Çevirmen:
Mustafa Bahar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·472 syf.··
2024 141. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2024 09:00
Emile Zola'nin okuduğum ilk kitabı oldu. Kitap hakkında genel bir değerlendirme olarak 19. Yüzyıl Fransasi hakkında bize önemli ipuçları veriyor. Dönemin sosyal ve siyasal bir portresini gözler önüne seriyor. Özellikle ahlaki olarak yaşanan çöküntüyu Nana karakteriyle çok gerçekçi bir şekilde ortaya koymuştur. Benim için okuması yorucu oldu. Özellikle o donem toplumunun kadına olan acımasız tavrı ve kadını bir meta olarak görmesi bana çok ağır geldi. Kanaatimce doğru zamanda ve sakin kafayla okunabilecek bir eser.
NanaEmile Zola · Kum Saati Yayınları · 20005,5bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2021 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2021 12:49
Ah, insanlar herşeyin iyi ve kötü yanlarını önceden bilseler ve ona göre hareket etseler ne güzel olurdu. Fakat işin iç yüzünü kimse bilmiyordu, gidenler de oradan hiçbir haber getirmiyordu, çünkü dönmüyorlardı.
NanaEmile Zola · Kum Saati Yayınları · 20005,5bin okunma
8/10
·472 syf.··
2021 38. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2021 23:17
Nana gibi bir kadın olmak kitabın sonlarına doğru görüleceği üzere çok üzücü bir durum. Girdiği ilişkiler sonucu hamile kalıp para mevki güç için erkeklerle beraber yaşıyor. Ve tabi bu erkeklerin aile hayatı mahvoluyor. Ama hiç bir erkeğin gözünde zevkten başka birşey olamıyor. Ahiret içinse huzursuzlandığı bir zaman bulunuyor. Hem kendi bulunduğu çevrede hemde kendisinde bir ahlak yoksunluğu bulunuyor. Kitap bittiği zaman o yüzyılda yaşamadığıma çok oldum. :) Emile Zola Nana
Edebiyat
NanaEmile Zola · Kum Saati Yayınları · 20005,5bin okunma
Puan vermedi·512 syf.·
2020 152. kitabı
Zola’nın, 1877-1893 arasında tamamladığı Rougon-Macquart dizisinde dokuzuncu sırada yer alan Nana, (1880) Meyhane (1877) ve Germinal (1885) adlı eserleriyle beraber günümüze kadar en çok okunan ve filme alınan romanlarındandır. Meyhane adlı romandan büyük bir sefalet içerisinde ölüp giden Gervaine ve Coupeau çiftinin kızı olan Nana’nın yaşadıkları, daha doğrusu çevresine yaşattıklarının anlatıldığı bir roman. Nana’yı, Meyhane adlı eserinde zaman zaman evden/evdeki sefaletten kaçan güzel ve çekici bir ergen olarak hatırlıyoruz. B Ne tür yerlere kaçıp gittiğini halası Lerat Rougun’un; “Evet, pis bir geçmişti bu! Öyle şeyler ki, bunları her gün kurcalamamak iyi olurdu. Çoktandır yeğenini görmüyordu. Çünkü ailede kendisinin de bu kızla birlikte yoldan çıkacağını söylemişlerdi. Aman yarabbi olur muydu böyle şey! Nana'dan kendisine açılmasını istemiyordu. Her zaman temiz bir hayat geçirdiğinden emindi. Şimdi ona böyle iyi durumdayken kavuşmak ve çocuğunu sevdiğini görmek yetiyordu. Bu dünyada namuslulukla çalışmaktan daha değerli bir şey olamazdı.” (46.sayfa) deyişinden çıkarabiliriz sanırım. Bir tiyatroda ‘namuslu’ bir oyuncu olarak karşımıza çıkıyor Nana. Artık tam bir kadındır o. Tiyatroda oldukça başarılıdır, cömertçe ve günümüzdeki tabirle cesur kostüm tercihleriyle oldukça iyi bir izleyici kitlesine sahiptir. Güzelliği ile baş döndüren Nana, evli, bekar, genç, yaşlı aşıklarıyla hep merkezdedir. İflaslar, yıkılan yuvalar, cinayetler Nana’yı ilgilendirmez, çünkü onun varsa yoksa aynada seyretmeye doyamadığı bir ‘sevgilisi’ vardır. Vicdanı hep rahattır Nana’nın çünkü -yazarının deyişiyle; “Kenar mahallelerin çöplüklerinden havalanan bu dişi sinek, sosyal çürüyüşün mayasını taşıyarak, sadece üstlerine konmakla zehirlemişti bu erkekleri. İyi bir şey, adalete uygun bir
Edebiyat
NanaEmile Zola · Kum Saati Yayınları · 20005,5bin okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2020 142. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 22:28
Nana'yı bugün öğlen saatlerinde bitirdim ancak bazı sebeplerden dolayı inceleme bu saatte kaldı Bu kitabı çok az kişinin okumuş olması fark edilmemiş olması bence başlı başına büyük bir hata. Bir kız çocuğu 1 baba 1 anne ve 1 erkekle aynı evde yasiyor ve genç yaşta evini terkedip bir evlilik yapıyor evliliğinde gördüğü şiddet ve darp kıskançlık aşağılama ve bir çok sebepten dolayı eşinden kaçıp bir tiyatro oyunu sergilemeye başlıyor "Sarışın venüs" adında bu oyunda nana çıplak bir kadını oynuyor paraya tutkusu azmi önüne gelen her erkekle yatması ve aşırı bir servet kazanması kendisine otel hediye edenleri ve bir çok erkegi bedeniyle aklını başından aliyor. Tüm kadınların düşman olduğu kocalarının nanayla birlikte olmak içinn sıra beklediği bir olayı anlatıyor ve bir imparator da nanaya aşık oluyor ancak nana paraya olan tutkusu sex se olan bagliligi asla bitmiyor ve önüne gelen her erkekle birlikte olmaya devam ediyor aslında bu kitap bir fahişe adında yanına bir kadını anlatıyor fahişelik nasıl başlıyor nasıl devam ediyor nasıl bitiyor bunu anlatıyor çocukluğundan başlayan psikoloji sorunları onu bu yola sürüklüyor. Akıcı sürükleyici acaba sonunda ne oluyor diye sorduruyor sonunu merak edene anlatarim keyifli okumalar...
1000Kitap
NanaEmile Zola · Kum Saati Yayınları · 20005,5bin okunma
8/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2016 1. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2016 01:03
Lise yıllarında okumuştum daha merak uyandıran bir kitap. Eski zamanlarda kadınların nasıl yaşadığına dair seyler barındırıyor içinde. Dönem kitaplarını cok seven biri olarak bu kitabıda cok sevdim... ..
Edebiyat
NanaEmile Zola · Kum Saati Yayınları · 20005,5bin okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2024 97. kitabı
Emile Zola / Nana On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında ülkenin değişikliklere uğramasına sebep olan konulara değindiği yirmi kitaptan oluşan Rougon-Macquartlar serisinin dokuzuncu kitabı #Nana . Kitapları bağımsız okunabilecek konular içerse de ailenin fertleri üzerinden ilerlediği için bence sıralı okumak o dönemi ve karakterleri anlamak adına daha iyi olacaktır. Mesela serinin yedinci kitabı olan Meyhane’de Nana’nın doğumuna ve çocukluğuna eşlik etmek şu anda geldiği durumu anlamanıza katkı sağlayacaktır. İlk dört bölümde ülkenin sosyolojik durumuna ayna tutuyor. Karakterlerin çokluğu yüzünden okuma hızınızı düşüren yorucu bir başlangıç yapıyorsunuz. Devamında ise karakterlerin psikolojik gelgitleri ve ülkenin ahlaki yönden çöküşü okumayı daha akıcı hale getiriyor. Mekan tasvirleri o kadar detaylı anlatılmış ki gözünüzde canlanmaması imkansız duruma gelmiş. Kimin kiminle olduğu sürekli değişen ve dejenere olmuş ilişkilerin yansıtıldığı bir eser. Kadınların basitliği ve hırsları, erkeklerin midesizliği ve onursuzluğu okurken biraz yorsa da bu tarz ilişkilerin dünyanın her yerinde farklı zamanlarda farklı şekillerde yaşandığını bildiğiniz için daha çok nedenleri ile ilgilenmeye başlıyorsunuz. Görmek istediği saygıya erişmek için kendini Paris’in idolü haline getiren narsist bir karakter Nana. Saygıyı normal bir yaşamla elde edemeyeceği için kadınlığını ve güzelliğini kullanarak tüm erkekleri hatta kadınları da pervanesi yapan en alt kademeden en üst kademeye kadar çıkış sağlayan ama doyumsuzluğu yüzünden mutlu kalamayan biri. Geçmişteki ezilmişliklerinden doğan hırsıyla her erkeğin şu ya da bu sebeple yok olmasına sebep olarak hayatına devam etmesi ve bundan dolayı da hiçbir pişmanlık hissetmemesi okurken sinirlerinizi zorluyor. Bir tek Nana’nın değil diğer
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
10/10
·533 syf.·
2017 20. kitabı
İnsanoğlu düzenli bir yaşam sürerse saygı görmekte. Peki, düzensiz bir yaşam sürerse, iffetli dahi olsa da saygıyı hak etmez mi? Erdem dediğimiz olgu, insanın yaşam tarzıyla sınırlı olabilir mi? Değer yargısı ve düzgün bir hayat sürme inancı, kişiden kişiye farklılık gösteren bir yaşam biçimidir. İnsanoğlunun tek gayesi, melekler kadar saf ve temiz olarak gözünü açtığı bu fani dünyadan, Allah'ın rızasını kazanmış olarak ve yine tertemiz olarak veda etmek değil midir? İnsan bazen hatalı seçimleri yüzünden, istemese de yanlış yollara sapabiliyor. Ne kadar vahim bir durum. Hatalı seçimlerimizin kurbanı olmak ve onları bir ilmek gibi, ölesiye dek boynumuzda taşımak. Biliyor musunuz, aslında hiç birimiz günahsız değiliz! Ama insan olarak, önem verdiğimiz bazı değerlerimiz vardır ki, onlardan biri de " Namus " kavramıdır. Evet, namus öyle iffetli ve öyle erdemli bir terimdir ki, kolay kolay ayaklar altında çiğnenmesine seyirci kalamayacağımız bir hasletimizdir. Özellikle biz kadınlar için, namus kavramı daha bir önem arz eder. Çünkü, fıtratımızdan gelen bir özelliğe sahibizdir ki, o da " Anne " olabilme kimliğine sahipliğimizdendir. Ne yazık ki biz kadınlar, iffetli olanları tenzih ederim ki, karşı cinsin üzerinde etkili olan, dişiliğimizi kullanarak kendimizle birlikte, karşı cinsi de günaha sürükleyebiliyoruz. En kolayıdır bir kadın için, bedenini satarak, para uğruna kendini güvenceye almak istemesi. Peki ya sonrası? Anlık geçici zevklerden sonra, insan ruhunun üzerinde bıraktığı, tamiri olunamaz hasarların yol açtığı yıkım. Bunları idrak edemez mi, insan? Ama kadına en büyük kötülüğü, yine bir kadın yapar, değerli okurlar. Sakın şaşırmayın! Ben de bir kadın ve bir anne olarak dile getiriyorum bu varsayımımı. Çünkü, biraz ağır olacak ama öyle arsız ve bencil
Din
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
7/10
·480 syf.··
2023 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 21:28
Naturalizm akımının öncüsü olan fransız yazar Emile Zola” nın Nana adlı eseri yirmi kitaplık yayınlanan “Raugon Macquartlar” serisinin dokuzuncu kitabıdır. Daha önce yayınlanan yedinci kitabı olan Meyhane adlı eserinin devamı niteliğindedir. Yazar 18. Yüzyıl sonundaki ikinci imparatorluk dönemine tekabül eden ve o dönem aristokrasisi ve brujuvazisinin yozlaşmışlığını nana adlı bir hayat kadınının eliyle aktarmaktadır. Yürüyen felaket olarak adlandırılan nana, tabiri caizse dokunduğunu ve hayatına girdiği herkesi yok edip felaketine sebep olmaktadır. Ama yinede kendini dindar ve iyi yürekli bir kız olarak tabir etmektedir nedense. O dönem saygın aristokratların ve soylu kadınlarının ikiyüzlülüğünü taktıkları maskeler altında görünmeyen çürümüşlüklerini ve yozlaşmalarını sade ve olağanüstü tasvirleriyle aktarmayı iyi başarmıştır. Yazıldığı dönemde tutucu kesim tarafından çok fazla eleştirilmiş ve tepki almıştır. Edebi dilini ve kalitesini beğendiğim yazarın bu kitabını çokta severek okudum diyemem. Yer yer sıkıldım ve nana karakterine de çok kızdım. Ahh nana ahhh…. Sen nasıl doyumsuz ve tehlikeli bir kadınsın. Ama bu iyi bir eser olmadığı anlamına gelmez. Yine de okunmayı hak ediyo
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma
8/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2019 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2019 20:38
Emile Zola'nın yazdığı Rougon-Macquart serisinin 9 no'lu kitabı. Aynı zamanda Zola'nın hem ülkemizde hem de dünyada en tanınmış romanı. Yazar bu kitabında bizi Antoine Macquart'ın kızı Gervais'ten olma torunu, Nana'nın Paris'teki yaşantısına götürüyor. Nana'nın çok sıkıntılar içinde geçen çocukluğu, ergenliğe geçişi ve ilk genç kızlık yılları, serinin 7 no'lu kitabı olan ''Meyhane''de anlatıldığından dolayı burada yetişkinlik dönemi bizlere aktarılıyor. Nana'nın Paris'teki en dip ile en üst kademe arasında inişli çıkışlı olarak değişen ilginç ve bir o kadar da dramatik hayat hikayesi bize anlatılıyor. Bu inişler ve çıkışlar arasında tek değişmeyen şey ise Nana'nın her zaman vücudunu kullanmasıdır. Öyle ki en çok izlenen tiyatro oyuncusuyken bile halk, onun oyunculuğu ile değil de, sadece çıplak vücudu ile ilgilenmektedir. Zaten bozulmuş ve iyiden iyiye ahlak çöküntüsü içerisine girmiş olan dönemin Paris'indeki yaşantıda Nana'da hayata ayak uydurur ve vücudunu kullanma işini başarıyla yapar. Adeta bir erkek öğütme makinesine dönüşür ve deyim yerindeyse bir nemfomanyak haline gelir. Yazar burada her ne kadar Paris'in çöküntü içerisindeki ahlakını eleştirir gibi görünse de özellikle kadın erkek ilişkisi konularında da çok doğru mesajlar vermektedir. Örnek vermek gerekirse karşılıklı olmayan sevgilerde, gerçek sevenin her zaman kaybedeceği ve bu kaybın sadece sevgiliyle sınırlı kalmayacağı , maddi kayıplar, çekilen fiziksel ve ruhsal eziyetlerin yanında en önemli kaybın ise kişilik yitirilmesi olduğunun vurgulanması mesajı gibi. Örnekler sayfalar dolusu çoğaltılabilir ama spoilere gireceğinden dolayı burada yazmanın doğru olmayacağı kanaatindeyim. Zaten bunlardan birkaçını da alıntılar yoluyla paylaşmıştım. Kitabın baş tarafı özellikle de ilk üçte birlik
NanaEmile Zola · İş Bankası Kültür Yayınları · 20215,5bin okunma

Yazar Hakkında

Emile ZolaYazar · 56 kitap
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.