Bünyamin Müftüoğlu

Bünyamin Müftüoğlu
@bunyaminmuftuoglu
8/10
·352 syf.··
2017 89. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2017 19:37
Çorum Üçlemesi'nin ikinci kitabı "Köyün Kamburu" Kemal Tahir savaş, göç, hastalık, seferberlik durumlarının köy yaşantısına ne şekilde yansıdığını işliyor bu kitapta. Sahtekar hocadan, zalim ağadan, hain eşkiyadan çektikleri yetmezmiş gibi birde sıtmadan, kıtlıktan, seferberlikten, herifsizlikten çekiyor Narlıca ahâlisi. Baş karakterimiz Çalık Kerim. Kemal Tahir eserin bir bölümünde Çalık Kerim'in hafızlık eğitimi aldığı medrese dönemini anlatıyor. Anlatılan olaylarda medresede yaşayan öğrenciden hocasına herkes kötülük içerisinde, menfaat ve kötülük peşinde. Zinadan hırsızlığa her türlü rezillik var. Her türlü fırıldak burada. Sanırsın medrese değil düzenbazhane. 'Bu medresede hiç mi güzel bir şey olmaz, hiç mi düzgün adam yetişmez' diye sordum bir ara. Bu olaylar yoğun eleştirel ifadelerle anlatılıyor. Şiddetli tenkitlerinde hiç acıması yok. Milletin maddiyatını, maneviyatını sömüren sülüklere acımamalı elbette. Yazarın bu eleştirilerini aşağılama kabul edip "komünist değil mi, illa hacıya, hocaya giydirecek" düşüncesine kapılacak insanlar olduğunu biliyorum... Yurdumda böyle insanlar var. Şunu söyleyeyim, Kemal Tahir'in  bu eleştirilerinin temelinde, her sakallıyı hoca zannetmemek, her Allah Kitap diyene güvenmemek gerektiğini hatırlatma amacı var. Yazar bir gayret içerisinde, umarım okur bunu anlar. İnsanın düşünmesinin, sorgulamasının, körü körüne inanmamasının gerektiğini hatırlatan her ifadeye saygım var benim. Övgü kolay iş azizim, eleştirmek hem yürek işi, hem dost işi...
Köyün KamburuKemal Tahir · İthaki Yayınları · 2018952 okunma
Zeynep Özçerezci isimli okura yanıt verildi
Bünyamin Müftüoğlu
Zeynep Hanım iyi okumalar diliyorum. Kemal Tahir'in cezaevlerinden çıkardığı muhteşem eserler var. Çorum'a hiç gitmedim ama birgün bu bahsi geçen köylerden birinde düğüne gelip, bir lenger İskilip dolması yeme ahdim var ☺ o zaman bu yöreyi daha iyi tanırım. Uzun zamandır okuma fırsatı bulamadım Kemal Tahir'i, sizin hatırlatma vesilenizle bende yeni bir eserine başlayayım.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
.. 11 dakika ..
Puan vermedi·264 syf.··
2024 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Temmuz 2024 12:57
Paulo coelho’ nun kaleminden bir fahişenin hayata , ilişkilere , aşka ve paraya olan tutkusu yansıtılmış. Tercihlerimizin ve tutkumuzun bizi götürebileceği gerçeklikle yüzleştiriyor Aslında bilerek isteyerek yaptığımız ‘yanlışlarımıza’ uydurduğumuz kılıflar ve sonucunu bilerek yaptığımız ‘ hatalar’ Ve finaline doğru müthiş bir aşk hikayesi ile son bulmuştur .. Kesinlikle okunması gereken bir kitap sevgiler ..
On Bir DakikaPaulo Coelho · Can Yayınları · 20206bin okunma
Bünyamin Müftüoğlu
Tutku insanı birçok yere götürüyor ya da sürüklüyor, mülk peşinde koşuyorsun, kızgın çölleri aşıyorsun. Fakat aşkın küçük bir kırıntısı insanı dipsiz bir kuyunun başında bir ömür bekletiyor. Bunlara yazarın Simyacı kitabından aşinayım. Yazarın başka bir kitabını okumayı düşünmüyordum ama bu kitap sürükleyici ve dikkat çekici bir konuya sahip. Sayende eser öncelikli okuma listemde, teşekkür ederim 😃
9/10
·303 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2019 22:38
Albert Camus'nün felsefe anlayışı, dünya ve siyasi görüşü, dine yaklaşımı bir kenara bırakılırsa kitabı bir cümleyle özetleyebilirim: "Cezayir'in Oran şehrinde 194... yılında yaşanan veba salgını anlatılıyor." Ama durum öyle değil... Camus, ne veba hastalığını açıklayacak bir tıp doktoru, ne de 1940-1949 yılları arasında Cezayir'de yaşananları anlatacak bir tarihçi. Zaten o yıllarda Cezayir'de yaşanmış bir veba salgını da yok. Camus'nun felsefi, edebi dehası da asıl burada ortaya çıkıyor. 1940-1949 yılları arasında,  Cezayir'de ve dünyada  yaşananlara bir bakmak gerek. 1940'larda, Camus'nün yazdıkları üzerinde  önemli ölçüde etkili olan ll. Dünya Savaşı ve Almanların Fransa'yı işgali söz konusu. Yine o yıllarda  Fransa'nın Cezayir'i sömürge olarak kullanması, Cezayirlilerin savaştan sonra bağımsızlık için ayaklanmaları  ve 1945 yılında  gerçekleştirilen "Setif Katliamı" var. Oran şehri Setif Katliamı olarak adlandırılan olayların yaşandığı en önemli yerlerden bir tanesi. Camus'nün bu olayları farklı bir kurgu ile bu kitapta anlattığı düşünülebilir. Kitapta böyle düşünmeme sebep olan birçok söz var; veba bir hastalık gibi değil de karşı konulması, mücadele edilmesi gereken bir düşman ordusu gibi anlatılıyor. Bunların yanı sıra okurken  benzerlik gördüğüm bir konu daha var. 1871'de katliamla sona erdirilen "Paris Komünü." O yıllarda Paris'te binlerce fare sokakta ölmüş, binlerce kedi tehlikeyi yaydığı gerekçesiyle katledilmiş, Paris'e beş yıl sıkıyönetim hakim olmuştur. 1871 ilkbaharı itibariyle çocuk, kadın denilmeden Federe Duvarı'nın dibinde binlerce insan kurşuna dizilmiş, binlerce Komüncü idam edilmiştir. Kitapta anlatılan; fare ölüleriyle dolu sokaklar, öldürülen kediler, veba duvarı dibinde ölen insanlar o tarihte yaşananları anımsatıyor. Son bir benzerlik daha
VebaAlbert Camus · Can Yayınları · 202024,6bin okunma
Şevkets isimli okura yanıt verildi
Bünyamin Müftüoğlu
Teşekkür ederim.