Burak

Hayat... (Bu söz konuşmalarda olsun, devrin edebiyatında veya politikasında olsun sık sık geçiyor ve saygı gereğince büyük harflerle yazılıyordu.)
Sayfa 254·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Köylülere, tarımsal sorunlardan, köylü haklarından, toprak sahipleri ve serfleri arasındaki ilişkiden, feodal Türk toprak sisteminden söz ediyorlardı. Köylüler de bunları sonradan düşünüp aralarında konuşmak için zihinlerine yerleştirmek istiyormuş gibi kaşlarını çatarak, bıyıklarını hafifçe oynatarak ve başka yana bakarak dinliyorlardı. Kimi vatandaşlar dilde ve düşüncedeki bu yenilikleri kabul etmiyor, kimileri tedbirli davranarak susmayı tercih ediyordu. Ama, gençler, fakirler ve işsizler, bu sözleri şimdiye kadar gizledikleri ihtiyaçlara cevap veren, hayatlarına o zamana kadar yoksun oldukları büyük bir şey, bir heyecan katan bir müjde gibi karşılıyorlardı. Partiler ve dinî toplumlar tarafından yayınlanan makaleleri, konuşmaları, memorandumları okudukça içlerinde sanki bağlı olan bir şey birden bağlarını koparıyor, ufuklarda olan başka insanlar ve başka güçlerle birleşiyordu. O vakit birbirlerine şimdiye kadar hiç bakmadıkları bir yönden bakıyorlardı. Kısacası hayat daha zenginleşmiş ve o zamana kadar kapalı olan imkân ufukları artık herkese açılmıştı. Aslında ne yeni bir şey elde ettikleri, ne de yeni bir şey gördükleri vardı. Ama gözleri kasabadaki gündelik yaşamlarının ötesine de erişebiliyor ve heyecan verici bir genişlik, güç hayal edebiliyorlardı.
Sayfa 234·Kitabı okudu
Edebiyat
İşçi birlikleri kuruldu... İşte o zaman ilk defa olarak "grev" kelimesi duyuldu. Genç çıraklar daha ciddi bir hal almışlardı. Akşamlanı Kapiya'da başkalarının anlayamadıkları şeylerden konuşuyor, birbirlerine "Sosyalizm nedir?", "Sekiz saat çalışma, sekiz saat dinlenme, sekiz saat kültür", "Dünyada işçi sınıfının amacı ve yolu" gibi tuhaf adlar taşıyan, ciltsiz bir takım broşürler veriyorlardı.
Sayfa 234·Kitabı okudu
Edebiyat
Kusursuz bir anlayışın ve büyük bir sanatın eseri olan köprü ise... ihtiyarlık ve değişiklik nedir bilmeden, geçici şeylerin kaderini paylaşmadan, yine her zamanki gibi ölümsüz gençliği içinde uzanıyordu.
Sayfa 233·Kitabı okudu
Edebiyat
Akşam geldi güneş battı Ama senin yüzünde hala parlıyor.
Sayfa 208·Kitabı okudu
Edebiyat