"...
Kalk dostum ormana gidelim,
Geyik sesleri içine çökelim,
Yeniden doğuş, kıvanç, uyum.
Kurgular bir yana, biz bir yana.
İlk kez düşünmeden görelim.
Martılar gibi yağmurun altında."
Melih Cevdet ANDAY
Şimdi aşk kaçmış bir ilmektir gövdenin örgüsünde,
Uykusuz bir gecenin çitlerine takılan.
Sökülür durmadan uzayan ipliğiyle,
Sarılır mekiğine sabahın
Ürkek bir güvercin halinde.
Ve sen eksildikçe o güvercin tamlanır,
Kanatlanır böylece köpüren özlemiyle.
Uçar gider geçmiş bir günün ardından,
Bir tüy kalır geriye senin bittiğin yerde.
"Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,
Yalpalayan hayatımın kara çarşaflı
bekçi gizleri.
Ne zamandır ertelediğim her acı,
Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,
-bu şiir -
Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,
Dost kalmak zorunda bana ve
sizlere!
Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,
uykusunu bölen derin arzudan.
Büyüsünü bir içtenlikten alırsa
Kendi saf şiddetini yaşar artık,
-bu şiir -
Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,
ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,
Sevda ile seslenir sizlere!"
Bulutların yıprattığı güneş mecalsiz batıyor
Şakağımda kıpırdanan damar düzensiz atıyor
Biraz önce derinlere dalan bakışını gördüm
Hüzünlerin içinde bir sevgi, lekesiz yatıyor.