Fulya Yılmaz

Fulya Yılmaz
@bunchofbook
Elinizden geldiğince Yiğit Efe'ye destek olun
Yiğit Efe Arslan, 6 aydır Sma tip-1 ölümcül ve ilerleyici kas hastalığı ile mücadele eden 11 aylık bir bebeğimiz. İlacına kavuşması için maalesef maddi desteğe çok ihtiyacı var. Valilik onaylı kampanyamıza destek olmak için lütfen bebeğimizin ibanına maddi bağışta bulunun veya takip edip paylaşarak bebeğimizin sesini duyurmamıza yardım edin. İnstagram adresi: instagram.com/yigitefeyasasin... İban: TR32 0001 0090 1017 7662 5050 04 Alıcı: Yiğit Efe Arslan (Ziraat Bankası) SMS ile destek için: (1 SMS= 20₺) EFE yaz 2034'e. (Vodafone-Türk telekom) EFE yaz 2057'e gönder. (Turkcell) Maddi destekte bulunursanız lütfen dekont atın 🙏🏻
1000Kitap
Reklam
Ne ölüm, ne de hayat! Hiçbiri kovalamıyor beni rüyalarımda. Hiçbirinin eli bana değmiyor. Varlığıma nedensizlikten delirdim ben. Hiçbir nedeni kendime yakıştıramadığımdan. Hepsini giydim. Hiçbiri olmadı. Hepsi dar geldi. İnansaydım herhangi birine, uğruna gerekirse dünyayı kan gölüne çevirirdim. Okyanuslar kırmızı olurdu. Pıhtılaşmış kanlardan siyah dağlar yükselirdi. Ama inanamadım. Bir türlü inanamadım... Bütün hayat bir illüzyon. Benim gibi.
Ayrılık ne biliyor musun? Ne araya yolların girmesi, Ne kapanan kapılar, Ne yıldız kayması gecede, Ne ceplerde tren tarifesi, Ne de turna katarı gökte. İnsanın içini dökmekten vazgeçmesi ayrılık! İpi kopmuş boncuklar gibi yollara döktüğü gözlerini, Birer damla düş kırıklığı olarak toplaması içine. Ardında dünyalar ışıyan camlar dururken, Duvarlara dalıp dalıp gitmesi. Türküsünü söyleyecek kimsesi kalmamak ayrılık.
Puan vermedi·168 syf.··
2022 27. kitabı
İsrailli yazar Burstein’in flashback, flashforward, hayal gücü gibi unsurları kullanarak tam manasıyla bir rüya sekansı dizisi yarattığı ilginç romanı Sevginin, şefkatin, merhametin bir rengi yoktu gerçekten. Bu kadar dış referanslı bir toplum haline gelmişken sönük bir görünümün altında yatan güzelliği fark edebilecek o yüce değeri de taşıyabiliyoruz. Genelleme yapamasakta yine de paylaştığımız çok duygu var. Burstein’ın belki de en çok aidiyet ruhunu ve gelenekselliği modernize etmek isterken tebessüm ettiren abartılı tasvirlerini sevdim. Ayrıca Yahudiler coğrafyası hakkında, mesela akrabalık ilişkilerinde kan bağına yükledikleri aşırı geleneksel yaklaşımlara da değinmiş. 20.yy’da Yahudi olmayan çocukları evlat edinmeyi yasaklayan dönemlerden, 1998 yılında İsrailli Yahudilerin yabancı Yahudi olmayan çocukları evlat edinmesi yasallaştığı süredeki katı soy kütük gelişmelerini işlemiş. Fakat her ne kadar kabullenseler de çocukları Yahudiliğe asimile etme şartıyla izin verilmiş. Aile kurumunun kan bağına bu denli tutulması çok garip. Koşulsuz sevgi de en az inançlar kadar kutsaldır oysa. Mutlaka okunmalı
EmileDror Burstein · Dedalus Yayınları · 201533 okunma
Bir şehri terk etmek ne kadar kolaydı... Kafanda binlerce düşünce, hissedilen binlerce duygu, beraberinde götürdüğün binlerce olasılık... Nasıl da kolaydı bir yerden vazgeçmek, dönüp arkana bakmamak, henüz yaşamadığın onca anıya kapıları kapatmak…
Reklam