Edna iki çocuk annesi bir kadındır. Yazın tanıştığı Robert’a sevgi hissetmeye başlar. Tabi dönemin getirdiği toplumsal bakış ve baskı onu fazlası ile kısıtlar. Edna zaman geçtikte yalnızca eş ve anne rolüyle tanımlanmak istemediğini fark eder. Dönemin toplantıları, davetleri , davranışlarından sıyrılıp kendi olarak ve başkasının malı olmadan yaşamak ister ancak dönemin yansıması kısmen bunu engeller.Resim yapmaya yönelir, kendi kararlarını vermeye çalışır ve toplumun kadınlardan beklediği kurallara karşı çıkmaya başlar. Varolan evliliğinden kendini bulma ve istediğini yapma eylemine geçişi uyanış olarak değerlendirebiliriz. Kadın üzerindeki baskılar anlatılmış ancak aldatılma baskı altında normal olabilir düşüncesi verilmiş kısmi sanki Normalden fazla bir süre aldı okumam. Nedense içine çekmedi kitap. Orta segment diyebilirim ben için.
UyanışKate Chopin · Can Yayınları · 20204,422 okunma
Psikiyatri stajımı anımsatan ve ortamda varolmamı sağlayan bir kitaptı. Psikolojik yaraların çocuklar üzerindeki duygusal etkisi ve yetişkin hayatlarında nasıl ortaya çıktıklarının yansıması gayet güzel bir şekilde anlatılmış. Babası tarafından sevilmeyen ve evden uzaklaşma ile kendini bulacağını düşünen bir çocuk. Ve sonunda psikoterapist olup bir yerde kendini bulmayı amaçlarken olay tamamen babasının bıraktığı noktaya geri dönüyor. Babasından görmediği kabullenişi evlendiği kadından bekleyip en sonunda aldatma gerçeği işe karşılaşınca hayatının son bulacağını düşünen ve durumu kabullenemeyen bir hale geçer. Ve annesi arabada iken bilerek kaza yapan Alicia ve babasının ‘keşke karım yerine Alicia ölse idi’ cümlelerini duyan ve bulduğu koca ile hayata bağlanan bir kadının en sonunda bağlandığı ipi koparışı üzerine nefes kesici ve merak edici şekilde oluşturulmuş bir eser . Psikoterapist Theo çok sevdiği karısının onu aldattigini öğrenir ve aldattığı kişi Alicia‘nın kocasıdır. Alicia’ya haber vermek için evine gittiğinde olayların seyri değişir ve babasının küçükken onun ölmesi gerektiği ile ilgili söylediği cümlesini duyan Alicia kocasının onu öldürdüğünü zihninde yaşatarak kocasının suratını tüfek ile dagıtır. Bir tetikleyici ile çocukluk dönemi travması şuanki zamanda trajediye dönüşür.Theo psikoterapist olarak zihninde Alicia’ya yardım etme düşüncesi ile onu psikiyatri kliniğinde ziyaret eder ve bakımını üstlenir. Psikiyatri alanının geniş ve dalgalı yapısı ve insan üzerinde küçüklükten olan şeylerin etkisi çok güzel anlatılmış. Fazlası ile zekice kurgulanmış ve gerilim dolu bir kitap idi. Sessizliğin sesinde bir şeyler bulabilme çabası içinde ilerledi sayfalar.
Tip 1 diyabet ve hemşire olarak bu kitap ile karşılaştığım için çok mutluyum. Hem kendine hemde çevremdeki insanlara ufak tüyolarda olsa verebilecek olmak güzel bir şey. Ve kitabın yazarını yazmaya iten sebep de hem kendisine hemde çevresine yardımcı olma isteği. Arkadaşları ile tatilde iken şelaleden atlayıp omurilik zedelenmesi yaşaya , ameliyat olup zorluk çeken, fiziksel ve zihinsel sorunlar yaşayan yazar daha sonrasında kendi bedenini tanımak isteği ile araştırmalara girip hayata uyarlanacak küçük tüyolar ile hem kendinde hemde çevresinde büyük değişikliklere neden olmuş. Sadece kan şekerini dengelemek için değil;kilo vermede kolaylık, PKOS semptomlarını iyileştirme, kan şekerini dengeleme, tiroid sorunlarının getirdiği semptomları iyileştirme, tip 2 Dm gelişme riskini önleme, dengeli bir ruh hali oluşturma, ciltte düzelmeleri sağlama, menapoz olumsuz semptomlarını önleme gibi güzel gelişmelere neden olan günlük hayata uygulanabilir gerçekler ile gerçekçi bir kitap olmuş.
Gelin bu değişikliklerin oluşturulma sıralamasını yapalım;
1-yiyecekleri doğru sırayla yiyin: öğüne başlarken önce lif(sebze),sonrasında protein ve yağalar ve en son nişasta ve şekerler yani karbonhidratlar tüketilmeli.
2-bütün öğünlerinize yeşil başlangıç ekleyin: ufacık bir salatalık, domates, biber ya da bir brokoli ,avokado kan şekerini dengeleme ve glikoz eğrisi daha düzenli gitmesi bakımından en uygun kullanımdır.
3-kalori hesabını bırakın; bir salatadan da ya da bir kurabiyeden de aynı kaloriyi alabiliriz. Önemli olan kaloriyi aldığımız besinlerin içeriğidir.
4-kahvaltı eğinizi düzeltin: kahvaltıda fazla miktarda karbonhidrat tüketmek yorgunluk, halsizlik, kan glikozunda ani artış ve glikoz eğrisi çok daha dalgalı olmasına ve gün içerisindeki eğriyi etkilemede olumsuz etkiye neden
Mazzanti kaleminden çıkan sarsıcı bir hikaye bizi karşıladı. Sarsıcı olduğu kadar üzücü, dehşet verici ve tiksindirici. Tüm satırlar arasında katil kim? sorusunu sordum ancak o kadar kurnazlıkla olaylar bağlandı ki tüm düşündüklerim bu sorudan akıllandı. Olay Afrika kökenli Ami’nin kaçırılmasıyla gündeme gelir. Komiser Sensi ve Dr. Claps olayları aydınlatmak için birlikte çalışırlar. Ami’nin kaçırılması ve öldürülmesi tek bir vaka olmayıp seri cinayetlerin var olduğunun ortaya çıkmasına neden olur. Sol serçeparmağın kesilmesi ve cinsel saldırının olması olayı iyice çirkin noktalara götürür. Şizofreni hastası Elisa’nın kardeşini öldürmesi ile amcasındaki pedofili ve cani yanın ortaya çıkması ve bu olayları takip eden kaçırma vakalarının artması vahim bir noktaya getirmiştir. Ami’nin babası Elaji kızının katilini bulmak için elinden gelen her şeyi yapar ve sonunda onu bulur ve öldürür. Olayların yaşandığı anda katili bulan Dr Claps’da olayların gelişmesine şahit olur. Tüm olayların birbirine bağlandığı ve birbirinden ayrıldığı, zekice planlanmış bir cinayet karşıladı bizi.
“Zira Topçu’yu gerçek manada sevmek insanın başına türlü türlü sıkıntılar açabilecek netameli bir muhabbettir” diye bir cümleyi farklı bir kitapta okumuş idim. Okurken acaba neden bu cümle kurulmuş diye düşündüm. Sonrasında bu kitabı okuduğumda ne demek istediğini anladım. Çünkü Topçu; hürriyet adı altında haksızlığa açıkkapı bırakan, zorbalara avantaj sağlayan bir düzen, medeni ve insani bir düzen olamaz düşüncesini savunduğu ve buna karşı olan kişilerin iktidarda yerini aldığı zamanlarda onları eleştirdiği için bu cümle yazılmış dedim kendi kendime. Ahlak kurallarının hiçbir şekilde çiğnenmemesi gerektiğini, bu kuralları çiğneyen kim olursa olsun onun karşısına topluca dikilmek gerektiğini savunan;insanın bedeniyle değil , ruhuyla insan olduğunu her vesileyle dile getirip duran bir maneviyat savaşçısı olarak savaşan, Batı âleminin düşünce sistemini iyi bilen, ama Türk kültürünün ve İslam uygarlığının değerlerinin tüm yönlerini özümseyen filozof-eğitimci-yazar-fikir adamı olan Nurettin Topçu’yu bu eser ile tanımak güzeldi. Savunduğu ahlak yasaları uygulanmış olsa yada uygulayabilsek belkide muzaffer ülke konumunun en başında olurduk. İslam ülkesi olarak İslamı bilmeyen ve yaşayamayan bir milletin geleceği noktaları görüp o zamanlardan çözüm bulmaya çalışan ve bunun derdi ile dertlenen sayın hocayı rahmet ile yad etmek istiyorum.