Burak

"Peki ne yapıyoruz? Nasıl yapacağız? Giyinecek misiniz yoksa böyle mi kalacaksınız?" diye sordu birkaç dakika sonra. "Neden?" "Yekateringof'a gideceğiz ya?.." "Gerçekten yıldırdınız şu Yekateringof'tan!" dedi Oblomov can sıkıntısıyla. "Burada oturamaz mısınız? Oda soğuk mu, kötü mü kokuyor, neden sürekli dışarıya bakıyorsunuz?"
Sayfa 46 - Can Klasik·Kitabı okuyor
Edebiyat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ne kadar didinseniz içinde düşmanlık, intikam vb. duyguları uyandıramayacağınız böyle insanlar vardır. Ne yaparsanız yapın hep nazik davranırlar. Ancak haklarını vermek gerek, sevgilerinin derecesini ölçtüğümüzde asla kaynama noktasına ulaşmaz. Bu tür insanların herkesi sevdiği söylense de aslında kimseyi sevmezler ve sırf kötü olmadıkları için iyidirler.
Can Klasik·Kitabı okuyor
Edebiyat
Onu ilk kez gören bir yabancı, adı söylenir söylenmez hem adını hem de yüzünü hemen unuturdu; söylediklerine ise hiç dikkat etmezdi. Varlığı topluma hiçbir şey kazandırmadığı gibi, yokluğu da hiçbir şey kaybettirmezdi.
Sayfa 42 - Can Klasik·Kitabı okuyor
Edebiyat
“Dibe batmışsın sevgili dostum, kulaklarına kadar batmış durumdasın,” diye düşündü. “Dünyadaki her şeye karşı kör, sağır ve dilsiz. Ama insan içine çıkar, zamanla işleri çevirir ve rütbeleri de toplar... Bizde buna kariyer deniyor işte! Üstelik bunun için insan olmaya dair pek az şey gerekli; akla, iradeye, duygulara lüzum yok! Lüks sayılıyor hepsi! Ömrü böyle geçip gidecek ama içinde pek çok şey kımıldamadan, uyanmadan öylece kalacak...”
Sayfa 35 - Can Klasik·Kitabı okuyor
Edebiyat
“Yalnız şu saat 8.00’den 12.00’ye, 12.00’den 17.00’ye kadar çalışmak ve evde de devam etmek... aman, aman!” Kafasını salladı. “Çalışmasam ne yapardım ya?” diye sordu Sudbinski. “Pek çok şey yapabilirdin! Okurdun, yazardın...” dedi Oblomov.
Sayfa 33 - Can Klasik·Kitabı okuyor
Edebiyat