Burak Çöllü

Burak Çöllü
@burakcollu
Beden hazlarla dolu ama hayat öyle değil.
7/10
·336 syf.··
2026 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 23:13
Hayatın nasıl kontrolden çıkıp yitik bir hâle gelebileceğini gözler önüne seren bir roman. Birlikteliklerin ne denli acımasız bir hâle gelebileceğini, sonunda insanı nelerin beklediğini bilmeden hayat yolculuğuna devam ettiğimizi ve acı sonla karşılaştığımızda hayatın anlamsızlığını bizlere gösteren bir kitap. Hazlarla dolu hayatın, bir anda yitik bir hâle geldiğindeki acizliğini; yaşamanın anlamsızlığıyla baş başa kaldığımızda insan ruhunun nasıl etkilendiğini yazar bize göstermiş. Beden hazlarla dolu ama hayat öyle değil. Bedenin içinde yaşarken, hayat bize her zaman onun sunduğu hazları sunmuyor. Bir anda her şey değişebiliyor ve hayat size ders verebiliyor. Acizliğimizi yüzümüze çok acı bir şekilde vuruyor. Roman dili oldukça akıcı. Erkeklik algısı, beden hazları ve sonunda karşımıza çıkan hayat gerçekliği arasında güzel bağlar kurulmuş. Derin bir hikâyeden ziyade, hayatın gerçekliği daha baskın. Booker ödüllü, güzel bir roman.
Alıntı
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026246 okunma
Ölüm karşısında ki zorunluluk: Yaşamak
10/10
·210 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 17:27
Yaşamanın aslında ölüme karşı bize sunulmuş zorunlu bir seçenek olduğunu görüyoruz. Kabul ve kararlılık gerektiren bir kitap. Ölüm var. Kabul etmek zorunda olduğumuz ve sonrasında tek seçeneğimiz yaşamak.Tam da bunu fark ettiren kitaplardan biri. Başta tüm olanaklara sahip olan Fugui, zamanla kumarda tüm servetini kaybeder; ancak ailesi yine de yaşamak zorundadır ve bir kulübede yaşamına devam eder. Fugui, babasını kaybettikten sonra da yaşamak zorunda olduğunu fark eder. Arsa kiralayarak hayata tutunmaya devam eder ve o arsada çalışır. Annesi hastalanır ve yine yaşama tutunması gerekir. Şehre doktor bulmaya giderken zorunlu askerliğe alınır ve kendisini savaşın ortasında bulur. Savaştan döndüğünde annesinin öldüğünü, kızının konuşma yetisini kaybettiğini görür. Ve yine yaşamak zorundadır. Tüm aile yaşamak zorundadır ve herkes üzerine düşeni yapar. Eşi kemik erimesine rağmen bahçede durmaksızın çalışır. Oğlu yalın ayakla okula gider, kuzuları besler; kuzuları beslemekten okula geç kalır. Kızı dilsizdir ama her işin peşine koşar. Fugui ise durmaksızın yaşamak için çalışır. Önce oğlu kan kaybından ölür, ama aile yine yaşama tutunur. Kızlarını evlendirirler; ancak kızları hamileliğinde doğum sırasında hayatını kaybeder. Ardından eşi de ölür. Yaşamak lazımdır. Ölen kızından kalan torunu ve hayatta olan damadıyla yaşamaya tutunur. Ancak bu kez damadı da ölür ve torunuyla baş başa kalır. Sonrasında torunu da ölür. En sonunda kimsesi kalmamıştır. Ama yaşamak lazımdır… Çalışarak, bir öküz satın alarak, onunla konuşarak hayata tutunmaya devam eder. Hayat işte bu değil mi?
Yaşamak
Yaşamak
Yu Hua
Yu Hua
Alıntı
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202669,9bin okunma
Anın kıymetini bilmek...
9/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 29 Mart 2026 00:49
Yazar, hayatımıza kendimizden bir şey katmadığımız sürece, hayatımızın çok da fazla değişmeyeceği yönünde düşünceler bırakıyor. Romanın temel mesajı; hayatta “keşke” demek yerine, var olan anda kalarak ve pişmanlıklara bağlanmadan yaşayarak hayatımızı çok daha güzel bir noktaya taşımanın mümkün olduğudur. Kitap, bizlere “keşkeler” yerine, pişmanlıklarla yaşamak yerine, hayatı değiştirmenin elimizde olduğunu; bize verilen hayatın değerini bildiğimizde mutluluğun zaten karşımıza çıkacağını anlatıyor. Parıltılı gördüğümüz hayatların içine girince, aslında hiç de düşündüğümüz gibi olmadığını fark ettirecek ve “İyi ki şu anki hayatımı yaşıyorum” dedirtecek bir kitap.
Alıntı
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202597,7bin okunma
Hayat.
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:31
Kitap, bir insanın yaşamının son zamanlarını ve en yakınımız dediğimiz kişilerin bizlere etkisini ve hayat biterken bile nasıl bizi şekillendirip ölüm şeklimizi bile değiştirebileceğini ve bu süreçte ki acıları bizlere mizahla anlatıyor. Kitabın dili oldukça akıcı; yazar, hayatı ve içsel süreci bize çok güzel aktarıyor. Kendinizi hikâyenin ana karakteri gibi görmeye başlayıp, onun duygularını doğrudan hissederken buluyorsunuz. İnsanın eşine olan tahamülünün bitmesi ve evden kaçmak için huzurevine gitmek. Kaçmak. Roman bizlere İlişkideki anlayışın ve merhametin ne kadar önemli olduğunu; tahammülün, söylenen ve yapılan bir davranışın insanın hayatında ki yerini ve bunları görmeyince insanın nasıl uzaklaştığını gösteriyor. Kötü huylu bir karakterle bir arada bir ömür geçirmenin ,ömrün son zamanlarına denk nasıl derin etkiler bırakabileceğini güçlü bir şekilde hissettiriyor. Hayat akıp giderken geçmişteki pişmanlıkları izlemek ve artık kimseyi umursamayacak bir noktaya gelmek… Hatta geçmişte gördüğü muameleden dolayı insanın, ölürken bile intikam almak istemesi ve “ölümüm rahat olmayacak” diye plan yapması gibi çarpıcı duygulara yer veriliyor. “Ancak yıllarım ve saçlarım azalmaya devam ettikçe, onun sözsel kurşunlarına karşı duyarsız olmayı öğrendim ve cevaplarımı kendime sakladım.” (Syf. 14, Desire) Tavsiye ederim. Hayatın ilişki ve aile boyutuyla bağ kurabileceğiniz güzel bir roman.
Alıntı
Geç KalanDimitri Verhulst · İthaki Yayınları · 2022534 okunma
Hayatın tereyağını görmek…
7/10
·490 syf.··
2026 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2026 21:31
Dili akıcı ve konu, sürekli bir olay örüntüsü şeklinde ilerliyor. Kitap, aksiyondan ziyade okura birçok alanda farklı hisler uyandırmayı amaçlıyor; niyeti de bu. Kitap ilerledikçe arkadaşlık ilişkilerini, çiftler arasındaki dinamiği, baba-kız ve anne-kız ilişkilerini, kalabalığın önemini, yalnızlığın hissettirdiklerini, bir arada olmanın insana nasıl iyi geldiğini, sahip çıkılmanın önemini ve ihanete uğrasak bile pes etmeden yaşamaya; hayatın “tereyağına”, yani iyi yanlarına bakmayı sürdürmeyi anlattığını göreceksiniz. Uzun bir kitap ama içinde sürekli detaylar var. Bu detayları yakalarsanız kitap çok daha güzel bir hâl alıyor. Yemek tariflerinin arasından bir anda arkadaşlık ilişkisine, ardından baba-kız ilişkisindeki dinamiğe geçmek çok hoş bir his veriyor. “Ben hiçbir şey yapmasam bile dünyanın anbean değişiyor olması hayret verici.” Rika – Syf. 375 Genel olarak kitabı beğendim. Yazarın kalemine, çevirmenin de emeğine sağlık.
TereyağıAsako Yuzuki · İthaki Yayınları · 2025406 okunma