Leonardo Padura'nın okuduğum ilk kitabı, ve kesinlikle sonuncu olmayacak. Cevval bir yayınevi bir "Padura Polisiye Serisi" yayınlamak gibi harika bir işe kalkışırsa ve Volkan Ersoy güzel çevirilerini bizden esirgemezse umarım ileride daha çok kitabını okuyacağım.. "Sapkınlar" elbette sadece bir polisiye roman olarak sınıflandırılamaz.. Aslında bir nevi tarihi polisiye diyebiliriz. Kitabı okurken aklıma sıklıkla Josephine Tey'in muhteşem tarihi polisiyesi "Zamanın Kızı" geldi. Polisiye, sanat tarihi ve siyasal tarih kusursuz bir kurguyla iç içe geçirilmiş, hatta ince ince, ilmek ilmek titizlikle dokunmuş adeta. Rembrandt, yahudi tarihi ve Küba'nın sosyal yaşamı kitabı okuduğum sürece hayatımın bir parçası oldu adeta. Yufka yürekli eski polis Conde, Daniel, Elias, Yadine, Judy, Tamara, büyükbaba Benjamin ve romandaki daha nice karakter tanıdığım bildiğim sevdiğim dostlar oldu.. Ben Padura'yı çok sevdim.. "Sapkınlar" son zamanlarda en keyifle, su içer gibi okuduğum, elimden bırakamadığım roman oldu.. Padura'nın ve çevirisiyle harika bir iş çıkaran Volkan Ersoy'un kalemlerine sağlık..
SapkınlarLeonardo Padura · Bilgi Yayınevi · 202320 okunma
Feminist bir roman olması açısından elbette kıymetli.. Ne var ki kurgu olarak çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Nedensellik konusunda çok boşluklar var, belli yerlerde yazar çok tekrara girmiş, ve biraz “siyah/beyaz” keskinliğinde olduğundan gerekçilikten uzaklaşmış benim görüşüme göre. Bir ütopya ne kadar gerçekçi olabilir? Bunu sanırım en iyi Ursula K. Le Guin’in “Mülksüzler”inde görebiliriz. Yazar bundan çok uzak, elbette kıyaslamak doğru değil fakat bunun yapılabildiğini Ursula sayesinde biliyoruz… İyi niyetli bir deneme, feminist bilimkurgu yazınına önemli bir katkı, dakat çok büyük beklentiyle okumamak gerek kanısındayım…