aradım durdum. Bu yıl bir şey oldu ve ben bir terapistin karşısında "ben kendim olacağım" dedim. Bu bir çizgiydi aslımda ama Ben  dönüm noktası olduğunu düşünüğüm çizgide tekrar kendime konfor alanı, güvenli alan oluşturmuşum fark etmeden. Bu heyecanlı yolculuğu kısıtlamış kendime sınırlar çizmişim. Sebep; güvenli olsun, o zaman tırım tırıö yürürsün ayağın taşa değmez, ortalama bir hayat yaşayıp ortalama bir insan olursun. Fakat bir yandan da okuduklarım beni öyle tetikliyor ve motive ediyor ki nihayet merakıma mağlup oluyorum ve sınırın ilerisini,  Bay Ka Buk Ve Ejder kitabındaki ejder gibi kabuğun arkasını, Narnia Günlükleri filmindeki aynanın ötesini merak ediyorum. "Sınırlarımızı yeterince bilmemiz için boğulacak kadar derinlere dalmamız gerekiyor. Nefesin kıymetini anlamak için önce yüreğin kıymetini kavramak gerek. Bir taş kadar ağırdır atmayan kalp. Taşınır yaşanmaz" Anlamaya, yaşamaya çalışıyorum hayatı. Beni suyun üzerinde tutuyor vazgeçemem dediğim sıkı sıkıya bağlandığım rutinlerden özgürleştiriyorum kendimi. Hikayemin
Hafıza KaydıYağız Gönüler · Profil Kitap · 075 okunma
9/10
·280 syf.··
2023 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2023 17:46
Kitabı İnce Memed serisinin ilk kitaplarından sonra okumak aynı şeyi okuyormuş gibi hissettirse de yazarın "ben buradayım" dediği çok nokta vardı. Yılanların Öcü dönem eleştirisinin kurguyla harmanlamış olduğu bence Kült Türk Romanları arasında olması gereken kitaplardan. Yazar yaşadığı toplumu çok iyi anlamış. Karakterler üzerinden verdiği mesajlar ve köylünün kafa yapısını işleyişi çok hoşuma gitti. Muhtarın üzerinden memurların yozlaşmış yapıları ve hükümet hakkında yapılan eleştiri sayesinde dönem hakkında bilgi sahibi oluyorsunuz. Bir alıntıyla örneklemek gerekirse "Akşamda sabahta ağzınızı filan da arar haa! O zaman da uyanıklığı elden bırakmayın. Çünkü bunlar kurnaz olur. 'Nasıl, hökümetimizden hoşnut musunuz?' diye sorar. Hemen, 'Hoş­nutuz!' diyeceksin. 'Hoşnut değiliz!' dedin mi, onun anlamı başkadır. Senin adını hemen kafasına not eder; sonra candar­ maya bir göz kırptı mı, tamam! Altı ay ceza! O zaman kim za­ rar eder? Sen zarar edersin! Orak, harman kalır yazıda. Çift çu­ buk kalır. Çoluk çocuk perişan! Onun için, sen sen olacaksın, 'İyiyiz!' demekten geri kalmayacaksın. 'Hoşnutuz!' diyeceksin. Dilin mi kırılacak böyle demekle? Çok mu zor yoksam böyle demek? ... " Anadolu'da köylünün hali hakkında kaymakamın betimlemeleri çok etkileyiciydi. Yaşanan olaylar sonrası köylüden iyice soğumuş kaymakamın düşğncesi şöyle" Derin derin baktı köylülere. Dizilmişler. El koyunları gibi. Çağırdığın yere giden. Koş dediğin zaman koşan. Öl dediğin zaman ölen. Durumları dil ile anlatılamayan... Eski püskü giysiler içinde, perişan... Paçavralara bürünmüş... Yüzyıllık çileler içinde yitmiş! Susuz kör kuyulara dönmüş, ışıksız gözler ... Ne demekte, ne söylemekte, ne anlatmakta olduğu belirsiz, anlamı yitik, hatta anlamsız, kaçak gözler!. .. Yanmış, yunup yıkanmamış yüzler
Yılanların ÖcüFakir Baykurt · Literatür Yayıncılık · 20217,3bin okunma