Burak Yıldız

İki kişide kalp rahat olur: evliyada ve eşkıyada. Evliyada kalp duruma hakimdir, orada nefis dizginlenmiştir, sulh ve selamet vardır. Eşkıyada durum tersidir; ölmüş eşek kurttan korkmaz derler. Zavallı kalp ölmüştür ama öldüğünü bile bilmez, etkisizdir, kararmıştır, teslim olmuştur, tefessüh etmiştir. Burada da asayiş berkemaldir. Ama ikisi de diriyken -kalp ve nefis- kavga gürültü olur.
Sayfa 133 - Profil Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bekir Develi; O zaman sizin babanızın evinde ya da kendi kütüphanenizde Müzekki'n-Nüfûs, Ihyâü Ulûmi’d-Dîn, Mektubât-ı Rabbânî, Tenbîhü'l-Gafilîn gibi kitaplar vardı. Hayati İnanç; Tenbîhul'Gafilîn yoktu, onu sonradan edindim. Bekir Develi; Bunların hepsi benim babamın kütüphanesinde de vardı, ben de öyle bir evde yetiştim, Hayati İnanç; Evet, eskiler böyleydi işte. Bekir Develi; Ama kendi kütüphanemi düşündüğümde bu kitaplar var fakat kenarda duruyorlar; önce Dostoyevski, Tolstoy vs... Acaba Önceliklerimizi doğru belirleyemiyor muyuz? Hayati İnanç; Almamız gerekeni aldıktan sonra Dostoyevski, Tolstoy, Şolohov iyidir, muhayyileyi genişletir. Diğer saydıklarının ve bunların da özetinin özeti olan Mızraklı İlmihal ise temeldir. Bu yoksa diğerlerinden de bir şey alınamaz. Yani bahsettiğimiz şey yaşanabilir; yolunu şaşırma, kafanın karışması durumu gerçekleşip kaotik bir ortam oluşabilir. Temel bilgileri edindikten sonraysa bu saydığınız klasikler veya saymadıklarınız -Cengiz Aytmatov, bizim klasiklerimiz, ne kalemler var ne kalemler- okunmalıdır. Yani önce bir temelin olacak, o altyapı sağlanacak, fore kazıkları yerine oturacak ki diğerlerinden istifade etmek mümkün olsun.
Sayfa 121 - Profil Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Bekir Develi; Şimdi de diyorsunuz ki, iyi ki okumuşum. Hayati İnanç; Ya, iyi ki okumuşum, tabii! Hatta etrafimdaki insanlarca tenkit edildiğim olmamış mıydı, olmuştu. Oğlum çok eziyet ediyorsun kendine, dur bir yavaş, diyorlardı. Ama ben yanıyordum, başka bir çare bulamıyordum ki! Ancak İmam-ı Rabbânî hazretlerini okursam nefes alabiliyordum! İmam-ı Gazalî hazretleri başımı okşayan, beni teselli eden bir baba gibiydi. Başımı dizine koyduğum, bana şefkat gösteren bir ana gibiydi. Ben İmam-ı Gazalî hazretlerinin Kimyâ-yı Sa’âdet isimli kitabının kucağında yetiştim yahu. Abdülkadir Geylanî hazretlerinin kitaplarını okudum ve ben onunla tanıştım ya! Allah Allah! Tanışmak illa yüz yüze gelmek midir? Okumak demek, yazarla okuyucu arasında bir kanal kurulması demek. Eskiler bunu çok güzel formüle etmişler: "Mükâtebe nısfı mükâlemedir." Yani onunla konuşmanın yarısına tekabül eder. Elbette o hazretin karşısında bulunmak, talebesi olmak, bizzat gözlerine bakıp alacağını almak çok büyük bir nimet, kıymet; ama olmuyorsa yazdığını okumak da bunun yarısıdır. İşte tavsiyelerimiz ve vasiyetlerimiz bu doğrultuda, kendi tattığımdan gençler mahrum kalmasın diyedir.
Sayfa 121 - Profil Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Allah aşkına; Allah Teala’nın resulü, habibi, en sevgilisi (sallallahü aleyhi ve sellem) yedi sene anlattı. Yedi senede kırk kişi iman etti. Yer gök nur iken, Allah'ın sevgilisi konuşur anlatırken, sayısız mucizeler gösterirken; insanoğlu ne kadar zor bir çamaşırdır ki bunlardan sadece kırkı evet diyebildi. Sonra açıldı yelpaze; Hazreti Ömer zamanında İslam üç kitaya yayıldı tamam ama başlangıç böyleydi işte. Yani take off durumu.
Sayfa 120 - Profil Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat
Yaptığımız şey şudur: Kalbin varlığı, ruhun varlığı, insanın manevi cihetinin varlığı inkar edilme noktasındayken, okuyarak insanlığımızı hatırlamak ve kalpte bir ışık yakmak. Tabii ki zor olduğunu biliyoruz, elbette zor, ama imkansız olmadığı gibi elzem de! Günümüzün insanlık problemi, işte onun için bu noktaya temas ediyor ve ısrarcı oluyoruz. Ben konferans salonlarında bizi dinleyen, salonu dolduran yüzlerin, binlerin her denileni anlaması ve alması beklentisinde değilim. O kadar iyimserlik fazla olur. Herkes bir şey alır, kimse boş dönmez tabii ama esas şey insanın içine bir ateş düşmesi ve kalbinin yanmasıdır.
Sayfa 119 - Profil Kitap·Kitabı okudu
Edebiyat