Çevirmen:
Nazan Ergün
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·446 syf.··
2021 14. kitabı
Nana-Emile Zola (512 S.) Emile Zola’nın okuduğum ilk kitabı. 1880 yılında tamamlamış kitabını, Dünya Klasikleri arasında olduğu için ve adını eserin kahramanından yani Nana’dan aldığı için okumayı tercih ettim. Çünkü daha önce Nana’yı hikayeleştiren bir makale okuyup hayatını baya merak ettim. Yine kitabı okuduktan sonra öğrendim ki biyografik 20 ciltlik Les Rougon-Macquart serisinin dokuzuncu kitabıymış.Serinin bu kitabında Nana'nın yetişkinlik dönemi anlatılmış. Dediğim gibi ben bu kitabın bir seri değil biyografik bir tek klasik olduğunu düşünerek okumuştum. Meğer serinin 7. kitabı olan ''Meyhane''de çok sıkıntılar içinde geçen çocukluğu, ergenliğe geçişi ve ilk genç kızlık yılları anlatılıyormuş, bilseydim ilk onu okurdum. ‍️Neyse dedim ve gerçekten hem Emile Zola’nın kalemini çok beğendiğim hem de Nana’nın hayatının baya ilgimi çekmesinden ötürü Meyhane’yi de aldım. Nana kitabının aktarılışı hakkında ise evet kitaba çook merakla başladım fakat giriş kısmı daha doğrusu sonraki birkaç bölümde de baya ağır ilerleyen satırlar oldu. Biraz karışık kurulmuştu aktarım kendi adıma… Ama biyografi türünü sevenler için bazı sayfalar süründürse de tamamlanmayacak gibi değil bence. Hatta yarıda bırakanlar için karakterleri oturttuğunuzda sahneleri zihninizde canlandırıp ilerlemenizin daha kolay olacağını düşünüyorum.
NanaEmile Zola · Maviçatı Yayınları · 20175,5bin okunma
8/10
·446 syf.··
Beğendi
·
2020 74. kitabı
Ben bu kitabı okurken çok sıkıldım. Sanırım karakterlerin kalabalık oluşu ve Isimlerin Fransızca olması beni zorladı. Sürekli başa alıp okumak yordu beni. Esere saygımdan hicbir kitabı yarım bırakmıyorum ve bitirene kadar epey bir zaman geçirdim.
NanaEmile Zola · Maviçatı Yayınları · 20175,5bin okunma
Puan vermedi·446 syf.··
2021 181. kitabı
Soğuk odaya adımını attığında ilk gittiği yer aynanın karşısı oldu. Kendini izlemekten mutlu oluyordu, varoluşunu anlamlı kılmak için böyle bir yol bulmuştu. Kendine tamamen hayran, kusursuz bir kadın olmak. Toplumun itelediği bir kenar mahallede çirkin bir çocukluk geçirmiş, tüm değerlerini yitirmişti. Ucuz birlikteliklerin esir aldığı, aşağılandığı bir yerlerde kalbini de kaybetmişti. Kabullenmediği her şey içini kemiren bir canavara dönüştürmüştü onu. Yaşadığı hayatın tadından emin değildi, sadece nefret ediyordu. Varlığını kabul ettirmeyen insanlar için hayatı farklı konumlandırmak mümkündür. Kimileri küçük hırslar peşinde koşar, kimileri daha otoriter olmak ister, kimileri de görüntüsünü değiştirerek bir yerlere gelmeye çalışır. Fakat insanın içi bir kere çirkin olsun, dünyanın hiçbir güzelliği onu iyi gösteremez. Nana, belki çoğu kez bunu düşündü. Her sabah başka birinin yanında uyanmanın iğrençliği aynı zamanda güce duyduğu hasret. İstediği bir çok şeyi aldı. Çarpıklaşmış bu iğrenç insanlardan intikamını almıştı. Yolundaki herkesin hayatına küçük felaketler bıraktı. Güzelliğini izleyen aynaya hayran hayran bakan kadın, çirkin ve soluk bir şekilde veda etti hayata. Nana'ya kalan tek şey "KOCA BİR HİÇLİK" oldu. Her hikayenin bir sonu vardır, her karakterin bir dramı. Sonuç olarak insanın kendi ile verdiği mücadele eninde sonunda ölümle yok olup gidiyordu. Geriye sadece adının bahsedildiği bir kaç hikaye kalıyordu. Zaman çarkı dönerken gidenlerde eninde sonunda unutuluyordu. Nana'dan geriye sadece trajedi dolu bir hayat kaldı.
NanaEmile Zola · Maviçatı Yayınları · 20175,5bin okunma
7/10
·446 syf.··
2019 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2019 21:13
Natüralist roman türünde ilk sıralarda yer alır. Çünkü bilimdeki deney yöntemini romana uygulamak ister. Natüralist roman yazarı bir bilim adamı edasıyla romanını yazar.Ve başarır. Natüralist Roman, Realist romanla büyük benzerlikleri vardır.
Edebiyat
NanaEmile Zola · Maviçatı Yayınları · 20175,5bin okunma
Ah dostum
7/10
·446 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Seni anlamak zor bakışlarında. Görmek istemiyor artık bu gözler seni sahne duvarında. Kulisler yalancı sanatkarlar la dolu. Kaçamak peşinde olanlar arka sırada duyguları vahşi zevkleri uğruna katlediyor.
NanaEmile Zola · Maviçatı Yayınları · 20175,5bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2024 97. kitabı
Emile Zola / Nana On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ülkenin değişikliklere uğramasına sebep olan konulara değindiği yirmi kitaptan oluşan Rougon-Macquartlar serisinin dokuzuncu kitabı #Nana . Kitapları bağımsız okunabilecek konular içerse de ailenin fertleri üzerinden ilerlediği için bence sıralı okumak o dönemi ve karakterleri anlamak adına daha iyi olacaktır. Mesela serinin yedinci kitabı olan Meyhane’de Nana’nın doğumuna ve çocukluğuna eşlik etmek şu anda geldiği durumu anlamanıza katkı sağlayacaktır. İlk dört bölümde ülkenin sosyolojik durumuna ayna tutuyor. Karakterlerin çokluğu yüzünden okuma hızınızı düşüren yorucu bir başlangıç yapıyorsunuz. Devamında ise karakterlerin psikolojik gelgitleri ve ülkenin ahlaki yönden çöküşü okumayı daha akıcı hale getiriyor. Mekan tasvirleri o kadar detaylı anlatılmış ki gözünüzde canlanmaması imkansız duruma gelmiş. Kimin kiminle olduğu sürekli değişen ve dejenere olmuş ilişkilerin yansıtıldığı bir eser. Kadınların basitliği ve hırsları, erkeklerin midesizliği ve onursuzluğu okurken biraz yorsa da bu tarz ilişkilerin dünyanın her yerinde farklı zamanlarda farklı şekillerde yaşandığını bildiğiniz için daha çok nedenleri ile ilgilenmeye başlıyorsunuz. Görmek istediği saygıya erişmek için kendini Paris’in idolü haline getiren narsist bir karakter Nana. Saygıyı normal bir yaşamla elde edemeyeceği için kadınlığını ve güzelliğini kullanarak tüm erkekleri hatta kadınları da pervanesi yapan en alt kademeden en üst kademeye kadar çıkış sağlayan ama doyumsuzluğu yüzünden mutlu kalamayan biri. Geçmişteki ezilmişliklerinden doğan hırsıyla her erkeğin şu ya da bu sebeple yok olmasına sebep olarak hayatına devam etmesi ve bundan dolayı da hiçbir pişmanlık hissetmemesi okurken sinirlerinizi zorluyor. Bir tek Nana’nın değil diğer
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
10/10
·533 syf.·
2017 20. kitabı
İnsanoğlu düzenli bir yaşam sürerse saygı görmekte. Peki, düzensiz bir yaşam sürerse, iffetli dahi olsa da saygıyı hak etmez mi? Erdem dediğimiz olgu, insanın yaşam tarzıyla sınırlı olabilir mi? Değer yargısı ve düzgün bir hayat sürme inancı, kişiden kişiye farklılık gösteren bir yaşam biçimidir. İnsanoğlunun tek gayesi, melekler kadar saf ve temiz olarak gözünü açtığı bu fani dünyadan, Allah'ın rızasını kazanmış olarak ve yine tertemiz olarak veda etmek değil midir? İnsan bazen hatalı seçimleri yüzünden, istemese de yanlış yollara sapabiliyor. Ne kadar vahim bir durum. Hatalı seçimlerimizin kurbanı olmak ve onları bir ilmek gibi, ölesiye dek boynumuzda taşımak. Biliyor musunuz, aslında hiç birimiz günahsız değiliz! Ama insan olarak, önem verdiğimiz bazı değerlerimiz vardır ki, onlardan biri de " Namus " kavramıdır. Evet, namus öyle iffetli ve öyle erdemli bir terimdir ki, kolay kolay ayaklar altında çiğnenmesine seyirci kalamayacağımız bir hasletimizdir. Özellikle biz kadınlar için, namus kavramı daha bir önem arz eder. Çünkü, fıtratımızdan gelen bir özelliğe sahibizdir ki, o da " Anne " olabilme kimliğine sahipliğimizdendir. Ne yazık ki biz kadınlar, iffetli olanları tenzih ederim ki, karşı cinsin üzerinde etkili olan, dişiliğimizi kullanarak kendimizle birlikte, karşı cinsi de günaha sürükleyebiliyoruz. En kolayıdır bir kadın için, bedenini satarak, para uğruna kendini güvenceye almak istemesi. Peki ya sonrası? Anlık geçici zevklerden sonra, insan ruhunun üzerinde bıraktığı, tamiri olunamaz hasarların yol açtığı yıkım. Bunları idrak edemez mi, insan? Ama kadına en büyük kötülüğü, yine bir kadın yapar, değerli okurlar. Sakın şaşırmayın! Ben de bir kadın ve bir anne olarak dile getiriyorum bu varsayımımı. Çünkü, biraz ağır olacak ama öyle arsız ve bencil
Din
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
7/10
·480 syf.··
2023 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 21:28
Naturalizm akımının öncüsü olan fransız yazar Emile Zola” nın Nana adlı eseri yirmi kitaplık yayınlanan “Raugon Macquartlar” serisinin dokuzuncu kitabıdır. Daha önce yayınlanan yedinci kitabı olan Meyhane adlı eserinin devamı niteliğindedir. Yazar 18. Yüzyıl sonundaki ikinci imparatorluk dönemine tekabül eden ve o dönem aristokrasisi ve brujuvazisinin yozlaşmışlığını nana adlı bir hayat kadınının eliyle aktarmaktadır. Yürüyen felaket olarak adlandırılan nana, tabiri caizse dokunduğunu ve hayatına girdiği herkesi yok edip felaketine sebep olmaktadır. Ama yinede kendini dindar ve iyi yürekli bir kız olarak tabir etmektedir nedense. O dönem saygın aristokratların ve soylu kadınlarının ikiyüzlülüğünü taktıkları maskeler altında görünmeyen çürümüşlüklerini ve yozlaşmalarını sade ve olağanüstü tasvirleriyle aktarmayı iyi başarmıştır. Yazıldığı dönemde tutucu kesim tarafından çok fazla eleştirilmiş ve tepki almıştır. Edebi dilini ve kalitesini beğendiğim yazarın bu kitabını çokta severek okudum diyemem. Yer yer sıkıldım ve nana karakterine de çok kızdım. Ahh nana ahhh…. Sen nasıl doyumsuz ve tehlikeli bir kadınsın. Ama bu iyi bir eser olmadığı anlamına gelmez. Yine de okunmayı hak ediyo
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2019 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2019 20:38
Emile Zola'nın yazdığı Rougon-Macquart serisinin 9 no'lu kitabı. Aynı zamanda Zola'nın hem ülkemizde hem de dünyada en tanınmış romanı. Yazar bu kitabında bizi Antoine Macquart'ın kızı Gervais'ten olma torunu, Nana'nın Paris'teki yaşantısına götürüyor. Nana'nın çok sıkıntılar içinde geçen çocukluğu, ergenliğe geçişi ve ilk genç kızlık yılları, serinin 7 no'lu kitabı olan ''Meyhane''de anlatıldığından dolayı burada yetişkinlik dönemi bizlere aktarılıyor. Nana'nın Paris'teki en dip ile en üst kademe arasında inişli çıkışlı olarak değişen ilginç ve bir o kadar da dramatik hayat hikayesi bize anlatılıyor. Bu inişler ve çıkışlar arasında tek değişmeyen şey ise Nana'nın her zaman vücudunu kullanmasıdır. Öyle ki en çok izlenen tiyatro oyuncusuyken bile halk, onun oyunculuğu ile değil de, sadece çıplak vücudu ile ilgilenmektedir. Zaten bozulmuş ve iyiden iyiye ahlak çöküntüsü içerisine girmiş olan dönemin Paris'indeki yaşantıda Nana'da hayata ayak uydurur ve vücudunu kullanma işini başarıyla yapar. Adeta bir erkek öğütme makinesine dönüşür ve deyim yerindeyse bir nemfomanyak haline gelir. Yazar burada her ne kadar Paris'in çöküntü içerisindeki ahlakını eleştirir gibi görünse de özellikle kadın erkek ilişkisi konularında da çok doğru mesajlar vermektedir. Örnek vermek gerekirse karşılıklı olmayan sevgilerde, gerçek sevenin her zaman kaybedeceği ve bu kaybın sadece sevgiliyle sınırlı kalmayacağı , maddi kayıplar, çekilen fiziksel ve ruhsal eziyetlerin yanında en önemli kaybın ise kişilik yitirilmesi olduğunun vurgulanması mesajı gibi. Örnekler sayfalar dolusu çoğaltılabilir ama spoilere gireceğinden dolayı burada yazmanın doğru olmayacağı kanaatindeyim. Zaten bunlardan birkaçını da alıntılar yoluyla paylaşmıştım. Kitabın baş tarafı özellikle de ilk üçte birlik
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
7/10
·445 syf.··
Beğendi
·
2024 126. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2024 14:33
NANA-EMİLE ZOLA- 444 sayfa Meyhane kitabının devamı olan Nana’da bu sefer Nana’nın hayatını okuyoruz. Meyhane kitabını kısaca hatırlayalım: Meyhane, sevgilisi Lantier ile birlikte Paris’in kenar mahallelerinden birine yerleşen ve bir çamaşırhanede çalışmaya başlayan iki çocuklu Jervez’in hikâyesini anlatır. Hırsı ve çalışkanlığı ile sıfırdan zirveye çıkan ve bu baş döndürücü hayatın rehavetine kapılan Jervez’in hazin sonu ve onun yolundan giden kızı Nana…Şu an kayıplarda olan Nana devam kitabında bakalım bize nasıl bir yaşam sunacak ?… Evet Nana karşımıza bir tiyatro oyuncusu olarak çıkıyor.Ama aynı zamanda da bir hayat kadını.Biri tutumlu bir tacir, diğeri de Romanyalı sahte bir kont para karşılığında Nana’nın bedenine sahip oluyorlardı.Tabi bu arada Nana’nın on altı yaşındayken hayata getirdiği ve bir sütanneye verdiği oğlu Lui vardı. Çılgınlığa vuran dünyevi zevkleri ,kendisini tanrıça gibi görmesi,arzuları ve ahlaksızlığı ile kendisinin ve çevresindeki erkeklerin hayatını mahveden bir kadının hayat hikayesi.Yoksulluktan zirveye çıkıp,etrafındaki tüm erkekleri kendisine aşık edip,dibe vuran bir hayat… Herkesle yatan , bazısının servetini yiyip bitiren, diğerlerinin canına kıyan ve bir sürü insanı kedere boğan pis bir kız… Emile Zola bu kitabında etrafındaki her yaşama âdeta felaketi getiren Nana adındaki bir hayat kadınının eliyle aristokrasinin ve burjuvazinin maskesini düşürür; maskenin altında beliren çürümüşlüğü, ikiyüzlülüğü gerçeklikten hiç taviz vermeden,açık yüreklilikle anlatır. Nana çok fazla kabiliyeti olmasa da güzelliği ile etrafını büyüleyen bir kadın olması nedeniyle tiyatro oyuncusu olarak başladığı hayatı fahişelik yaparak son bulur.Yaşamı boyunca para konusunu kafasına takmadan,aşıklarının önüne döktüğü para ile tabiri caizse har vurup
NanaEmile Zola · Olympia Yayınları · 20165,5bin okunma

Yazar Hakkında

Emile ZolaYazar · 56 kitap
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.