Burak

1/10
·%26 (128/480 syf.)·
Sitede yazdığım ikinci kitap incelemesi bu kadar rezalet bir yazar için olmasaydı iyiydi. Kader. Hayatınız boyunca ortalama bir kişisel gelişim kitabı okuduysanız, bu kitabın size verebileceği yeni hiçbir şey yok. Kişisel gelişim kitaplarının şanındandır, afili aforizmalar yığarlar ve anlattıkları şey efsanevî bir şeymiş gibi gözükür, bu yazar kişisinde öyle bir yetenek de yok. Zaten kitap da bir kişisel gelişim kitabından ziyade bir Hıristiyan misyonerlik faaliyeti. O kadar büyük bir misyonerlik faaliyeti ki, İncil’in kendisini okusam bu kadar İncil referansı bulamazdım. Sadece bir örnek vereceğim ve yazar kişinin ne kadar büyük bir misyoner olduğunu aşağı yukarı anlayacaksınız. Özetle diyor ki yazar kişisi, “Size bir ilaç reçete edildiği zaman genellikle kullanmazsınız ya da yarıda bırakırsınız. Çünkü Adem ve Havva cennetten kovulduğu için kendilerini değersiz, kirlenmiş ve çirkin hissetmişlerdi. Siz de onların günahından pay almış olmanız nedeniyle kendinizi kirlenmiş, değersiz ve çirkin hissettiğiniz için kendinizin, size reçete edilen ilacı kullanmaya değer olmadığınızı düşünürsünüz.” “Veterinere güvenmemek için de doktora güvenmemek için olduğu kadar nedeniniz vardır” diyor yazar kişisi ama bu nedenlerin ne olduğunu söylemiyor, muhtemelen onların da ilk günahtan pay almaları nedeniyle güvenemediğimizi düşünüyor. Sonra da diyor ki, ”Ama köpeğinize bir ilaç reçete edilirse kullanırsınız. Çünkü köpeğiniz Adem ve Havva’nın günahından pay almamıştır.” İnsanların çoğunluğu çocuklarına da en az köpekleri kadar değer verdikleri ve tedavilerini önemsedikleri hâlde kitapta aynı örnek kişinin çocuğu üzerinden verilemiyor çünkü yazar kişisinin inanışına göre o tedavisine önem verilen çocuklar da aynı günahla doğuyor. Herkesin Hıristiyan olduğu ve ilk günah doktrinine
Psikoloji
Hayat İçin 12 Kural: Kaosa PanzehirJordan B. Peterson · Pegasus Yayınları · 2021637 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·272 syf.··
2018 19. kitabı
·
78 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2018 23:44
Hayatım boyunca yapacağım tek kitap incelemesi bu olacak sanırım. Nası başlıyosunuz ki siz bu incelemelere? Neyse, bi şekil yapıcaz artık. Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki, o malum olaylarla dizinin yayından kaldırılmasının ardından, seyirciyi gaza getirmek için uydurulmuş o abuk subuk finalden beni kurtaran Burak Aksak'a çok teşekkür ederim. Valla içimde çok büyük dertti o final hacı. İsmail abi balıkmış da bilmem neymiş, pis be. Hayır, annesinin renkli bir hayat istediğini bildiği için renkli giyiniyor bu adam, niye balık ettiniz anlamadım ki. Neyse sakinim. 11 Nisan 2018 saat 10:45'te başladığım kitabı, bitmesin diye süründüre süründüre nihayet bugün bitirdim. Ne kadar bitmesin diye uğraşsanız da, her güzel şey bir gün bitiyor. Diziyi üç kere baştan sona bitirince "artık şu diziyi rahat bırakayım da kitabını okuyayım." diyerek başladım kitaba. Açık söylemem gerekirse çok da bir beklentim yoktu. "Görselliğe alışmış beynimize, metinler duyguları ne kadar aktarabilir ki?" diyordum. O işler öyle olmuyormuş. Kendimi tutamayıp yerlerde tepine tepine güldüğüm de oldu, evdekiler "aha oğlan delirdi" demesin diye ağlamamak için kendimi tutmaya çalıştığım da. 25 yaşımda ilk defa bir kitap yüzünden ağladım arkadaş bu nedir. Neyse. Burak Aksak, ülkedeki acayip kalemlerden biri. Bu adam öldüğünde ülke bir daha eskisi gibi olmayacak galiba. Korkutucu. Nasıl bir kafa, mezarlıkta geçen bir sahneyi komik yazabilir? Veya kendi baba özlemini yazdığı bir sahnede okuyucuyu güldürebilir? Bunların hepsi benim abartmam olabilir lakin aklım almıyor bunları. Bir tebrik de Alper Atakan'a lazım. Adam o kadar diziyle bütünleşen müzikler yapmış ki, okuduğum hemen her sahnede ilgili fon müziği beynimde çalıyordu. Hep övmek olmaz biraz da gömmek lazım. Kitapla ilgili en çok canımı sıkan
Leyla ile MecnunBurak Aksak · Küsurat Yayınları · 201817,5bin okunma