Bekir Develi;
O zaman sizin babanızın evinde ya da kendi kütüphanenizde Müzekki'n-Nüfûs, Ihyâü Ulûmi’d-Dîn, Mektubât-ı Rabbânî, Tenbîhü'l-Gafilîn gibi kitaplar vardı.
Hayati İnanç;
Tenbîhul'Gafilîn yoktu, onu sonradan edindim.
Bekir Develi;
Bunların hepsi benim babamın kütüphanesinde de vardı, ben de öyle bir evde yetiştim,
Hayati İnanç;
Evet, eskiler böyleydi işte.
Bekir Develi;
Ama kendi kütüphanemi düşündüğümde bu kitaplar var fakat kenarda duruyorlar; önce Dostoyevski, Tolstoy vs... Acaba Önceliklerimizi doğru belirleyemiyor muyuz?
Hayati İnanç;
Almamız gerekeni aldıktan sonra Dostoyevski, Tolstoy, Şolohov iyidir, muhayyileyi genişletir. Diğer saydıklarının ve bunların da özetinin özeti olan Mızraklı İlmihal ise temeldir. Bu yoksa diğerlerinden de bir şey alınamaz. Yani bahsettiğimiz şey yaşanabilir; yolunu şaşırma, kafanın karışması durumu gerçekleşip kaotik bir ortam oluşabilir. Temel bilgileri edindikten sonraysa bu saydığınız klasikler veya saymadıklarınız -Cengiz Aytmatov, bizim klasiklerimiz, ne kalemler var ne kalemler- okunmalıdır. Yani önce bir temelin olacak, o altyapı sağlanacak, fore kazıkları yerine oturacak ki diğerlerinden istifade etmek mümkün olsun.