Buket Ozmen

Bazen hayat o kadar uzun bir süre dümdüz ilerler ki rotan değiştiğinde kimse fark etmez.
Sayfa 133·Kitabı okudu
Reklam
Var olan tek şey şu an yaşadığın deneyimdir, buna yönelik her açıklama uydurulmuş bir açıklamadır ve ancak sen dile getirdiğinde var olur dedim. İçinizde sizi siz yapan bir kütüphane, görüntülerden ve anılardan oluşan bir koleksiyon olduğunu düşünüyorsunuz. Neyi sevip neyi sevmediğinizi belirleyen nedenler olduğunu. Oysa bu kütüphane hayal ürünü.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Uzun vadeli kozmik adalet olmadığı takdirde, kozmosta yaşayan bizler, neden adalet kavramını icat edelim ya da bu kavramı neye dayandıralım? Her birimiz yaşama farklı avantaj ve dezavantajlarla başlarız. Eğer bu, sahip olabileceğimiz tek hayatsa ortada bir haksızlık olmaz mı? Şayet tek bir hayat yaşayacaksak, o zaman hayatın adil ve eşit olmadığı sonucuna varırız. Herkesin, uymak için eşit fırsatlara sahip olmadığı bir dizi kanuna karşı sorumlu davranmasını nasıl bekleriz? Böylesi bir sistem, adalet kılığına bürünmüş bir adaletsizlikten farklı bir şey olmazdı. Dolayısıyla karma teorisi, bizler ebedi bireyler olduğumuz için, insan olduğumuz anda yaptığımız her şeyin üzerinde adımız yazılı olan bir karma mektubuna, karma zarfına ve karma paketine dönüştüğü fikrini ileri sürer. Bu paketler de her koşul ve şartta "sahibine iade" edilecektir.
Sayfa 39 - Omega Yayıncılık·Kitabı okudu
Karma
Keşke imkan olsaydı da (ki insan tabiatı için bu asla mümkün değildir) herkes, hepimiz, benliğimizin en gizli köşelerini olduğu gibi açığa vurabilseydik; başkalarına, hatta en yakın dostlarımıza, sırası gelince kendimize bile itiraf etmekten çekindiğimiz ne varsa, hepsini korkmadan ortaya dökebilseydik, dünyayı saracak pis kokudan hepimiz boğulurduk. Parantez içinde söyleyeyim toplumu düzenleyen yasalar, görgü kuralları bu bakımdan iyidir zaten. Derin bir fikir gizlidir bunlarda; ahlaki olduğu iddia edilemeyecek ama, koruyucu, bize rahatlık sağlayan bir fikir. Bu da azımsanmamalı, çünkü ahlak da rahatlıktan başka bir şey değildir, yani rahatımız için icat edilmiştir.
Sayfa 279 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Suskunluk, duyuların yoğunlaşmasına yol açar- insanlar arasındaki sessizlik, iletişimin çoğalmasını sağlar. Çünkü sessizliğin içinde, ikimizden ya da üçümüzden daha büyük olan bir şeyi paylaşırız. Sessizlik, duyularla algılananların tümünün doruk noktasıdır. Söylenen sözcük, sessizliğe yapılmış bir müdahale, bütünlüğe yapılmış bir tecavüzdür.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Reklam