Fulya Yılmaz

Fulya Yılmaz
@bunchofbook
10/10
·74 syf.··
Beğendi
·
2020 95. kitabı
Dönüşüm-Franz Kafka (79 S.) Derin bir kitap Dönüşüm ve derin yazan bir yazar Kafka… Soyut düşüncenin kralıdır gözümde bu kitabıyla. Gregor Samsa'nın bir sabah böceğe dönüşmüş olarak uyanmasıyla başlıyor bu hikaye. Hayatın anlamının sadece para kazanmak, borç ödemek ve bir ailenin mecburi geçimini sağlamanın verdiği sorumlulukla uyanıyor hem de… Bir böceğin kabuğunda sıkışıp kalmış olmak, aslında ne derin manalar taşıyan bir aktarım. Kim kendini herhangi bir kabuğun içinde sıkışıp kalmış hissetmiyor ki günümüz yaşam şartlarında. Bazı eleştirmenlerin ise Kafka’nın ailesi tarafından ötekileştirilmiş olması ve babasının Kafka’nın edebiyata olan düşkünlüğü yüzünden onu ailenin böceği olarak suçlaması üzerine böyle bir eserin ortaya çıktığını iddia etmişler. Değişik, kısa, okudukça sonunda onu anlamak için elinizden bırakamayacağınız bir kitap.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022268,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·93 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Mavi Küf-H.E.Bölgen (93 S.) Kısa, sıcak bir öykü… Tanıdık bir aile hikayesi de diyebilirim. Konusu, ikizler Defne ve Birce’nin baskın karakterli bir baba ve fedakar, mütevazi hayatını artık kabullenmiş bir anne ile hayatlarına yön verme çabalarını anlatıyor. Hayalleri ve karakterleri birbirlerinden çok farklı (her kız kardeş gibi…) Biri hayatını özgürce dünyayı gezerek yaşamak isteyen, diğeri aşkı arayıp aile kurmaya yönelen karakterler. Bu öyküde de aslında her hayatın aile ile yol aldığını gösteren bir kitap. Girişte de söylediğim gibi sıkılmadan okuyabildiğim, keyif aldığım sıcak kısa bir öykü.
Mavi KüfH. E. Bölgen · Luna Yayınları · 202021 okunma
Puan vermedi·446 syf.··
2021 14. kitabı
Nana-Emile Zola (512 S.) Emile Zola’nın okuduğum ilk kitabı. 1880 yılında tamamlamış kitabını, Dünya Klasikleri arasında olduğu için ve adını eserin kahramanından yani Nana’dan aldığı için okumayı tercih ettim. Çünkü daha önce Nana’yı hikayeleştiren bir makale okuyup hayatını baya merak ettim. Yine kitabı okuduktan sonra öğrendim ki biyografik 20 ciltlik Les Rougon-Macquart serisinin dokuzuncu kitabıymış.Serinin bu kitabında Nana'nın yetişkinlik dönemi anlatılmış. Dediğim gibi ben bu kitabın bir seri değil biyografik bir tek klasik olduğunu düşünerek okumuştum. Meğer serinin 7. kitabı olan ''Meyhane''de çok sıkıntılar içinde geçen çocukluğu, ergenliğe geçişi ve ilk genç kızlık yılları anlatılıyormuş, bilseydim ilk onu okurdum. ‍️Neyse dedim ve gerçekten hem Emile Zola’nın kalemini çok beğendiğim hem de Nana’nın hayatının baya ilgimi çekmesinden ötürü Meyhane’yi de aldım. Nana kitabının aktarılışı hakkında ise evet kitaba çook merakla başladım fakat giriş kısmı daha doğrusu sonraki birkaç bölümde de baya ağır ilerleyen satırlar oldu. Biraz karışık kurulmuştu aktarım kendi adıma… Ama biyografi türünü sevenler için bazı sayfalar süründürse de tamamlanmayacak gibi değil bence. Hatta yarıda bırakanlar için karakterleri oturttuğunuzda sahneleri zihninizde canlandırıp ilerlemenizin daha kolay olacağını düşünüyorum.
NanaEmile Zola · Maviçatı Yayınları · 20175,5bin okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 42. kitabı
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu-Stefan Zweig (104 S.) Bazı insanlar bu hayatta sevgiyi dibine kadar yaşıyorlar.Keşke acı bitmese bazı hikayeler hiç yaşanmamayı ya da yarım bırakılmayı haketmiyor gerçekten. Ya da imkansız olmasa bu kadar güzel hisler dökülür müydü yazarların kaleminden bilemiyorum.‍️ Her okuduğum kitabında kurduğu birkaç cümlenin etkisinde uzun süre kaldığım, uzun bir klasik okurken ya da yavaş ilerlediğimi düşündüğüm kitaplarda kendime tekrar gelmek için okuduğum yazar Zweig. Bu kitabı da ayrı bir keyifle okudum. Sonunun mutlu bitmesini dileyerek hatta… Karşı cinsin imkansız aşkı daha ne kadar güzel cümleler kurularak aktarılabilirdi bunu da bilemiyorum. Çok kısa bir öykü o yüzden ne yorum yapsam kitabın içindeki okuma gizini ele vermiş olacağım. Hayatı boyunca aşık olduğu adam için yazdığı mektubu ki mektupta gönderen adı olmadığı için şu cümle ile başlıyor, "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Aslında ne derin manalar taşıyan bir cümle. (“kendini hiç tanıtmamış olan benden sana” diye de başlayabilirdi. Kitabı okuyunca anlayacaksınız)Çok keyifli ve hatta Zweig’in şu ana kadar okuduğum en anlamlısı.
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Karbon Kitaplar · 2017266,8bin okunma

Fulya Yılmaz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·446 syf.··
2021 14. kitabı
Emile Zola
7.5/10 · 5,5bin okunma