Puan vermedi·112 syf.··
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 10:17
Peyami Safa… Ta ortaokul yıllarındaki edebiyat derslerimden beri sık sık ismini duyduğum ama nedense zihnimde tanıdık bir uzak akraba gibi bir köşede duran bu yazarı okumayı hiç akıl edememeyişimi affetmeyeceğim. Nasıl da gecikmişim! Dokuzuncu hariciye Koğuşu incecik bir kitap. Elime ilk aldığımda karamsar bir Türk edebiyatçısının ortalama bir eserini okuyacağımı sandığımı itiraf ediyorum. Nasıl da yanılmışım! Her bir sayfa beni içine çekti, her bir cümle bir edebi buluş… Aslına bakılırsa tahminim de o kadar da haksız değilmişim, karamsar sıradan bir hikaye… Ama işte gerçek bir edebiyatçının elinde bu hikaye bir yaşam şiirine dönüşüyor. Çok ama çok beğendim. Gecikmeden Peyami Safa’nın diğer eserlerini de okuyacağım…
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022121,2bin okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:34
Kitabın tasarımını kim yaptıysa bayıldım kütüphanemde mutlaka olması gerekiyor , hikaye çok iyi aşırı sarıyor karakterler kafanızda oturuyor ravyn ve elspeth arasındaki ilişki üzerinde çok az duruldu ama hikaye güzeldi iyi aktı kartlar çok farklı bir konu fantastiğe dair ilham verici bir buluş gibi
Bir Karanlık PencereRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20232,053 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·336 syf.··
2026 6. kitabı
Znachor (Şifacı) – Kitap İncelemesi Bazı kitaplar vardır; olay örgüsünden çok insanın kalbine dokunan yönüyle hatırlanır. Tadeusz Dołęga-Mostowicz’in Znachor adlı eseri de bunlardan biridir. Roman, hafızasını kaybeden başarılı bir cerrahın hayatını yeniden kurma mücadelesini anlatırken, okuyucuyu kimlik, merhamet, sevgi ve kader üzerine düşünmeye davet eder. Eserin en güçlü yanı, insanın sahip olduğu unvanların ve statünün ötesindeki gerçek değerini göstermesidir. Hafızasını kaybetse de iyilik yapma isteğini kaybetmeyen başkahraman, insanlığın özünün koşullardan bağımsız olduğunu hatırlatır. Yazar, sade fakat etkileyici anlatımıyla karakterlerin duygularını okuyucuya başarıyla geçirir. Znachor, yalnızca bir kayboluş ve yeniden buluş hikâyesi değil; aynı zamanda umudun, affetmenin ve sevginin iyileştirici gücünü anlatan zamansız bir romandır. Kitabı bitirdiğinizde aklınızda olaylardan çok, insan olmanın anlamına dair sıcak bir his kalır
ZnachorTadeusz Dołęga-Mostowicz · Bellona · 20171 okunma
8/10
·536 syf.··
2026 4. kitabı
Güzel, akıcı ve merak uyandıran bir kitaptı. Beğendim ve beklentimi de ortalama olarak karşıladı. Sadece Edmond’un fiziki ya da net şekilde herkesin kabul etmek zorunda olacağı bir buluş ortaya koymasını isterdim. Ayrıca Winston’un yok olmasını istemedim hiç taa ki son anda Langdon’a yaptığı itiraflara kadar. Aslında bir makinenin de ne kadar zalim ve öldürücü olabileceğini gösterdi. Sonucuna da katılmıyorum asla, kendi şahsi düşünceme göre de bilimle, fizikle, teknolojiyle herşeyi yapabilirsiniz hatta DNA da belki ama yine her şeyin bir başlangıcı olmak zorunda olacak ve bunu ne kadar geriye götürürseniz götürün sonuçsuz kalacak. Bu yüzden ben bir Yaratıcının var olduğuna inanıyorum ve en mantıklı görüş de bu geliyor.
İnceleme
BaşlangıçDan Brown · Altın Kitaplar · 201726,3bin okunma
8/10
·392 syf.··
2026 30. kitabı
İnsanoğlu , yaratılandır ama içinde hep birşeyler yaratma isteği ile yaşar.Bir eser ortaya çıkarma, bir şey keşfetme , bilimsel bir buluş ortaya koyma, hastalıkları iyileştirme vb. gibi şeyler hep bu arzu ile mümkün olmuştur. Bu kitaptaki bilimsel araştırmanın temelinde ise mantarlar var. Zehirli mantarlar olduğunu hepimiz biliriz.Peki mantarların; dehb ,alzheimer gibi hastalıklar için ilaç üretmede bilimsel deneylere tabi tutulabileceğini hatta ölüme karşı bir silah olarak kullanabileceğini hiç düşündünüz mü?Yazarımız çok güzel düşünmüş.Ve bunu en karanlık haliyle biz okuyuculara aktarmış. Psikolojik gerilim türünde olan kitapta; yüksek lisans öğrencisi Sdyney Denik sevdiklerini kaybetmesi üzerine biraz uzaklaşmak ve babannesini ondan alan Alzheimer hastalığı hakkında araştırma yapmak amacıyla burs kazandığı Ünlü Madrona Vakfına gider.Vancouver Adasında yer alan bu araştırma merkezi hiç de masum değildir.Bunu zamanla anlayan Sdyney ; hem insanlığa hem hayvanlara zarar veren bilimsel deneylerin içinde bulur kendini.Yaşananlar tüyler ürperticidir. Sdyney ; eğitimin ilk günü ortadan kaybolan öğrenciyi tek gören kişidir.Duvarların ardında gölgeler gezinir, yazın ortasında kar yağar , ölü hayvanlar canlanır, ağaçta asılı olan boynu kırık genç kızı ondan başkası görmez.Herkes ona özel özel biri olduğunu söyler.Tüm bunlar Sdyney 'in beyninde oluşan halisinasyonlardan mı kaynaklanır yoksa Madrona Vakfı'ndan mı başlarda bilinmez. Gördükleri gerçek ise kötü olan kimdir ?Vakıf mı yoksa tüm kötülüklere zekası yeten insanoğlu mu ? Bu korku ve gerilimin ortasında hikayeye renk katan bir aşk da yer alır.Başlarda maddi boyutta olan bu aşkın kitabın sonuna yaklaştıkça ne kadar derin ve duygusal olduğu ortaya çıkacak.İşte o zaman Wes ve Syd aşkı sizi daha çok ssracak. Bir korku-
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202570 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 87. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 23:19
Serendipçe (bu kelimeyi seviyorum) bulduğum bir kitap daha. Bulduğum diyorum çünkü ne yazar ne kitap hakkında hiçbir fikrimin olmadığı rastlantılar benim için bir buluş niteliğinde. Bu bir avazlık kitap, bir yolculuk hikâyesi…. Hem gerçek hem metaforik olarak. Neredeyse tamamının erkek olduğu bir gruptaki baş karakter kadının bu yolculukta uğradığı cinsel saldırıdan sonra yaşadığı içsel yolculuğu okuyoruz. Bu noktada yazacağım her kelime kitabın güzergâhını açık eden spoiler olur ki okuyucunun hakkına girmek istemem. Lâkin şunları söyleyebilirim. Karşılaşmalar, önyargılar, kibir, anlayışsızlıklar, paylaşılanlar, an’lar, anılar, benlik, hakikat çerçevesinde anlatısı cılız, üslubu şiirsel bir buluş ve kayboluş hikâyesi. Tahammülfersa sıcaklığa karışan envai türlü baharat, tütsü ve yasemin kokusuyla buhurdanlıklar, cembiyeler, rengahenk kumaşlara sarılmış masalsı bir doku… Düşün içinde bir düş… Anafikri : “İşittiğimiz her şey bir görüştür, gerçek değil. Gördüğümüz her şey bir perspektiftir, hakikat değil.” / Marcus Aurelius Ana fikrin baba fikri : Hiç kimse tesadüfen hayatımıza girmez. Kimi ders olmak için gelir, öğretir ve sessizce gider. Kimi ayna olur en derin yaraları, görülmeyen güzellikleri gösterir. Kimi ezâ kimi şifâdır. Kimi tebessüm olur kimi gözyaşı Kimi de kırar ki kırıldığın yerden çiçek de açabil diye Adenli Adam Clara Janés
Adenli AdamClara Janés · Everest Yayınları · 202324 okunma