İskender Pala’nın okuduğum bir diğer kitabı. A-71 i uçak ismi sanmıştım çünkü kitap uçağın Sina Çölüne düşmesiyle başlıyordu. Hiç aklıma gelmedi A-71 in bir denek adı olacağı..
Kitabı odaklanarak okumak gerektiği söylemek istiyorum. Çünkü günlük hayatımızda kullanmadığımız terimler ilk sayfalarda çok fazlaydı. Onun dışında sürükleyici olduğunu söyleyebilirim özellikle teknolojiye dair merakınız ve ilginiz varsa. Kitabın bence en önemli anafikri insanın aklı değil kalbi dinlemesi gerektiğinin önemiydi. Akıl yoluyla insanları çok fazla doping verip insanları kandırıp denek olarak kullanmaya ve bilgisayarlaştırmaya çalışan gizli teşkilatın kurmaya çalıştığı nanoteknolojinin ve kalp yoluyla bunu engellemeye çalışan Yusuf Nalbantın hız kesmeyen macerasını anlatan bir serüvendi. Kalp yoluyla solucan deliği olarak adlandırılan zamanda yolculuğa çıkan Yusuf Nalbant ilk önce 1683 Viyana kuşatmasına orada 16 yıl yaşadıktan sonra 2071 yılına gidip orda da 1 yıl yaşadıktan sonra 2023 yılına tekrar dönüp aradan saniye bile geçmediğini anlar. 2071 yılında insanların nasıl yok olduğunu, teknoloji adı altındaki savaşları, yapaylaşan, kısırlaştırılan insanları ve yiyecekleri görüp bunu engellemek için 2023 yılına döndüğünde kendi canlı bomba olarak patlatır. En son sözü; “İnsanlar! Beyninizi değil, kalbinizi… İnsanlaar! Aman ha, zihinlerinizi başkası ele geçiriyor, dikkat edin… İnsanlar! Sakın, sakın kalp atışınızın sahibi sizden başkası olmasın! Sakın, sakın… “ olur.
İnsanlığın yararı adına yapılan bu kötülüğü kendini feda ederek engellemesi beni biraz üzdü. Özellikle Cemile karakterinin ihaneti.. Mutlu sonla bitmesini isterdim…