Burak Yıldız

İlk Söz
Kim gidici değil ki.. . Biz de gideceğiz ve buluştuğum zaman söyleyeceğim. O kalabalık yerde, mahşer meydanında; "sizi alkışladılar efendim” diyeceğim. Önce Nabiyi, sonra Şeyh Galib'i ve dahi Baki'yi sizler adına selamlayacağım. Gösterdiğiniz iltifatı bir postacı gibi taşıyacağım onlara.
Sayfa 7 - Babıali Kültür Yayıncılığı·Kitabı okuyor
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
II. Mahmud
O, batı medeniyetini şuurlu bir surette almak, fakat milliyetimizden hiçbir şey kaybetmemek istiyordu. Türkiye'ye gazeteyi II. Mahmud sokmuştur. Bununla, halk fikrini açmaktan başka bir gaye gütmüyordu. Yani yaptığı işleri taklit düşüncesiyle değil, memlekete yararlı olmak için yapıyordu.
Sayfa 124 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Tarih
Abdülhamid Han (= Gök Sultan)
Mükemmel kurmaylar yetiştirdi. 1914-1918 savaşı ile İstiklal Savaşı’nı bunlar idare ettiler. Sultan Aziz'in, Ruslarla çarpışıp Kırım'ı kurtarmak için hazırladığı donanma, denizcilik tekniğinin değişmesi karşısında değerini kaybetmişti. 8-10 mil giden gemilerle artık iş görülemezdi. Bunları kadro dışı ederek iki zırhlı ile iki kruvazör aldı. Büyük Osmanlı borçlannın üçte ikisini ödedi. Pek çok okul açtı. Pek çok yol ve köprü, ayrıca hastahane ve çeşme gibi hayrat yaptırdı. Görülmemiş bir haber alma şebekesi kurdu. Yabancı elçilerden bile casusları vardı. Avrupa’da kuş uçsa haberi oluyor, aleyhimizdeki kararları önceden öğrenerek tedbirini alıyordu. Hilafeti, Osmanlı Hanedanından almak için Mısır'da kurulan gizli bir derneğin üyelerinden biri Sultan Hamid'in adamlarindan biri idi. Balkanlıların mezhep ve milliyet ayrılıklarını körükleyerek birleşmelerine engel olduğu gibi; îngiliz, Alman ve Rusları da birbirine düşürerek aleyhimizde birleşmelerini engelledi.
Sayfa 111 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Tarih
Büyük günleri anmakta eskisi kadar ihmalci değiliz. Daha çok büyük eksiklerimiz var. Hani Gök Türk Kağanlarının kızgın demire çekiçle vurdukları günün yâdı? Hani devletimizin 1040 yılında Horasan’da kurulduğu günün kutlanması? Tuğrul Beğ’in Bağdad’a girip İslâm dünyasının koruyuculuğunu kabul etmesi küçük şey midir? girip islâm dünyasının koruyuculuğunu kabul etmesi küçük şey midir? Malazgirt için neden dünyayı yerinden oynatacak bir yıl dönümü yapmıyoruz? Ciçi Yabgu, Kür Şad, Çağrı Beğ, Oruç Reis gibi şanlı deliler neden anılmıyor? Kılıç Arslan'ın ve Sultan Mesud'un Haçlıları tepelediği günler unutulmalı mı? Sırp Sındığı, Kosova, Niğbolu, Varna, İstanbul, Haçova, Karsife, Silistire, Plevne ve daha böyle birçoklarının anılmaması yazık değil mi? İlk şairimiz Cuçu, ilk müverrihimiz Bilge Tonyukuk için birer taş dikemez miyiz?
Sayfa 91 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Tarih
16 Devlet Masalı ve Uydurma Bayraklar
Ey Millî Eğitim Bakanlığı! Adının başındaki «millî» kelimesi doğru ise, bunun bizim anlamadığımız başka bir manası yoksa önce sen «titre ve kendine dön» de okullara bir millî tarih kitabı hazırlat ve Talim - Terbiye dairesine Türk tarihinden anlayan bir iki seçkin üye bulup oturt. Türk çocuklanna Yunan, Roma, Bizans tarihleri yerine Türk tarihini öğret ve çamur gibi kağıtlara basıp eline alanda okuma zevki bırakmayan bugünkü müsabakalı (l) kitaplar yerine Türk ülküsüne uygun tek tarih kitabını yazdırarak yarınki nesillerin beynine millî tarih şuurunun çakılmasını sağla. Yoksa nahiyelerde lise, her şehirde yüksek okul açmakla Türkiye kalkınamaz. Kalkınmanın kuvveti önce yürekte doğar. Yürekteki kuvvet millî ülküye bağlılıkla sağlanır. Millî ülküye bağlılık için yurt ve tarih sevgisinin gönüllerde yasamasi lazımdır. Millî futbol takımlarının listesini ezbere bilip de millî kahramanlardan haberi olmayan nesiller üniversitede, bugün görüldüğü gibi Türk bayrağını indirip yerine kırmızı bez parçasını asan şuursuz serseriler haline gelir. Türk milletinin kafası ve gönlü dinî (!), millî (!), sosyal (!) safsatalarla doldurulursa o artık Türk miİleti olmaktan çıkar ve bu yakınlarda sık sık tekrarlandığı gibi «Türkiye Milleti» veya «Anadolu Milleti» haline gelir ki, geçmişle ilgisi kesilmiş, mukaddesatsız, tekniği ileri olsa da kültürü ve ahlakı olmayan bir Güney Amerika milletinden farkı kalmaz. (Otöfeen,Sayı:65; Mayıs 1969)
Sayfa 67 - Ötüken Neşriyat·Kitabı okudu
Tarih